Alman basınından özetler
26 Ağustos 2013
Süddeutsche Zeitung, ‘Kırmızı Çizgiler' başlığıyla yayınladığı yorumda özetle şu görüşlere yer veriyor:
“Ne kadar yadırgansa da askerî müdahaleler aynı zamanda bir kâr – zarar hesabıdır da. Başta ABD olmak üzere Batı'nın Suriye hesabı oldukça basit: Irak ve Afganistan müdahalelerinden kaynaklanan savaş yorgunluğu, askerî risk, siyasi perspektif eksikliği ve Rusya'nın engellemesi, şimdiye kadar askerî müdahaleye bağlanan umutlardan ağır bastı.
Ama bu denklem şimdi bozuldu. Şam yakınlarında zehirli gaz kullanılarak insanlığa karşı suç işlenmiş oldu. Zehirli gaz Suriye'deki akıl almaz barbarlığa yepyeni bir çehre kazandırdı. Şimdiye kadar benimsenen dayanmak ve karışmamak mantığı yerini yeni bir değerlendirmeye bırakmalıdır. ABD Başkanı Barack Obama kırmızı çizgisini belirlerken, zehirli gaz kullanılmasının her şeyi değiştireceğini söylemişti. Bu an gelmiştir.
Bu tabuyu yıkmak başkalarını özendirebilir. Bu yüzden cezasız bırakılamaz. İkinci tez, 1990'lı yıllardaki Balkan Savaşı sırasında, sivil halkın korunmasını devletler topluluğunun görevi kılan ve egemenliği kaldıran bir anlayış devletler hukukunda yerini almıştır. Rusya'nın obstrüksiyonuna rağmen gerektiğinde gönüllüler koalisyonuyla harekete geçilebilir. Üçüncü tez ise Obama'yı ilgilendiriyor. O şimdi harekete geçmezse bütün inandırıcılığını kaybeder, ABD'nin otoritesi ağır yara alır. Bundan böyle savuracağı tehditler ciddiye alınmaz. Zehirli gaz, Suriye iç savaşındaki kanlı tırmanışın, bütün dünyada taklitçisinin çıkacağı ilk etabı olur."
Frankfurter Allgemeine Zeitung, Başkan Obama'nın Suriye politikasını konu alan yorumunda ataletin Amerikan süper gücüne çok şey kaybettirebileceğini yazıyor:
“Barack Obama, mutlaka kaçınmak istediği bir soruya muhatap oluyor: Katliam nedeniyle Suriye'nin askerî tesislerinin bombalanmasını ve Birleşmiş Milletler'den yetki almaksızın uçuşa yasak bölge ilan edilmesini emredip Moskova ve Pekin'le çatışma rotasına girmeyi göze alabilir mi? Obama şimdiye kadar haklı nedenlerle Suriye'deki kanlı iç savaşa karışmak istemedi. Ancak, kırmızı çizgiler çizip de hiçbir şey yapmazsa onun söylediklerine kim değer verir? Başkanın inandırıcılığı ve Amerikan süper gücünün dünya jandarmalığı ağır bir sınavdan geçiyor. Obama'nın alacağı kararları dikkatle izleyenler arasında mutlaka İran ve Kuzey Kore'nin iktidar sahipleri de bulunuyordur.”
Rheinische Post gazetesi, Obama'nın tuzağa girdiği değerlendirmesini yaptığı yorumunda muhtemel bir müdahalenin sonuç vermeyeceğini iddia ediyor:
“Suriye yönetimi, zehirli gaz saldırısının incelenmesine izin verdi. Bu yoğun uluslararası baskının sonucu da olabilir, muhaliflerin ABD'yi kendi yanlarına çekebilmek için böyle bir provokasyona kalkışmış olmalarını göstermek için atılmış bir adım da. Suriye'deki durum, kesin kararlar almaya imkân tanımayacak kadar karmaşık. Suriye yüzünden bütün Ortadoğu'ya ateş düşebilir. Bu nedenle ABD başkanının şimdilik beklemeyi tercih etmesi doğrudur. Genelkurmay başkanı bile askerî müdahale yapılmamasını tavsiye ediyor. Amma, BM uzmanları zehirli gazın Esad rejimi tarafından kullanıldığını kanıtlarlarsa, ne olur? İçte sertlik yanlılarının sıkıştırdığı Obama hiçbir şey yapmazsa, Amerikan süper gücünün aslında yüreksiz olduğu ortaya çıkmaz ve Esad daha fazla kimyevi silah kullanmaz mı? Müdahale emri verdiği takdirde de durum kontrolden çıkabilir. Bu arada Suriye'deki katliam devam ediyor. Ne kadar içinden çıkılmaz bir durum!”
Suriye kriziyle ilgili son yorumu Nürnberger Zeitung'dan aktarıyoruz:
“Nobel barış ödülü sahibi Barack Obama'nın göreve başladığından beri dış politikaya fazla önem vermemesinin ve kendine yanlış danışmanlar seçmesinin acısı şimdi çıkıyor. Birinci ve en önemli hata Rusya'yı ihmal etmesiydi. Vladimir Putin otokrat eğilimli bir iktidar adamı olabilir. Ama Suriye ve Ortadoğu'nun geleceğinin görüşüleceği müzakere masasında mutlakla ona da yer verilmelidir.”
©Deutsche Welle Türkçe
Derleyen: Ahmet Günaltay
Editör: Banu Wöltje