1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Şam-SDG gerilimi: Suriye ordusu insani koridor oluşturdu

15 Ocak 2026

Suriye ordusunun SDG'ye yeni askeri harekat sinyali, bölgede gerilimi tırmandırdı. ABD-Türkiye hattında diplomasi trafiği yoğunlaştı. Ankara "talep gelirse, destek veririz" açıklamasını yaptı.

Suriye ordusunun Deyr Hafir bölgesine gönderdiği takviye birliklerle tanklar.
SDG'ye Fırat'ın doğusuna çekilmesini çağrısı yapan Suriye ordusu, Deyr Hafir bölgesine takviye birlikler gönderiyor. Fotoğraf: Syrian Ministry of Defense/Anadolu Agency/IMAGO

Suriye ordusunun, askeri bölge ilan ettiği Fırat Nehri'nin batısındaki bölgelerde yaşayan sivillerin tahliyesi için Halep'e doğru insani koridor oluşturması bölgede yeni bir çatışma dalgası endişesini artırdı.

Dün akşam yapılan açıklamada, söz konusu bölgedeki sivillere Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) konumlandığı bölgelerden uzak durma, bölgeden ayrılmak isteyenlere de oluşturulan insani koridoru kullanma çağrısı yapıldı.

Sivillerin bölgeden tahliyesi için oluşturulan insani koridorun Deyr Hafir bölgesini Halep’e bağlayan M15 karayolu üzerindeki Hamimah köyünden geçeceğine dikkat çekilen açıklamada, tahliyelerin bugün 09:00-17:00 saatleri arasında gerçekleşeceği belirtildi.

Operasyon sinyali

Suriye ordusu, Fırat Nehri'nin batısını "askeri sığınak haline getirme" ve bu bölgeden Halep'e insansız hava araçları ile (İHA) saldırılar düzenlemekle suçladığı SDG'ye, Fırat'ın doğusuna çekilme çağrısı yapmış, Halep'in yaklaşık 60 kilometre doğusundaki Deyr Hafir'den Meskene'ye uzanan bölgeyi "askeri bölge" ilan etmişti.

Bölgeden gelen haberlerde SDG'nin sivillerin tahliyesine izin vermediği iddia ediliyor.Fotoğraf: Kasim Yusuf/Anadolu Agency/IMAGO

SDG, Şam yönetiminin suçlamalarını reddediyor. Şam yönetimi ise son günlerde bölgeye takviye birlikler ile çok namlulu roketatarlar ve topçu bataryaların da yer aldığı askeri konvoylar göndererek askeri varlığını arttırdı.

Şam yönetiminin bugün bölgedeki sivillere bölgeden ayrılma çağrısı yapması, Suriye ordusunun SDG'ye yönelik yeni bir saldırı hazırlığı olarak değerlendiriliyor.

Geçen hafta Halep'te Suriye ordusu ile SDG arasında yaşanan  ve en az 23 kişinin öldüğü yoğun çatışmalar, hükümet güçlerinin ihtilaflı üç mahallenin kontrolünü ele geçirmesiyle azalmıştı. Ancak çatışmalar nedeniyle on binlerce kişi yerinden edildi.

Gerilimin gerisinde ne yatıyor?

Şam yönetimi ile SDG'nin, 10 Mart 2025'te üzerinde anlaştıkları mutabakatın uygulanması konusunda müzakerelerin çıkmaza girmesi çatışmaları tetikledi.

Türkiye'nin PKK'nın Suriye uzantısı olarak gördüğü YPG'nin ana omurgasını oluşturduğu SDG, Suriye'nin kuzeydoğusunun büyük bir bölümünü kontrol ediyor.

Halep'te Suriye ordusu ile SDG arasındaki çatışmalarda en az 23 kişinin öldüğü bildirilmişti.Fotoğraf: Karam Almasri/REUTERS

10 Mart Mutabakatı, SDG'nin merkezi yapıya entegrasyonunu öngörüyor. Şam yönetimi, kuzeydoğudaki sınır geçişleri ve petrol sahaları dahil, kurumların kontrolünü sağlamak istiyor. Ancak taraflar arasındaki müzakereler tıkanmış durumda.

ABD'den itidal çağrısı

Uzun yıllardır SDG'yi destekleyen ve bu yapıyı "Amerika'nın müttefiki" olarak nitelendiren ABD, Esad rejiminin devrilmesinin ardından Ahmed Şara'nın geçici Cumhurbaşkanlığını üstlendiği Şam yönetimi ile yakın bağlar geliştirdi.

SDG'yi merkezi yönetime entegre olması için teşvik eden ABD, Halep'te patlak veren gerilimin daha da tırmanması için taraflardan yeniden müzakere masasına oturmasını istiyor.

Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG Komuntanı Mazlum Abdi geçen sene 10 Mart'ta ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler sonunda bir mutabakat üzerinde anlaşmıştı, ancak bu mutabakat görüş ayrılıkları nedeniyle hayata geçirilemiyor.Fotoğraf: SANA/Handout/REUTERS

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper, yayımladığı yazılı açıklamada, Halep ve bu kenti çevreleyen bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerine dikkat çekerek, "Tüm tarafları azami itidal gösterme çağrısı yapıyoruz" dedi.

Gerilimi daha da tırmandırabilecek eylemlerden kaçınılması gerektiğine işaret eden, sivillerin ve kritik altyapının korunmasına öncelik verilmesini talep eden Cooper, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"Ayrıca, tüm ilgili aktörleri iyi niyetle müzakere masasına dönme ve diyalog yoluyla kalıcı bir diplomatik çözüm arayışında olma çağrısını yapmaya devam ediyoruz. Daha önce de belirttiğim gibi, kendi içinde ve komşularıyla barış içinde olan bir Suriye, daha barışçıl ve müreffeh bir Ortadoğu'yu beraberinde getirebilir. ABD ve Suriye, bölgedeki barış ve istikrarın korunmasında ortak çıkarları paylaşmaktadır."

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, ABD Başkanı Donald Trump'ın en sıkı destekçilerinden biriFotoğraf: Alex Brandon/AP/picture alliance

Cumhuriyetçi Lindsey Graham'dan SDG'ye destek, Türkiye'ye uyarı

Washington'da gelişmeler yakından izleniyor. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Jim Risch, yaptığı açıklamada Halep'teki gelişmelerden büyük kaygı duyduğunu duyurdu.

Risch, "Uzun yıllar süren savaştan sonra Suriye'nin yeni hükümetinin ve silahlı kuvvetlerinin görevi vatandaşlarının temel haklarını korumaktır, bu hakları ihlal etmek değildir" dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise Suriye yönetimi ile Türkiye'yi uyardı.

Graham, Risch'in açıklamasını alıntıladığı sosyal medya paylaşımında, Suriye'ye itidal çağrısına katıldığını, azınlıklara yönelik insan hakları ihlallerinin tolere edilmemesi gerektiğini vurguladı.

ABD'li Senatör, ayrıca Suriye ordusu ve Türkiye'nin, "Kürt müttefiklerimiz" olarak nitelendirdiği SDG'ye karşı "ilerleyişini sürdüreceği yönünde güvenilir raporlar aldığını" belirterek, ABD'nin buna "güçlü bir tepki vereceğine" inandığını kaydetti.

Graham sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yeni Suriye hükümetine bir fırsat verilmesini desteklesem de, IŞİD halifeliğini yok etmede ana güç olan ve yıllardır İsrail ile güçlü bir ittifak içinde olan Kürt müttefiklerimize yönelik küstahça saldırıları tolere etmeyeceğim ve kabul etmeyeceğim.

Ankara'da yoğun diplomasi trafiği

Bu arada ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Ankara'da yoğun bir görüşme trafiği yürütmesi dikkat çekiyor. Dün Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşen Barrack bugün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

Fidan ile görüşmesi sonrasında Barrack, "ABD, Türkiye ile olan güçlü ortaklığımıza değer vermekte ve Suriye'de devam eden çabalarımız da dahil olmak üzere, bölgesel istikrarı ilerletmek ve ortak zorlukları ele almak için birlikte çalışmakta kararlıdır" paylaşımını yapmıştı.

Yılmaz ise Barrack ile görüşmesi sonrasında sosyal medyada yaptığı paylaşımda, ABD büyükelçisi ile görüşmede ikili ilişkileri daha da güçlendirme ve işbirliğini somut alanlarda derinleştirmeyi ele aldıklarını açıkladı.

Cevdet Yılmaz ayrıca İran ve Suriye’deki son gelişmeler ile Gazze barış planının ikinci aşaması çerçevesinde bölgesel ve küresel meseleler üzerinde görüş alışverişinde bulunduklarını duyurdu.

Milli Savunma Bakanlığı: "Talep gelirse Suriye'ye destek verilir"

Sabah saatlerinde Milli Savunma Bakanlığı'ndan da dikkat çekici bir açıklama geldi.

Suriye hükümetinin Halep'te kontrolü sağladığı belirtilen açıklamada "Suriye'deki tüm etnik gruplara karşı eşitlik ilkesi çerçevesinde birlik ve bütünlüğünü sağlamak üzere hareket eden Suriye Hükümeti, kamu düzenini ve vatandaşlarının can güvenliğini tesis etmek maksadıyla Halep'te terörle mücadele operasyonunu başarıyla icra etmiştir" denildi.

Açıklamada ayrıca Şam yönetiminin operasyonlarında "sadece teröristlerin hedef alındığı" belirtilirken, şunlar kaydedildi:

"Suriye'nin güvenliğini kendi güvenliğimizden ayrı görmediğimizi, 'tek devlet, tek ordu' ilkesi doğrultusunda Suriye'nin birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, terör örgütleriyle mücadelesine talep etmeleri halinde destek vereceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz."

AP, DW/ DA, JD

 

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği