1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Alman basınından özetler

16 Eylül 2013

Alman basınından seçtiğimiz yorumlar Suriye’ye ilişkin son gelişmeler ve Almanya’da genel seçimler öncesinde test niteliğindeki Bavyera seçimleri ile ilgili.

Ein Käufer entnimmt einem Zeitungsständer mit den Tageszeitungen "Die Welt" und "Frankfurter Allgemeine Zeitung" am Freitag (06.08.2004) das Nachrichtenmagazin " Der Spiegel". Wie schon die FAZ, kehren nun auch die Axel Springer AG und der Spiegel-Verlag in ihren Print- und Online-Publikationen zur alten Rechtschreibung zurück. Auch der S¸ddeutsche Verlag will sich anschlieflen. Die Deutsche Presse-Agentur dpa will ein Meinungsbild bei den Kunden einholen, auf dessen Grundlage eine Entscheidung in Zusammenarbeit mit den anderen deutsch-sprachigen Nachrichtenagenturen gefällt werden soll. Foto: Ulrich Perrey dpa/lno
Fotoğraf: picture-alliance/dpa

BM silah denetçileri Suriye’de kimyasal silah kullanımına ilişkin yaptıkları incelemelerin sonuç raporunu dün açıkladı. Raporda, 21 Ağustos günü Suriye başkenti banliyölerinde sivillere karşı yoğun miktarda zehirli sarin gazının kullanıldığı açık ve net olarak saptanıyor. Osnabrücker Zeitung’un yorumunda şu satırları okuyoruz:

“Bulgular dehşet verici; zira kullanıldığı kanıtlanan sinir gazı sarin, dünyanın en korkulan savaş maddeleri arasında sayılıyor. Şimdi diplomasinin bu kitle imha silahlarının Suriye’den uzaklaştırılmasına odaklanması bu anlamda tek doğru yoldur. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon haklı olarak sarin gazının kullanılmasını savaş suçu olarak nitelendiriyor. Ancak Suriye'de savaş suçları kimyasal silahlar gündeme gelmeden önce de işleniyordu. Bu çılgın gidişat eğer durdurulabilecekse bunu sadece ABD ile Rusya yapabilir. Ama şu an görünen o ki, onlar için önemli olan, Suriye'deki çok sayıda kurbandan ziyade kendi itibarları ve bölgedeki nüfuzları.”

Würzburg kentinde yayımlanan Die Tagespost gazetesi, yorumunda Suriye’nin kimyasal silahları konusunda varılan uzlaşmaya ilişkin şunları yazıyor:

“Eğer şahinler, yani kimyasal silah kullanımını resmî gerekçe göstererek Esad rejimini askerî saldırıyla ne pahasına olursa olsun devirmek isteyenler sözlerini geçirebilseydi, o zaman Türkiye, Fransa, Amerika ve müttefikleri, savaş ertesindeki durumu hiçbir şekilde kontrol edemeyecekleri bir savaşa sürüklenmiş olacaktı. Öte yandan güvercinler, yani Suriye’ye uluslararası bir müdahaleyi istemeyenler sözünü geçirmiş olsaydı, o zaman da zaten çoktan Suriye sınırları dışına kaymış olan savaş, Suriye topraklarında temsilî savaş yürüten açgözlü bölgesel güçlere bırakılmış olacaktı. Böyle bakıldığında Rus-Amerikan uzlaşması kötünün iyisi olarak görülebilir.”

Almanya, 22 Eylül Pazar günü yapılacak genel seçimler açısından ipuçları vermesi beklenen ilk seçim provasını Bavyera eyaletinde yaptı. Bavyera’daki seçimde Başbakan Merkel’in kardeş partisi Hrıstiyan Sosyal Birlik mutlak çoğunluğa ulaşırken, iş başındaki koalisyonun ortağı liberaller hezimete uğradı ve eyalet parlamentosuna giremedi. Berlin’de yayımlanan Berliner Post gazetesinin yorumunda şu görüşler yer alıyor:

“Partilerin hafta sonu yapılacak genel seçimleri göz önünde bulundurarak Bavyera seçimleri ardından yaptıkları açıklamalar ve kendilerine olumlu pay çıkartma girişimleri başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda utandırıcı boyutlara ulaştı. Kesinlikle kabul etmek gerekiyor ki, her ne kadar Bavyera seçmeninin siyasî kriterleri diğer bölgelerdeki seçmenlere göre biraz farklı olsa da, genel seçimler öncesinde son ve gerçek bir seçim barometresi niteliğindeki seçimi Horst Seehofer liderliğindeki Hrıstiyan Sosyal Birlik almıştır, seçimin yegâne galibi onlardır. Bir tek noktada tüm partiler hemfikir; o da genel seçimin son dönemecine girilen bu hafta içinde Bavyera seçimleri herkesi harekete geçirici bir etki yapmıştır. Ama Bavyera seçimi aynı zamanda parti strateji uzmanlarının bu günlerde seçmen iradesinin ne yöne doğru gitmekte olduğunu tahmin etmekten uzak olduklarını da ortaya koyuyor. Pazar günü genel seçimde herkes neyin ne olduğunu gerçekten anlayacak.”

Pforzheimer Zeitung ise yorumunda Bavyera seçimlerinde yüzde 5'lik barajın altında kalarak eyalet parlementosuna giremeyen Hür Demokrat Parti'nin (FDP) genel seçimde seçmenden oy alabilemek için başvurduğu alışılmadık yöntemlere değiniyor.

“Seçim kulvarının son metrelerinde ses tonu biraz daha keskinleşiyor. Ama hiç bir parti Hür Demokrat Parti (FDP) kadar ileri gitmiyor. Liberaller (genel seçimde) parlamentoya girebilmek için şimdiki koalisyon ortakları Hrıstiyan Demokrat Birlik’ten oy çalmak istediklerini açıkça ilân etmiş bulunuyorlar. Hatta öyle ki liberallerin başbakan adayı Rainer Brüderle, Başbakan Angela Merkel’ı sanki kendi partisindenmiş gibi aday göstermekten çekinmeyerek, ‘Merkel’ın yeniden seçilmesini istiyorsanız, Hür Demokrat Parti’yi (FDP) seçin’ şeklinde seçmene çağrı yaptı. Bu, küstahça bir seçim manevrası ve aynı zamanda hayalindeki koalisyon ortağını tahkir etmektir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği