1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

09.06.2008 - Alman basınından özetler

Hülya Köylü, Meltem Karagöz9 Haziran 2008

Alman basınında bugün öne çıkan konu dünya genelinde artan enerji fiyatları. Gazetelerin yorum sütunlarında ayrıca, ABD’deki başkanlık yarışına geniş yer veriliyor.

Symbolbild Deutsche Presseschau

Almanya'nın önemli gazetelerinden Süddeutsche Zeitung enerji fiyatlarının artışına değiniyor. Gazete, fiyatlardaki tırmanışa karşın devletin önlem almakta zorlandığına işaret ediyor:

“Artan enerji fiyatları, özellikle yoksulları acımasızca etkileyen yeni bir uçurum yaratacaktır. Ayrıca fiyatlar üzerinde de çok fazla şey yapılamıyor. Devlet, elbette milyarlarca euroluk çevre vergisinden vazgeçebilirdi. Ancak bu tür bir ‘sosyal tarife' de yoksullar için gelişmelerin sadece birkaç aylık geciktirilmesi anlamına gelir...”

Der Tagesspiegel gazetesi de Avrupa Birliği'nin alternatif enerji kaynaklarına yatırım yapması gerektiğine dikkat çekiyor:

“Az bulunan mallar pahalıdır, fiyatı yükselir. Bu eğilim, kısa vadede spekülasyonlarla petrol yeniden ucuzlayıncaya dek devam edecektir. Peki alternatif ne? Örneğin doğal gaz. Avrupa Birliği, her şeyden önce enerji ve rekabet politikası çerçevesinde piyasaya uygun bir fiyatlandırma ortaya çıkarabilirdi. Ancak bir otomobil için Kuzey Denizi'nden rüzgâr enerjisi elde edinceye kadar birkaç yıl daha gerekiyor. Ve ayrıca milyarlarca euro.”

Bild gazetesi de fiyat artışının toplumsal etkilerini vurgulayarak, orta direğin cüzdanının boşalacağını kaydediyor:

“Enerji piyasasındaki fiyat patlaması, milyonlarca insanı şoka uğrattı. Ayrıca bu insanların çoğu korku içinde: Bunun üstesinden nasıl gelebiliriz, diye. Zira yükselen fiyatlar, enflasyonu da tırmandırıyor. Endişe içindeki Federal Merkez Bankası, bu yıl için yüzde 3'lük artış bekliyordu. Ancak bu kadarı, 15 yıldan beri hiç yaşanmamıştı. Bunun anlamı ise şimdi; maaşlar enflasyon tarafından yok edilecek, insanların cüzdanları tekrar dolmayacak...”

Bonn’da yayınlanan General Anzeiger gazetesi ise ABD’de Demokrat Parti’nin başkan adaylığı yarışından çekilen Hillary Clinton'la ilgili bir yoruma yer veriyor:

“Hillary Clinton’un başka seçeneği kalmamıştı. Clinton, Obama’ya desteğini açıklamamış olsaydı, o zaman kendi yandaşlarından binlercesi Demokratlar'a verdiği destekten vazgeçebilirdi. O zaman Clinton, parti içindeki bölünmelerden ya da Obama’nın kasımdaki olası yenilgisinden sorumlu tutulurdu. Akıllara takılan soru ise Clinton'un başkan yardımcılığı için aday olup olmayacağıdır. Ancak bu soruya cevap verebilecek tek kişi Barack Obama’dır.”

Thüringer Allgemeine gazetesinin aynı konuyla ilgili yorumuysa şöyle:

“Hillary Clinton'un adaylık macerası sona erdi. Clinton hafta sonunda düzenlediği parti toplantısında en azından sözlü olarak Obama’ya desteği açıkladı ve yandaşlarından da benzer bir tutum izlemelerini istedi. Ancak sadece bu toplantı, sayıları 18 milyonu bulan Clinton yandaşlarının hemen Obama’ya çark edecekleri anlamına gelmiyor. New Yorklu senatör, olayların bu yönde ilerlemesi için önemli ilk adımı atmış oldu. Ancak Clinton’un önümüzdeki günlerde izleyeceği tutum, Demokrat Parti içinde bütünlüğün korunması ve Cumhuriyetçilere yönelik başkan adaylığı yarışında belirleyici olacak. Zira tarihte aynı parti içinde elenen başkan aday adaylarının partisinin asıl adayına destek vermemeleri yüzünden seçimleri kaybeden güçlü isimler de oldu.”

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği