1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

301109 Innenminister Brüssel

1 Aralık 2009

Amerika Birleşik Devletleri, terörizmle mücadele kapsamında, Avrupa Birliği ile üçüncü ülkeler arasında yapılan para transferlerini incelemeye devam edebilecek. AB içişleri bakanları ilgili anlaşmaya onay verdi.

Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin içişleri bakanlarının onay verdiği anlaşmaya göre, Amerika Birleşik Devletleri terörle mücadele kapsamında, küresel çapta banka hizmetleri sunan SWIFT kuruluşunun verilerini incelemeye devam edebilecek. Amerikalı yetkililer, 2002 yılından beri bu verileri inceleyerek, teröristlerin ve para kaynaklarının izini sürmeye çalışıyor. SWIFT’in Avrupa’daki para transferlerinin yapıldığı bilgi-işlem merkezinin bu yıl sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nden Hollanda’ya taşınacak olması nedeniyle, yeni bir anlaşma yapılması gerekiyordu. Aksi takdirde, Amerikalı yetkililerin verileri inceleme izni olmayacaktı. Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin çoğu Amerika Birleşik Devletleri’ne bu iznin verilmesinden yanayken, Almanya konuya kuşkulu bakıyordu.

Almanya çekimser kaldı

Alman hükümetine göre, kişisel verilerin nasıl korunacağı bu anlaşmada açıklıkla belirtilmiyordu. Nitekim Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, yapılan oylamada çekimser kaldı. İçişleri Bakanı, neden çekimser kaldığını şu sözlerle açıkladı: ”Federal Almanya Cumhuriyeti bu anlaşmaya onay veremezdi. Özellikle bireysel hukuki korumayı, iptal yönetmeliklerini ve verilerin nasıl kullanılacağına dair bilgileri tam anlamıyla tatmin edici bulmuyoruz. Bunun üzerine, bu anlaşmayı engellemeyeceğini bilmeme rağmen, çekimser oy kullanmaya karar verdim.” De Maizière, buna ek olarak ”kişisel verilerin korunması açısından tatmin edici olmayan bir anlaşma, hiç bir anlaşmanın olmamasından daha iyidir” sözleriyle de kararını gerekçelendirdi. De Maiziére, bunun yanı sıra alınan kararda Almanya ile ABD arasında terörle mücadele alanındaki işbirliğinin rolüne de dikkat çekti.

Tepkiler

Anlaşmanın imzalanması için verilen onay bir gün gecikseydi, bugün (1 Aralık’ta) yürürlüğe giren ve Avrupa Birliği'nde kapsamlı idari reformlar öngören Lizbon Antlaşması uyarınca Avrupa Parlamentosu’nun da söz hakkı olacaktı. Avrupa Parlamentosu’nun Hristiyan Sosyal Birlik Partili üyesi Manfred Weber SWIFT anlaşmasına ilişkin kararın aslında parlamento tarafından verilmesi gerektiğini belirterek, verilen onayı hem zamanlama hem de içerik açısından doğru bulmadığını kaydetti: ”Avrupa Birliği vatandaşları, haklı olarak onlara ait olan verileri korumamızı bekliyor. Ben, Amerika Birleşik Devletleri ile işbirliğini savunuyorum; terörle mücadelede işbirliği yapılmasından yanayım. Ancak temel ilke şu olmalı: Avrupa’ya ait veriler için Avrupa’daki koruma standartları geçerlidir. Bu Amerika Birleşik Devletleri ile yapılan işbirliği için de geçerli olmalı.”

Tartışmalara rağmen, imzalanmasına onay verilen anlaşma geçici nitelikte. Şubat ayından itibaren geçerli olacak yeni düzenlemenin yerini 2010 yılının Aralık ayında imzalanacak yeni bir anlaşma alacak. Sürekliliği olacak bu anlaşmanın ise Avrupa Parlamentosu’nun onayı ile imzalanması öngörülüyor.

Eski Yugoslavya'ya vizesiz seyahat

Öte yandan İçişleri Bakanları, eski Yugoslavya ülkelerinin vatandaşlarını memnun edecek bir karar aldı. Bu ülkelerin vatandaşlarına vizesiz seyahat özgürlüğü getiren kararı Dönem Başkanı İsveç’i temsilen Göç Bakanı Tobias Billström açıkladı: ”İçişleri Bakanları bugün aldığı karara göre; eski Yugoslavya ülkelerinden Makedonya, Karadağ ve Sırbistan vatandaşlarının Schengen Bölgesi’nde seyahat etmek için 19 Aralık’tan itibaren vizeye ihtiyacı olmayacaktır.”

Billström, Arnavutluk ve Bosna-Hersek vatandaşlarının da yakında vizesiz seyahat özgürlüğünden yararlanabileceği mesajını verdi.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Haselbach / Çeviren: Jülide Danışman

Editör: Beklan Kulaksızoğlu