ABD, Irak'ta kalıcı askeri üs peşinde
22 Ağustos 2008
Washington Post gazetesinde yer alan habere göre ABD yönetimi ile Irak,
Amerikan muharip birliklerinin 2011 yılına kadar çekilmesi konusunda anlaştı, ancak bu süreç belli koşullara bağlanıyor.
Washington Post'un haberine göre ABD, askerlerini 2011 sonuna kadar Irak’tan çekmesini öngören uzlaşıya “Irak’daki güvenlik koşulları 3 yıl içinde bunu elverirse” benzeri bir ifade ekletmek istiyor. Irak hükümeti için ise anlaşmada en azından asker çekme konusunda bir tarihin yer alması önem taşıyor; aksi takdirde anlaşmanın Irak Meclisi’ne takılması olası.
BM kararının süresi doluyor
ABD ile Irak arasında imzalanması beklenen anlaşma, BM Güvenlik Konseyi’nin 1483 sayılı Irak kararıyla da yakından ilgili. ABD’nin Irak harekâtı, sonradan bu kararla meşruiyet elde edebildi. 22 Mayıs 2003 tarihli bu karar, Amerikan birliklerine ve müttefiklerine, devletler hukuku açısından resmen bir “işgal gücü” statüsü kazandırdı, tabi ki bu statünün getirdiği tüm yükümlülüklerle beraber.
Her ne kadar ABD tarafından farklı sunulsa da; BM, Irak için bir misyon kararı almadı. Irak'taki çok uluslu gücün görev süresinin tekrar tekrar uzatılması ise, Washington tarafından “Irak’taki Amerikan varlığının onaylanması“ olarak algılandı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, çok uluslu gücün görev süresini en son 18 Aralık 2007 tarihinde, bir yıllık bir süre için daha uzatmıştı. Yani 31 Aralık 2008’e kadar uzatmıştı. Bu sürenin bir kez daha uzatılıp uzatılmayacağı ise belli değil, çünkü aslında Irak’da hedeflenene ulaşıldı: Saddam Hüseyin iktidardan düşürüldü, savaşın gerekçesi olarak gösterilen kitle imha silahları ise ortada yok.
Bu nedenle ABD, Irak ile bir an önce yeni bir anlaşmayı sonuçlandırmaya çalışıyor: Kısa adı SOFA olan, Askeri Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (Status of Forces Agreement). ABD yönetiminin aslında yapmaya çalıştığı, asker çekmek bir yana, Irak’taki askeri varlığını kalıcı hale getirmek.
Aslında Bağdat ile Washington, 31 Temmuz 2008 tarihine kadar “siyasi, ekonomik ve kültürel alan ile güvenlik alanındaki karşılıklı ilişkileri” düzenleyecek bir anlaşmayı imzalamayı planlıyordu. ABD Başkanı George Bush ile Irak Başbakanı Nuri el Maliki arasında bu yönde varılan uzlaşma ise ayrıntılara takıldı.
ABD’nin genişlettiği askeri üsler
Bağdat’taki Yeşil Hat’ta bulunan dünyadaki en büyük Amerikan Büyükelçiliği çevresine inşa edilen 1 milyar dolarlık güvenlik bölgesi, Washington'un Irak'ta daha uzun süre kalacağını gösteren bir örnek. Irak’taki düzinelerce Amerikan üssünün genişletilmesi de öyle.
Tam sayı bilinmese de ABD’li yetkililer 100 askeri kampın genişletilmesi ve kalıcı hale getirilmesinin gerekliliğinden bahsediyor. Son gelen haberler ise bu kapsamdaki üs sayısının azaltıldığı, ancak geri kalan üslerin, ilk planlanandan daha da büyütüleceği yönünde. Arkeolojik Ur kenti yakınlarındaki Talil’de bulunan askeri hava üssü de, bunlardan biri.
Talil'de, Saddam Hüseyin döneminde de bir askeri üs vardı. Amerikan işgalinin ardından Pentagon burayı, Ortadoğu’nun en büyük askeri üssüne çevirdi. Bağdat yakınlarındaki Balad'da, milyarlarca dolar harcanarak gelecekte 40 bin kadar askerin konuşlanabileceği bir üs kuruldu.
Müzakerelerde pürüzler var
ABD ile Irak arasındaki müzakerelerde sorun yaratan konu ise Irak’taki Amerikan güçlerinin "ödev, işlev ve haklarının" ne olacağı. Halihazırda bunlar Amerikan yasalarınca belirleniyor. Örneğin ABD’nin eski Irak Temsilcisi Paul Bremer, 17 sayılı yasal düzenleme ile “Blackwater” gibi tartışmalı özel güvenlik şirketlerini, Irak makamları karşısında dokunulmaz kılmıştı. ABD, bu imtiyazdan vazgeçmek istemiyor. Iraklı müzakerecilere göre ise Washington'un bu konudaki tavrı, kabul edilemez.