1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

AB, 301 değişikliğinden memnun

Ayhan Şimşek, Duygu Leloğlu, Evren Mesci 30 Nisan 2008

Türkiye’nin ifade özgürlüğünü sınırlayan 301. maddede yaptığı değişiklik farklı tepkilere yol açtı. AP Türkiye Raportörü Ruıjten ‘uyguluma önemli’ derken; Lagendijk, ‘şu anki koşullarda en iyi sonuç’ yorumunu yaptı.

EU Türkei Flaggen in Brüssel
Fotoğraf: AP

Türkiye’nin, Avrupa’dan büyük tartışma yaratan Türk Ceza Yasası’nın 301. maddesini değiştirmesi, Avrupa Birliği tarafından memnuniyetle karşılandı.

AB Komsiyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olil Rehn, reformu olumlu olarak nitelendirirken, düşünce özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması ve haksız davaların engellenmesi için başka adımların atılmasını istedi.

Avrupa Komisyonu'nun sözcülerinden Amadeu Altafaj Tardio ise AB'nin memnuniyetini şu sözlerle açıkladı:

"Bu değişiklik tabii ki memnun edici bir adım. Bundan sonraki adımların atılmasını dört gözle bekliyoruz. Çünkü bu madde, ifade özgürlüğünün sağlanmasına ilişkin, en önemli madde olmakla birlikte tek madde de değil. Tabii ki bunda bu konudaki ceza davalarının sona ermesi amaçlanıyor. Şimdi ise Türk yetkililerinin, bütün Türk vatandaşlarının ifade özgürlüğünü garanti alınmak için reformların uygulamaya geçirilmesi konusunda çaba göstermeleri gerekiyor."

Deutsche Welle Türkçe Bölümü’nün sorularını yanıtlayan Avrupalı parlamenterler ise, beklentilerinin 301’in tümden kaldırılması ve ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması olduğunu, yeni düzenlemenin ise “pratikte bunu sağlayabileceğini” kaydettiler.

Oomen-Ruıjten:Uygulamayı görelim

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruıjten, 301. maddede yapılan değişiklik hakkında net bir karar vermek için, uygulamayı izleyeceklerini vurguladı:

"Avrupa Birliği olarak biz, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinin kaldırılmasını istiyoruz. Bunun, Türkiye’de ifade özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılmasının “ilk adımı” olacağını söylüyoruz. Şimdi Türkiye’nin 301. maddede yaptığı değişikliğin, pratikte neler getireceğini izleyip görmemiz gerek. Yeni düzenlemeyle, savcıların Adalet Bakanı üzerinden 301 çerçevesinde dava açabilmesi öngörülüyor. Bunun nasıl işleyeceğini, şu anda bilemiyoruz. Ancak bu yine de bir ilk adımdır."

Hollandalı parlamenter Oomen-Ruıjten, Türk hükümetine reform çağrısını yinelerken şöyle konuştu:

"Türkiye’de reform süreci canlılık kazanmalı. Bu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne verdiği bir taahhüttür. Ama her şeyden önce reformlar, Türkiye’nin kendisi için yaşamsal önemdedir.

Lagendijk: Orta formülü kabul edelim

Temaslar için Türkiye’de bulunan, Avrupa Parlamentosu milletvekili Joost Lagendijk ise, Türk Ceza Yasası’nın 301. maddesinde yapılan değişikliğe destek verdi ve bunun mevcut koşullarda sağlanabilecek en iyi değişiklik olduğunu kaydetti.

AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Başkanı olan Lagendijk, DW’nin sorularını yanıtlarken, şöyle konuştu:

"Avrupa Parlamentosu’ndaki milletvekili arkadaşlarıma şu tavsiyede bulunmak istiyorum: Evet bizim isteğimiz; 301. maddenin, tümüyle yasadan çıkarılmasıydı. Ancak Türkiye’nin iç politikadaki durumunu da anlamamız gerekiyor. Şu an için bu yasal değişikliği; bir uzlaşma, bir orta formül olarak kabul etmeliyiz. Tabii ki hukukçular ve entelektüeller, bu değişikliği yeterli görmüyorlar ve maddenin tümüyle kaldırılmasını talep edecekler. Bunun gelecekte bir gün mümkün olabileceğini düşünüyorum. Ancak şu an için, Avrupa Birliği’nin elde edebileceği en iyi değişiklik budur. Sanırsam hükümetin de bu aşamada yapabileceğinin en iyisi buydu."

‘Türkiye, Avrupa’dan örnek aldı’

Avrupa Parlamentosu milletvekili Lagendijk, 301’de yapılan yeni düzenlemenin, Avrupa ülkelerindeki yasalarla da uyumlu olduğu görüşünü savundu:

"Sanırsam Türk hükümeti, 301 deki yasal değişiklik öncesinde, çok akıllı bir şekilde, Avrupa’daki ceza yasalarını inceledi. 301’e eklenen “millet” kavramı, İtalya ve Polonya’nın ceza yasalarının kopyası gibi. İkinci olarak, bir parça da olsa Alman ceza yasasından esinlendiklerini düşünüyorum. Çünkü, dava açılırken, davalının gerçekten de milleti aşağılama amacı taşınıp taşınmadığının, bir kişi tarafından yorumlanması gerekiyor. Millet adına bu yorumu yapacak kişi kim olacak? Cumhurbaşkanı mı, Meclis Başkanı mı, yoksa bir bakan mı? Türk Meclisi’nin kabul ettiği yeni düzenlemeyle bu Adalet Bakanı oluyor. Artık eskiden olduğu gibi savcılar, kendi yorumlarıyla dava açamayacaklar. Bu düzenlemenin, bir parça da olsa, Alman ceza yasasından esinlendiğini görüyoruz."

Alman milletvekili: ‘Doğru adım’

Türkiye'de temaslarda bulunan Almanya Federal Meclisi Avrupa Birliği Komisyonu'nun Hristiyan Demokrat Partili başkanı Gunther Krichbaum da, DW'ye şu değerlendirmeyi yaptı:

"Gayet tabi ki değişikliği çok dikkatli bir şekilde inceleyeceğiz. Bizim açımızdan bir ceza kanununda kapsamı geniş ve belirsiz hükümlerin yer alması kabul edilemez. Zira bu basının özgürce bilgilendirme görevi üzerinde demoklesin kılıcının sallandığı ve ülkede ifade özgürlüğünün olumsuz yönde etkilendiği anlamına gelir. Bu nedenle bizler bu tür hükümlerin demokratik bir devletin ceza kanununda yeri olmadığı düşüncesindeyiz. Bazı frenleyici mekanizmaların dâhil edilmesi yararlıdır. Şimdi daha önce yaşandığı gibi diğer partilerin değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne götürüp götürmeyeceğini bekleyip görmemiz gerekiyor. Ancak dediğim gibi adım doğru yönde atılmıştır ve bu nedenle reformu memnuniyetle karşılıyoruz."

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği