AB’de gündem yeni anlaşma
27 Temmuz 2007
Avrupa Anayasası’nın yerini alacak yeni Avrupa Anlaşmasının ekim ayında Portekiz’in başkenti Lizbon’da düzenlenecek Avrupa Birliği liderler zirvesinde kabul edilmesi bekleniyor. Avrupa Parlamentosu’nun Anayasa Komisyonu başkanı Elmar Brok, Avrupa’nın belirlenen takvimde artık gecikme lüksü bulunmadığını söylüyor.
“Yeni anlaşma, Avrupa Birliği’ne yeni katılan 12 üyenin birlik içindeki fonksiyonlarına açıklık kazandıran ve çok uzun süredir atılması gereken adımlar içeriyor. Enerji güvencesi gibi aciliyet taşıyan konularda, Avrupa Birliği ülkelerinin önünde duran birçok meselede anlaşmanın devreye girmesine bağlı olarak mesafe alınması sağlanacak.
Süper devlet iddiası
Yeni Avrupa Anlaşmasına yöneltilen eleştirilerin başında, birliğin bu adımla “Süper Devlet”e dönüştürüldüğü, milli devletlerin yetki alanlarının budandığı iddiası geliyor. Avrupa Parlamentosu’nun Hristiyan Demokrat milletvekili Anayasa Komisyonu başkanı Elmar Brok, “süper devlet” iddialarına katılmadığını belirtiyor.
“Bu görüşü saçmalıktan ibaret buluyorum. Çünkü tam aksine bir durum söz konusu. Milli devletler Avrupa Birliği’nin temel unsuru olarak kalmaya devam edecek. Avrupa Birliği, kendini yetkilerle donatmak durumunda değil. Milli devletler mevcut yapılarını korumaya devam edecek. Temel Haklar Şartı, Avrupa vatandaşlarının özgürlüklerini daha da genişletmektedir."
Takvim 2009'u gösteriyor
Yeni Avrupa anlaşması bu yıl içinde Avrupa Birliği liderlerince kabul edildikten sonra sıra milli meclislerin onayına gelecek. Avrupa Parlamentosu Anayasa Komisyonu başkanı Elmar Brok, takvimin işlemesi halinde 2009 ilkbaharında sürecin tamamlanmasının beklendiğini vurguluyor.
“Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için belirlenen takvimin işleyeceğini tahmin ediyorum. Eğer bu gerçekleşmezse Avrupa Birliği’nin 27 ülkesi küreselleşme, terör ve güvenlik politikaları gibi günümüzün güncel sorunları aşabilecek seviyeye ulaşma konusunda son fırsatı da kaçırmış olacaktır. Bu durumda Avrupa bünyesinde bir grup ülkenin biraraya gelerek ortak hareket etmesi, dolayısıyla Avrupa’nın bölünmesi gündeme gelebilir. Bunu mutlaka engellemeliyiz. Biz Almanlar birlik içinde her ülkenin eşit seviyede muamele görmesini arzuluyoruz. Bu anlamda Avrupa’yı küçülten bu tür adımlardan kaçınmamız gerektiği ve yeni Avrupa anlaşmasının da bu anlayış çerçevinde uygulamaya konulmasından yanayız.”