1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa basınından özetler

22 Ocak 2013

Almanya ile Fransa arasındaki Elysée Antlaşması’nın 50. yıldönümü ile Amerikan Başkanı Barack Obama’nın ikinci görev dönemi başlangıcında yaptığı konuşma bugünkü Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz konuları oluşturuyor.

Symbolbild internationale Presseschau Presse
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/Fotoreport

Fransa ile Almanya İkinci Dünya Savaşı sonrasında iki ülke arasında barışı sağlamak ve dostluğu pekiştirmek üzere bir antlaşma imzalamışlardı. O dönemki Almanya Başbakanı Konrad Adenauer ile Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle’nin imzaladığı Elysée Antlaşması'nın bugün 50. yıldönümü… Fransız Liberation gazetesi konuya ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Almanya'sız hiçbir şey olmaz. Bu realite bizim küçük Fransız penceremizden bakıldığında bazen içe sindirilmesi zor bir durum. Bu realite ayrıca çetin bir ceviz de: Zira Fransa Elysée Antlaşması’nın imzalanmasından 50 yıl sonra bile, güçlü Alman kuzeni ile önceden görüş alışverişinde bulunmadan ya hiç, ya da hemen hemen hiçbir şey yapmıyor. Bu meşakkatli yüz yüze görüşmelerden vazgeçmeyi deneyen Fransa cumhurbaşkanları çok geçmeden görüşmelere dönme kararı almak zorunda kaldılar. Öte yandan Almanya kendi ekonomik çevrelerinin talep ettiği doğrultuda uluslararası sorumluluk üstlenmekten kaçınıyor. Buna Angela Merkel’ın Mali anlaşmazlığı konusundaki rahatsızlığı ve Libya konusundaki sessizliği örnek gösterilebilir. Adenauer ile de Gaulle’ün miras bıraktıkları marş rotasında her türlü hedefe varıldı. Bunun tek bir istisnası var: Güvenlik politikaları… .”

Le Monde'un aynı konudaki yorumu da şöyle:

“’Birbirine yabancı dostlar’: François Hollande ile Angela Merkel'ın bugün Berlin'de kutladıkları Elysée Antlaşması'nın 50. yıldönümünde Fransa-Almanya ilişkileri böyle tanımlanabilir. En yüksek düzeydeki Fransız-Alman çiftinin siyasi ilişkileri çok sıcak değil. Öte yandan Fransa, Alman komşusuna kıyasla ekonomik açıdan gerilemiş durumda ve bu anlamda liderlik talebinde bulunmakta zorlanıyor. Buna karşılık Almanya başarılı bir model geliştirdi, ancak bu modelin de Avrupa'da uzun vadede istikrar garantisi sağlaması olanaklı görünmüyor. Almanya'da sonbaharda yapılacak genel seçimlere kadar Hollande'ın evine bir çeki düzen vermesi gerekiyor. Madam Merkel'ın ise üçüncü kez seçilmesi durumunda tarihî bir perspektif geliştirmesi lazım. Belki işte o zaman 1963'ün ruhunu tekrar yakalamak mümkün olabilir.”

Sağ liberal İspanyol gazetesi El Mundo ise ABD Başkanı Barack Obama'nın ikinci görev dönemine başlamasını ve yemin töreninde yaptığı konuşmayı yorum sütununa taşımış:

“Obama ikinci görev süresine başlarken yaptığı konuşmada, önümüzdeki dört yıllık süre içinde özellikle çözüm bekleyen sosyal ve ekonomik sorunlara yoğunlaşacağını belirtti. Amerikan Başkanı'nın ilk görev süresinden bu yana üstlendiği sorumluluklar nedeniyle görülür bir biçimde yaşlandığı fark edildi. Obama, muhalefetteki Cumhuriyetçilere ulusal birlik mesajı verdi. Ancak Başkan'ın kimi nazik konularda muhalefetle uzlaşması gerekiyor. Özellikle ateşli silahlar yasasının sınırlandırılması ve bütçe açıklarının kapatılması gibi konularda.”

Hükümete yakınlığıyla tanınan Macar gazetesi Magyar Nemzet de özellikle Başkan Obama'nın barış politikalarını takdir ediyor:

“Irak'ta savaşın sona erdirilmiş olması, Afganistan'da da asker çekme işlemlerinin somut olarak sona yaklaşması olumlu girişimler. Her ne kadar Pakistan'da insansız hava araçları ile devam eden savaşın ve tutuklu kampı Guantanamo'nun varlığı bu duruma gölge düşürse de… . Genel olarak bir kişi, yapmaktan vazgeçtiği bir şey için övülmez. Ancak Obama, askerî çevrelerin yoğun baskısına rağmen İran'a karşı bir savaşa girişmemiş olması ve böylece belki on binler, hatta yüz binlerce kişinin hayatını korumuş olması dolayısıyla böyle bir övgüye gerçekten de lâyık. Önümüzdeki dört yıllık görev süresi içinde Başkan Obama her konuda başarısız kalsa bile, eğer sadece bu konuda (barış konusunda) sözünün eri olduğunu kanıtlayabilirse, o takdirde geleceğin biyograflarının, Obama dönemini olumlu olarak nitelendirmekten başka bir seçenekleri kalmayacak.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik

Bu konuda daha fazla içerik

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği