1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Alman basınından özetler

31 Ocak 2013

İsrail’in Suriye'ye düzenlediği hava operasyonu, Almanya’nın dış politikası ve Neonazi terör hücresi üyesi Beate Zschäpe ile ilgili gelişmeler, bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Symbolbild deutsche Presseschau Presse
Fotoğraf: picture-alliance/dpa

Lüneburg’da yayımlanan Landeszeitung yorumunda, Suriye krizinin boyut değiştirdiğini belirtiyor.

“Suriye'deki kriz, artık halkın bazı kesimlerinin diktatör Esad’a karşı isyanından çok daha fazlasını ifade ediyor. Kriz Sünniler ile Şiiler arasında dinî kaynaklı bir savaşa dönüştü. Ama aynı zamanda bir yanda bölgedeki güçler arasında, diğer yanda eski hasımlar ABD ile Rusya arasında bir temsilî savaş yaşanıyor. İşte Suriye’de bacayı saran bu yangına İsrail, düzenlediği hava saldırısıyla körükle gitmiş oldu. Büyük olasılıkla İsrail Başbakanı Netanyahu bu operasyonla İsrail ordusunun üstünlüğünü göstermek istedi. Ancak Netanyahu aynı zamanda bu üstünlüğü yeniden kanıtlamasını gerektirecek silahlı bir çatışma tehlikesini de doğurmuş oldu. Ezelî hasım İsrail’e karşı bir savaş Şiiler açısından Sünnilerle geçici barışa götürecek bir fırsat olarak görülebilir.”

Märkische Oderzeitung ise aynı konudaki yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Kısa bir süre önce Sudan’daki bir silah fabrikasına saldırı, şimdi de iç savaşın tam ortasındaki Suriye’de Hizbullah silahlarının bulunduğu iddia edilen bir sevkiyata hava operasyonu… İsrail hükümeti Arap bölgelerinde ateşle oynamak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Uluslararası hukuka ya da ülkelerin egemenliklerine ise İsrail’in pek aldırmadığı anlaşılıyor. İsrail’in böylesi vur kaçlar ve bu tür politikalarla Arap dünyasındaki öfkeyi kışkırttığını bilmesi lâzım. Ama bu tür gelişmeleri sessizce göze alması, kendisini ne denli güvende hissettiğini ortaya koyuyor.”

Frankfurter Rundschau gazetesi ise yorumunda Alman dış politikasını ele alıyor:

“Almanya’nın net bir tutum sergileyememesi Avrupa açısından da olumsuz sonuçlar doğuruyor. Çünkü Federal Almanya olmadan AB de bir duruş sergileyemiyor. Avrupalıların caydırıcılık ile müdahale arasındaki farka karar verebilecekleri, üzerinde iyi düşünülmüş, makul kriterlere bağlanmış bir stratejileri bulunmuyor. Müdahalecilik çağına şöyle bir bakıldığında bu konseptin başarısız kaldığı sonucuna kolayca varılabilir. Ancak sürekli ortaya çıkan ağır ve kitlesel insan hakları ihlalleri karşısında uluslararası topluluğun tepkisinin ne olacağı sorusu da sürekli gündeme gelecektir. Burada kesin olan tek şey, Almanya'daki bu hükümetin bu soruları yanıtlayacak durumda olmadığıdır.”

Almanya'da 8′i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağ terör hücresinin tutuklu tek üyesi Beate Zschäpe cinayet zanlısı olarak yargılanacak. Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi, Beate Zschäpe hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Ludwigsburger Kreiszeitung adlı gazete konuyu yorum sütununa taşımış:

“Zschäpe’nin aşırı sağcı terör hücresinde nasıl bir rol oynamış olduğu konusu hâlâ aydınlatılabilmiş değil. Sadece diğer hücre üyelerine annelik yapan, onların işlerini gören biri mi, yoksa -iddia makamının tahmin ettiği gibi- tüyler ürperten soğukkanlılıkta bir planlayıcı ve ideolog, NSU terör hücresinin ‘başı ve yüreği’ miydi? Bunu mahkeme yargıçları bundan sonraki süreçte ortaya çıkartacak. En azından o, terörün yüzü konumunda. Çok sayıda emniyet dairesi ve soruşturma yetkilisi bu olayı soruşturuyor olsa dahi, bu feci ve acımasız cinayetlerin perde arkası hâlâ tam olarak aydınlatılabilmiş değil. Savunma makamı, soruşturma sırasında yapılan çok sayıda hatayı ve aşırı sağ kesim arasına yerleştirilmiş olan muhbirler sorununu kullanarak, durumu zanlı lehine çevirmeye çalışacaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği