ABD ve İran’dan tarihi buluşma
25 Mayıs 2007
28 Mayıs 2007 İran ve ABD açısından özel bir önem taşıyor: İki ülke 27 yıllık ‘küskünlüklerine son verip’ Irak’ın başkenti Bağdat’ta diplomatlar ve büyükelçiler düzeyinde görüşmeler yapacak.
İranlı diplomat Hasan Kasımi Komi, müzakerelerin sadece Irak’ın durumuyla sınırlı olacağını vurguladı. Zira Irak iki ülkenin ortak paydası. Washington, Şii Tahran yönetiminin Irak’taki radikal dinci grupları desteklediğini ileri sürüyor. Buluşmada Amerikan yönetimi, Irak’taki şiddetin kontrol altına alınmasında İran’dan destek isteyecek.
Sadece Irak konuşulmayabilir
Siyasi gözlemciler iki ülke temsilcileri arasında ele alınacak konuların Irak’ın dışına çıkabileceği yorumunu yapıyor. Nitekim ABD, nükleer faaliyetleri yüzünden İran ile sorun yaşıyor. BM Güvenlik Konseyi’nin geniş bir kesiminin desteğini arkasına alan ABD, İran’ı atom bombası üretme peşinde olmakla itham ediyor.
Son olarak da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun, BM Güvenlik Konseyi’ne geçtiğimiz günlerde sunduğu raporunda, Tahran yönetiminin BM Güvenlik Konseyi’nin taleplerine uymadığı, uluslararası denetçilere izin vermediği belirtildi. İddialarının doğrulandığını düşünen Washington ise İran’a yönelik yaptırımların sertleştirilmesi için AB, Çin ve Rusya ile temasa geçmeye hazırlanıyor.
Pazartesi günü gerçekleşecek tarihi buluşma öncesinde hem İran hem ABD birbirlerine göz dağı vermeyi ihmal etmedi. ABD, Çarşamba günü Basra Körfezi’nde dokuz gemilik savaş donanmasıyla askeri tatbikata başlarken, İran da buna misilleme olarak ülkede kalan bir Amerikan vatandaşını ajan olduğu gerekçesiyle gözaltına aldı.
Eski düşmanlar
İran ile ABD arasındaki düşmanlığın kökeni 1953 yılına dayanıyor. CIA, dönemin İran Başbakanı Muhammed Musaddık’ı Ajaks Operasyonu ile iktidardan uzaklaştırdı ve yerine Şah’ın rejiminin kurulmasını sağlamıştı. İranlılar, Washington’un 2003 yılında Irak’a girmesini, 1953’teki işgal politikasının devamı olarak görüyor.
ABD’de ise 4 Kasım 1979’da Tahran’daki ABD Büyükelçiliği’ne İranlı öğrencilerin baskını ve burada görev yapan 52 kişiyi, 444 gün rehin tutması hatırlanıyor. O zamandan beri İran, ABD’nin düşmanı olarak algılanıyor.
Son olarak iki ülke arasındaki ilişkilerin normale dönmesi için 1997 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi diyalog önerisinde bulunmuş, ancak Washington çağrıyı duymazdan gelmişti.
Beklentiler konusunda uyarı
11 Eylül saldırılarından sonra İran’da Amerikan halkı ile dayanışma gösterileri düzenlenmiş, hatta Washington’ın Afganistan’a girmeden önce İran’dan bilgi aldığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı. Ancak buzların erimesi yönündeki umutlar, ABD Başkanı George Bush’un İran’ı ‘şer ekseni’ ülkelerine dahil etmesi ve İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın sert açıklamalarıyla son bulmuştu.
Siyasi gözlemciler, bütün bu yaşananlara bakıldığında, Bağdat’ta İranlı ve ABD’li temsilcilerin büyükelçiler düzeyinde ve sadece Irak’ın istikrarını görüşmek için de olsa bir araya gelmesini büyük bir adım olarak niteleniyor, ancak fazla beklentilere kapılınmaması gerektiği uyarısında da bulunuyor.