1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD'de Trump'ın görevden alınması mümkün mü?

Amy Stockdale
21 Nisan 2026

ABD Başkanı Donald Trump'ın önce "İran medeniyetini yok etme" tehdidi şimdi de Papa Leo'ya yönelik çıkışları, "görevi yerine getirmeye uygun olup olmadığını" tartışmaya açtı.

Beyaz Saray'ın bahçesinde, başkanlık helikopteri önünde, ayakta, ellerini iki yana doğru açmış şekilde basına konuşan Donald Trump
ABD'de Donald Trump'ın görevden alınmasına yönelik çağrılar son haftalarda arttıFotoğraf: Mandel Ngan/AFP

ABD'de Demokratlar, "İran'da medeniyeti yok etme" tehdidinde bulunan Başkan Donald Trump'ın Anayasa'nın 25'inci ek maddesi uyarınca görevden alınmasını istiyor.

Trump'ın Epstein dosyalarıyla ilgili tutumu ve son günlerde Papa Leo'ya yönelik sosyal medya paylaşımları ve açıklamaları tartışmayı daha da alevlendirdi.

Peki 25'inci ek madde ne diyor?

ABD Anayasası'na 1967'de eklenen 25'inci ek madde, bir başkanın veya başkan yardımcısının ölüm, istifa veya sağlık sorunları nedeniyle görevine devam edememesi durumunda izlenecek prosedürleri açıklığa kavuşturmayı amaçlıyor.

Başkanların görevini yerine getirememesi durumu ülkede uzun süre tartışılan bir konu olsa da değişikliğin yürürlüğe girmesinde ana etken Başkan John F. Kennedy'nin Kasım 1963'te suikasta uğramasıydı.

Değişiklik dört bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, başkanın istifa etmesi veya ölmesi durumunda başkan yardımcısının başkan olmasını sağlıyor.

İkinci bölüm, başkan yardımcısının yerine kimin geçeceğini ele alırken, üçüncü bölüm başkanın kısa süreliğine görevini yerine getiremeyecek durumda olması hâlinde yetkilerin geçici ve gönüllü olarak devredilmesine olanak tanıyor.

Üçüncü bölüm 2002 ve 2007 yıllarında George W. Bush ve 2021'de de Joe Biden tarafından anestezi altında yapılan kolonoskopilerde uygulandı.

Trump'ın "İran medeniyetini yok etme" tehdidi tüm dünyada tepki çektiFotoğraf: Nathan Howard/REUTERS

Trump'ı görevden alma yönündeki yeni çağrılar ise başkanın "görev ve yetkilerini yerine getiremeyecek durumda olması" hâlinde görevden alınmasını öngören dördüncü bölüm kapsamına giriyor.

Dördüncü bölümün uygulanması durumunda, başkan yardımcısı ve yürütme organlarının başlıca yetkililerinin çoğunluğu veya Kongre tarafından oluşturulan başka bir organ, başkanın "göreve uygun olmadığını" ilan edebiliyor. Bu durumda başkan yardımcısı geçici başkan oluyor. Ancak ABD'de bu madde bugüne kadar hiç uygulanmadı.

Trump'ın görevden alınmasını kim istiyor?

Maryland'den Kongre'nin Demokrat üyesi Jamie Raskin, Trump'ın "artık görevi yerine getirmeye uygun olmadığına" karar verilmesi halinde onu görevden alabilecek bir komisyon kurulmasını önerdi. Tasarıya Temsilciler Meclisi üyesi 50 kadar Demokrat politikacı da destek verdi.

Raskin, 14 Nisan'da yaptığı yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Tehlikeli bir uçurumun eşiğindeyiz. Amerikan halkını korumak için Kongre'nin 25'inci ek madde kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmesi artık ulusal güvenlik meselesidir."

Trump'ın görevden alınmasını sadece Demokratlar değil, Cumhuriyetçi Parti'den bazı isimler de istiyor.

Bir zamanlar Trump'ın ateşli destekçisi olan Temsilciler Meclisi'nin Cumhuriyetçi üyesi Marjorie Taylor Greene, Ocak ayında Trump'la kamuoyu önünde yaşadığı fikir ayrılığının ardından aktif siyaseti bırakmıştı.

Greene, 25'inci ek maddeye işaret ettiği 7 Nisan'daki X paylaşımında "Bir medeniyeti yok edemeyiz. Bu kötülük ve delilik" diye yazdı.

Yine bir zamanlar MAGA hareketinin önemli seslerinden olan sağcı yayıncı Candace Owens, X hesabından Trump'ın İran'a yönelik tehdidini hatırlatarak 25'inci ek maddenin uygulanması gerektiğini söyledi. Trump'ı "Soykırımcı bir deli" olarak nitelendiren Owens, "Kongre ve ordu müdahale etmeli" diye yazdı.

ABD kamuoyu da Trump'ın "yönetme kapasitesi" konusunda endişeli. Şubat sonlarında düzenlenen bir Reuters/Ipsos anketine göre, Amerikalıların sadece yüzde 45'i Trump'ın "zihinsel olarak sağlam ve zorluklarla başa çıkabilecek durumda" olduğunu düşünüyor.

Neden görevden azli istenmiyor?

Trump, Anayasa'nın 25'inci ek maddesi kullanılarak görevden uzaklaştırılmanın yanı sıra azil çağrılarıyla karşı karşıya kaldı. Ancak Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Temsilciler Meclisi'nde bu yönde bir ilerleme sağlamak oldukça zor.

Trump ilk döneminde, ABD tarihinde hakkında iki kez azledilme süreci başlatılan tek başkan olmuştu. Her iki seferde de Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato tarafından aklanmıştı.

Demokrat politikacı Raskin, 10 Nisan'da Time dergisine verdiği bir röportajda, Kongre üyelerinin "görevden azil sürecine girişmek için gerekli imkanlara" sahip olmadığını söyledi:

"Şu anda görevden azil çağrısında bulunan veya bize bu konuda imada bulunan tek bir Cumhuriyetçi bile yok."

Şu anda Demokratlar hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da azınlıkta bulunuyor. Ancak ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerle Kongre'de dengeler değişebilir.

Trump daha önce Cumhuriyetçi isimlere, ara seçimlerde Kongre'de çoğunluğu kaybederlerse görevden alınabileceğini açıkça söylemiş ve kazanmak için daha çok çalışmalarını istemişti.

25'inci ek madde yürürlüğe konabilir mi?

25'inci ek madde yürürlüğe girse bile Trump "aksini belirten yazılı bir beyan" sunarak "herhangi bir yetersizliğin söz konusu olmadığını" iddia edebilir. Bu durumda, başkan yardımcısı ve kabine üyeleri aksini savunursa, Kongre konuyu oylayabilir. Başkanın görevden alınması için ise üçte iki çoğunluk gerekiyor.

25'inci ek madde, teknik olarak yürürlüğe konabilse de siyasi olarak bu ihtimal gerçeklikten çok uzak.

Maryland Üniversitesi'nde hukuk profesörü olan Mark Graber, "Trump'ın kabinesi ve kongresi, yaptıklarından memnun görünüyor" diye konuşuyor.

DW'nin Washington Büro Şefi Ines Pohl ile konuşan eski üst düzey yetkililer de bu yönde görüş bildiriyorlar.

Uzmanlara göre kabine, Trump'ın "arkasında". "Birliğin Durumu" konuşması sırasında Trump ve arkasında onu alkışlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (solda) ve Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson (sağda)Fotoğraf: Kenny Holston/The New York Times/REUTERS

Trump'ın ilk başkanlık dönemindeki ulusal güvenlik danışmanlarından John Bolton, "Açıkçası, bunun gündeme getirileceğini sanmıyorum" diyor.

Bolton'a göre sorun Trump'ın "akıl sağlığında" değil:

"Dış dünyayı anlamıyor veya umursamıyor. Donald Trump'ın çıkarına olan şeylere odaklanıyor. Bu da İran savaşından NATO ve ABD müttefiklerine davranışlara kadar her şeyi etkiliyor."

Emekli Korgeneral Ben Hodges de benzer görüşleri dile getiriyor:

"Açıkçası, çeşitli nedenlerden dolayı Kongre'de bunu yapacak cesarete sahip yeterli Cumhuriyetçi olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle kesinlikle olası görünmüyor. Ancak birçok insanın bunun gerekli bir çözüm olduğunu düşündüğü bir durumda olmamız ABD için iyi değil."

Profesör Graber da benzer görüşte:

"Cumhuriyetçiler Donald Trump'ın etrafında toplanmayı bırakana kadar, azil ve 25'inci ek madde sadece teoriden ibaret kalacak."