1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa basınından özetler

21 Şubat 2013

Avrupa basını birbirinden farklı konulara yer veriyor. Suriye'deki gelişmeler, Tunus'taki gerginlik ve İspanya'da yolsuzlukla mücadele çabaları, ağırlıklı yorum konularını oluşturuyor.

Symbolbild internationale Presseschau Presse
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Fotoreport

Danimarka'nın sağ liberal Jyllands-Posten gazetesi bugün yer verdiği yorumunda Suriye'deki gelişmeleri ele alıyor. Gazete bugüne kadar Şam rejimine koşulsuz destek veren Rusya'nın politika değişikliğine gittiğine dikkat çekiyor:

"Batı dünyası Suriye'de barış için yürüttüğü çabada başarısız oldu. Bunda Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın en yakın destekçisi Rusya'nın Çin'le birlikte BM Güvenlik Konseyi'nde üç kez önemli kararları bloke etmesi ve yumuşatmasının etkisi büyük. İşte bu nedenle Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Suriye'nin tamamen yok olması konusunda uyarıp çatışmaların sona erdirilmesi çağrısında bulunması, büyük bir çelişki. Şimdi Rusya'nın açıklama yapmaktan daha fazlasını sunmaya hazır olup olmadığı görülecek. Ya da Lavrov'un açıklamalarıyla Rusya'nın Suriye'nin liman kenti Tartus'taki en önemli Rus deniz üssündeki çıkarlarını perdelemeye çalışıp çalışmadığı."

Fransız Le Monde gazetesi ise aylardır protesto gösterilerine sahne olan Tunus'a ayırıyor yorum sütunlarını. Gazete Başbakan Hamadi Cibali'nin istifasını ve ülkedeki gelişmeleri şöyle değerlendiriyor:

"İktidardaki En Nahda Partisi'ni bir engel olarak görmek, yanlış olur. Olaya kabaca bakıldığında ülkede iki ana akım göze çarpıyor. Bunlardan ilki, eski rejimin hapishanelerini tanıyan ve kısa bir süre önce istifa eden Başbakan Hamadi Cibali'nin temsil ettiği siyasi akım. Cibali hapishanede diğer muhalif politikacıları ve siyasi fikirleri tanıdı. Diğer akımsa En Nahda Partisi Genel Başkanı Raşid Gannuşi tarafından temsil ediliyor. 20 yıl sürgünde yaşayan Gannuşi sağlam siyasi fikirlerle, kendisine tamamen yabancılaşmış olan ülkesine geri dönmüştü. Tunus'un kaderi, İslamcılarla ülkenin geri kalanı arasındaki bu gergin ortamda belli olacak."

Fransız Le Republicain Lorrain gazetesi bugünkü sayısında, dünya genelinde son yıllarda çok sayıda Fransız'ın kaçırılmasını analiz ediyor:

"Bir ülkenin vatandaşları kaçırma eylemlerinin kurbanı oluyorsa, bu durum kıskanılacak bir durum değilse de, o ülkenin diplomatik ve askeri etkisini gösteren bir işarettir. Eğer bu belirti temel alınırsa, o zaman Fransa'nın dünya genelinde sahip olduğu etki de inkâr edilemez. Çünkü Fransa'nın günümüzde İslamcı ya da mafya diye nitelendirilebilecek grupların elinde olan rehinelerinin sayısına bakıldığında, bu konuda ABD'yi geçtiği görülüyor. Amerika 11 Eylül felaketini yaşadı. Ancak Paris her kesimden İslamcılar için hedef merkezi haline geliyor."

Geçiyoruz İspanya'ya. İspanya'dan El Pais, İspanyol hükümetinin yolsuzlukla mücadele çabalarını ele alıyor. Gazeteye göre İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'un işi hiç de kolay değil:

"İspanya için hükümetle muhalefetin aralarındaki görüş ayrılıklarını aşarak ülke için gerekli temel reformlar üzerinde uzlaşma sağlaması, önemli. Ancak ulusun içinde bulunduğu durum konusunda bir tartışmanın başlayacağı konusunda hiç umut yok. Başbakan Mariano Rajoy da yolsuzluklar nedeniyle endişeli, çünkü ortaya çıkan skandallar ülkenin dışarıdaki imajına zarar veriyor. Ancak Rajoy'un bu sıkıntıya karşı öncü olarak mücadele etme konusundaki güvenilirliği, zorunlu olarak kısıtlı."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Hülya Schenk

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği