Alman basınından özetler
11 Eylül 2013
Hannover’de yayımlanan Neue Presse gazetesi yorumunda Suriye’ye ilişkin varılan uzlaşma konusunda şunları yazıyor:
“Başkan Barack Obama parmağını tetikten çekti. Şimdilik Suriye’ye bir Amerikan saldırısı olmayacak. Uluslararası toplum anlaşmazlığa yeniden siyasi bir çözüm bulma çabasına girdi. Ancak şu sıralarda Suriye’de insan kıyımı devam ediyor. BM verilerine göre 100 bin kişi öldü, ülkesinden kaçan 2 milyon 600 bin kişi mülteci konumunda. Almanya’nın ülkeye kabul etme yükümlülüğü üstlendiği 5 bin mülteciden 107’si (önceki gün) Hannover’e geldi. Buradan verilen sinyal önemli: Almanya, mültecilerle diğer Avrupa ülkelerinden daha yoğun bir biçimde ilgileniyor. Buna rağmen 5 bin mülteci çok az bir sayı! Uluslararası toplumun çok daha fazla çaba göstermesi gerektiği aşikâr. İki yıldan bu yana uluslararası toplumun Suriye'deki iç savaşı sona erdirme çabaları hazin bir şekilde başarısızlığa uğruyor.”
Braunschweig kentinde yayımlanan Braunschweiger Zeitung'un Suriyeli mülteciler kapsamındaki yorumu da şöyle:
“Önceki gün Almanya'ya gelen Suriyeli mülteciler, sadece izlemekle yetinmeyip, aktif girişimlerde bulunacak bir uluslararası toplumu çaresizlik içinde bekliyorlar. Bunun güç gösterisi ile değil, tüm iç savaş taraflarına baskı uygulayarak yapılması gerekiyor. Amerika, Rusya ve Çin artık nihayet ortak sorumluluklarının bilincine varabilirlerse, Suriyelilere gerçekten yardımcı olacak bir çözüme ulaşılabilir. Sadece görüşme yolu barışı getirebilir.”
Almanya’nın Leipzig kentindeki Federal İdare Mahkemesi, Müslüman kız öğrencilerin okullardaki yüzme derslerine erkek öğrencilerle birlikte girmeleri gerektiğine karar verdi. Yargıçlar Müslüman kızların “Burkini” olarak adlandırılan haşema giyerek yüzme dersine katılmalarında bir sakınca olmadığına da hükmetti. Frankfurt kentinde okula giden 11 yaşındaki Müslüman bir kız öğrencinin ailesi kızlarının yüzme dersinden muaf tutulması için mahkemeye başvurmuştu. Berliner Zeitung’un konuya ilişkin yorumu:
“Nasıl ki Müslüman kız öğrenciler için okula gitme yükümlülüğü olağansa, onların da okul dairelerinden bazı beklentileri olması olağandır. Ama bu noktada beklentiler karşılanmıştır. (Mahkemenin verdiği) Müslüman kız öğrencilerin ‘burkini’ ile yüzme dersine girebilmelerine yönelik kararı mantıklı bir tekliftir. Mayolu erkek öğrencilerin görüntüsünün tahammül edilemez bir durum olduğu hissinin ise Kuran’ı Kerim ile değil, o dönemde 11 yaşında olan kız öğrencinin ailesine dayatılmış ahlâk anlayışı ile alâkası vardır.”
Münih’te yayımlanan Münchener Merkur gazetesi de aynı konudaki yorumunda şu görüşlere yer veriyor:
“Mahkemenin kararı, dünyevî bir devlette kökten dinci yorumlara ve onların hukuksal uygulamasına imkân bırakmıyor; haklı olarak! Aksi takdirde bundan sonraki adım ne olurdu? ABD’de olduğu gibi, Darwin’in evrim teorisi öğretiliyor diye kökten dinci Hrıstiyan öğrenciler biyoloji dersinden muaf mı tutulmalıdır? Böyle bir durum tüm öğrencilere modern ve hümanist bir eğitim olanağı sağlama görevini yerine getirmekle yükümlü seküler devletin yenik düşmesi anlamına gelirdi. Burada söz konusu olan sadece din değil, topluma uyum, eşitlik ve toplumsal katılımdır ve bunlar Alman okullarında eğitim gören hiç kimseden esirgenemez. Göçmen olarak bunları istemeyenler, sahip oldukları farklı değerleri dünyanın istediği herhangi bir bölgesinde istediği gibi yaşayabilir.”
© Deutsche Welle Türkçe
Derleyen: Çelik Akpınar
Editör: Başak Özay