1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

AB’den “mavi kart” müjdesi

26 Mayıs 2009

Nitelikli işgücünü çekmek isteyen Avrupa Birliği, “mavi kart” uygulamasını kabul etti. Üniversite mezunları ve meslek sahipleri için yeni fırsatlar doğuyor.

Fotoğraf: chromorange

Avrupa Birliği’nde uzun süredir tartışılan “mavi kart” uygulaması Brüksel’de yapılan Konsey toplantısında kabul edildi.

ABD’nin yıllardır başarıyla uyguladığı “green card” modelini örnek alan “mavi kart” uygulaması, üçüncü ülkelerdeki nitelikli işgücünü Avrupa ülkelerine çekmeyi amaçlıyor.

Yeni uygulamayla üniversite mezunları ve meslek sahipleri, ihtiyaç duyulan alanlarda, daha uygun koşullarda göçmen olarak kabul edilecek. Mavi kart sahiplerine, özel nitelikli oturma müsaadesi ve çalışma izni verilecek.

Mavi kartın en önemli koşullarından biri başvuru sahibinin AB üyesi ülkelerinden birinde bir iş sözleşmesi imzalaması. Bu sözleşmede gösterilen aylık gelirin, o ülkedeki ortalama maaşların 1,5 kat üstünde olması da gerekiyor. İstisnai durumda bu oranın 1,2 katla sınırlandırılabilieceği de karara bağlandı. Üye ülkeler, gerekli gördükleri takdirde bu koşullara ek bazı şartlar da getirebilecek.

AB mavi kart sahipleri, işgücü piyasasına girme, aile birleşimi ve Avrupa çapında serbest dolaşım ve çalışma konularında kolaylıklara sahip olacak.

Mavi kart ne getirecek?

Fotoğraf: dpa

Uygulama ile AB üyesi ülkeler, göçmenlerin kabul edilmesi ve hakları konusunda ortak standartlar belirleyecek. Mavi kartın süresi 1 ile 4 yıl arasında değişecek, ancak süre bitiminde yenilenebilecek.

Mavi Kart sahibi, bir AB üyesi ülkede 18 ay yasal olarak kalmasının ardından, bir başka üye ülkeye serbestçe geçebilecek ve burada çalışabilecek. Mavi kart sahibi göçmenler, bulundukları ülkede çalışma koşulları, ücret, örgütlenme özgürlüğü, eğitim, mülk satın alma gibi konularda, ülke vatandaşları ile aynı haklara sahip olacaklar.

AB üyesi ülkelerin, mavi kart uygulamasını yaşama geçirmek için gerekli tüm düzenlemeleri 2 sene içerisinde tamamlamaları gerekiyor.

AB Komisyonu’nun Adalet ve İçişlerinden Sorumlu Üyesi Jacques Barrot, “Ortak göçmen politikamızın iki temel unsurunu bugün oluşturmuş olmaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi. Barrot, “Nitelikli işgücünün Avrupa’ya gelmesi, rekabet gücümüzü artıracak ve nüfusun yaşlanması ile ortaya çıkan demografik sorunları aşmamıza yardımcı olacak” şeklinde konuştu.

ABD'de nitelikli işgücünün yüzde 3,2'sini, Kanada'da yüzde 7,3'ünü ve Avustralya'da yüzde 9,9'unu, üçüncü ülkelerden gelen göçmenler oluşturuyor. Avrupa'da ise bu oran yalnızca yüzde 1,7.

Kaçak işçilikle mücadele

AB ülkelerin kabul ettikleri yeni uygulama, nitelikli işgücüne kapıları açarken, kacak işçilikle mücadelede çok sert önlemler öngörüyor. Buna göre kaçak işçi çalıştıran işverenler, ağır para cezalarının yanı sıra, hapis cezaları ile karşı karşıya kalacak. Halen Avrupa genelinde, özellikle inşaat; tarım ve otelcilik alanında 4 milyondan fazla kaçak işçi çalıştırıldığı tahmin ediliyor.


Derleyen: Ayhan Şimşek

Editör: Murat Çelikkafa

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik