1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD ile Çin arasında İran petrolü gerilimi

15 Nisan 2026

"Artık Çin İran petrolünü alamayacak" çıkışını yapan ABD yönetimi, Çin'e İran baskısını artırıyor. Trump Şi'den İran'a askeri destek vermemesini rica etti, Washington ayrıca Pekin'i ikincil yaptırımlar konusunda uyardı.

ABD ve Çin bayrakları önünde, Başkan Trump ile Devlet Başkanı Şi Cinping'in fotoğrafları yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın aynı zamanda Çin'i de hedef alan İran hamleleri, Pekin'de Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından büyük bir dikkatle izleniyor. Fotoğraf: imago images/B. Trotzki

Trump yönetimi, Tahran rejiminin müttefiki ve aynı zamanda ABD'nin asıl rakibi olan Çin'e baskıyı artıran dikkat çekici adımlar atıyor.

ABD, Çin'i de doğrudan etkileyen bir kararla, Hürmüz Boğazı'ndaki İran limanlarını ablukaya alarak rejimin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirdi.

Artık Çin'in İran petrolünü alamayacağını duyuran ABD yönetimi, ayrıca Pekin'i ikincil yaptırımlar konusunda da uyardı.

"Ekonomik Öfke" hamleleri

ABD, gemilere yüklenmiş denizdeki İran petrolünün satışına 19 Nisan'a kadar tanınan muafiyetin uzatılmayacağını duyurdu.

ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a başlattıkları saldırılara "Muhteşem Öfke" (Epic Fury) adını vermişti.

ABD Hazine Bakanlığı da, denizdeki İran petrolüne uygulanan muafiyetin bir kaç gün içinde sona ereceğini duyurduğu açıklamasında, bu adımı "Ekonomik Öfke" (Economic Fury) olarak nitelendirdi.

"Hazine Bakanlığı, Ekonomik Öfke ile agresif bir şekilde hareket ederek, İran'a azami baskıyı sürdürüyor" ifadelerine yer verilen açıklamada, İran petrolüne muafiyetin bir kaç gün içinde sona ereceğine işaret edildi ve İran'ın faaliyetlerini desteklemeye devam edenlere de "ikincil yaptırım uygulanacağı uyarısı" yapıldı.

İran savaşının petrol fiyatlarında yol açtığı artış üzerine ABD, enerji arzındaki sıkışmayı azaltmak için deniz yoluyla taşınan İran petrolüne 30 günlük muafiyet tanıdığını açıklamıştı. Ama bu muafiyet şimdi sona eriyor. Üstelik ABD'nin denizdeki Rus petrolüne uyguladığı muafiyet de Cumartesi günü doldu. Trump yönetimi bu muafiyeti de uzatmadı.

Çin ayrıca mektupla uyarıldı

ABD Hazinesi ayrıca Salı günü İran'a yaptırımların delinmesine izin veren ülkelere bir mektup da gönderdi.

Başta Çin olmak üzere Hong Kong, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman'a gönderilen, Hazine Bakanı Scott Bessent imzalı mektuplarda, İran'ın yasadışı yollardan kaynak sağlamasına izin veren finans kuruluşlarına, bankalara yer verildi.

Bessent mektubunda ilgili ülkeleri, "Hazine Bakanlığı'nın daha fazla işlem yapmasını önlemek için İran'la bağlantılı yasadışı faaliyeti tespit edip durdurmak için hızlı bir şekilde harekete geçmenizi umuyorum" ifadeleriyle uyardı.

ABD'nin attığı bu adımlar bir yandan İran'a baskıyı arttırırken, aslında aynı zamanda Çin'i de hedef alıyor.

Bessent: "Petrollerini alamayacaklar"

Bakan Scott Bessent, gazetecilere yaptığı açıklamada İran'a baskıyı artıran adımların Çin'i de etkileyeceğine işaret etti.

ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'ndaki İran limanlarını bloke etmesi nedeniyle artık İran petrolünün yüzde 90'ından fazlasını alan Çin'in hiçbir gemisinin boğazdan geçişine izin verilmediğini söyleyen Bessent, "Yani petrollerini alamayacaklar. Petrol alabilirler. Ama İran petrolünü değil" dedi.

Trump: Şi silah desteği iddialarını reddetti

Çin'in Ortadoğu'daki müttefiki İran'a silah ve uydu desteği sağladığı iddiaları da Washington-Pekin hattındaki gerilime yol açıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde, Pekin'in İran'a askeri silah desteği sağladığına dair haberler gördüğünü belirterek, bunun doğru olması halinde Çin'e yüzde 50 ek gümrük vergisi uygulayacaklarını söylemişti.

Trump bugün yayınlanan bir röportajında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'den İran'a askeri destek vermemesini talep ettiğini açıkladı.

FOX News'e verdiği röportajda, Şi'ye konuyla ilgili bir mektup gönderdiğini açıklayan Trump, "Ona, bunu yapmamasını rica eden bir mektup yazdım. O da bana esasen bunu yapmadığını söyleyen bir mektup yazdı" diye konuştu.

ABD-Çin ilişkilerindeki siyasi ve iktisadi rekabette gerilim, İran nedeniyle tırmanıyor.Fotoğraf: imago images/Panthermedia/Kentoh

Bu arada röportaj sırasında Trump'a, Çin'in kısa bir süre önce FBI'a siber saldırı düzenlediği iddiası da soruldu. Haberi doğrudan doğrulamamakla birlikte Trump, "Biz onlara, onlar da bize yapıyor" yanıtını verdi.

"Çin Çin'dir" diyen Donald Trump, "Hiçbir zaman kolay değiller, ama Çin'le harika işler yapıyoruz" sözlerini kaydetti.

Pekin, Trump'ın tehdidine tehditle yanıt verdi

ABD'nin art arda yaptığı açıklamalar ve attığı adımlar, Pekin'de geniş yankı buluyor.

Trump'ın İran limanlarına ablukasını "tehlikeli ve sorumsuz bir davranış" olarak nitelendiren Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ABD'nin bu adımının gerilimi daha da tırmandıracağı uyarısında bulundu.

Bugün Çin Dışişleri Bakanlığı ayrıca Çin'in İran'a askeri destek sağladığına dair haberlerin "tamamen uydurma" olduğunu savundu.

Açıklamada, Trump'ın ek gümrük vergisi tehdidine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"Eğer ABD bu suçlamalar temelinde Çin'e gümrük vergisi artırımı yaparsa, Çin de karşı önlemlerle karşılık verecektir."

Rusya'dan Çin'e destek: Enerji açığını telafi ederiz

Bu arada bugün Pekin'i ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, enerji konusunda Çin'e destek vermeye hazır olduklarını açıkladı.

Lavrov, Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesi sonrasında, Hürmüz Boğazı geçişlerinde yaşanan sıkıntılar nedeniyle Çin'de oluşabilecek enerji açığını, Rusya'nın telafi edebileceğini söyledi.

Sergey Lavrov, "Rusya elbette hem Çin'in hem de bizimle eşit ve karşılıklı yarar sağlayan bir temelde çalışmakla ilgilenen diğer ülkelerin karşı karşıya kaldığı kaynak açığını telafi edebilir" diye konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, bugün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından kabul edildi.Fotoğraf: China Daily/REUTERS

Rusya ve Çin'in, "ABD'nin Ortadoğu'daki çatışma yoluyla küresel enerji piyasalarını bozmaya yönelik girişimlerinden kaçınma imkanına sahip olduklarını" belirten Lavrov, "Tanrıya şükür, Çin ve Rusya halihazırda kullanımda olanlar, yedek kapasite ve planlanan kapasite de dahil olmak üzere, küresel ekonomiyi baltalayan bu tür saldırgan hamlelere bağımlı kalmaktan kaçınmak için her türlü imkana sahip" diye konuştu.

Bu arada Lavrov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bu yılın ilk yarısında Çin'e ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu. Rus basını, bu ziyaretin 18 Mayıs haftasında gerçekleşeceğini duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın da 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin'e ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump ilk başkanlığı döneminde, 2017 yılında, Çin'i ziyaret etmişti.Fotoğraf: picture-alliance/AP/TopPhoto

Trump'ın aslında Çin'i Nisan ayında ziyaret etmesi kararlaştırılmıştı.

Ancak ABD Başkanı, İran savaşı nedeniyle ziyaretini ertelemek durumunda kaldığını, "Çok isterdim ama savaş yüzünden burada kalmak istiyorum. Burada olmam gerektiğini hissediyorum. Bu yüzden bir ay erteleme talebinde bulunduk" sözleriyle duyurmuştu.

Reuters, AFP, AP, dpa/ DA, JD

 

DW Türkçe Türkiye, Almanya ve dünyadaki gelişmeleri ve olayların perde arkasını DW Türkçe'den takip edin.dw_turkce
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği