ABD’nin yeni Irak planı
14 Ocak 2008
ABD’nin liderliğindeki koalisyon güçleri 2003 yılında Irak’a Birleşmiş Milletler’in onayı olmadan girmişti. Devletler Teşkilatı Irak’taki Amerikan askeri varlığını 2004 yılının Haziran ayında onaylamıştı. BM’in verdiği yetki 2007 yılının Aralık ayında 2008 sonuna kadar uzatılmıştı. 2009 yılından itibaren Amerikan birlikleri Irak’ta BM’in yetkisi olmadan kalacak.
Irak’ta durumun sakinleşmeye başlaması Amerikan yönetimine rahat nefes aldırdı. Bush yönetiminin Irak politikasına karşı olanlar bile durumun nispeten düzeldiğini teslim ediyor. Başkan Bush’un sert eleştiri ve tepkiyle karşılanan Irak’a takviye birlikleri sevketme kararının sonuçsuz kalmadığı anlaşılıyor. Terör saldırıları şiddetini kaybederken Amerikan birlikleri de daha az kayıp veriyor. Vaşington bir yandan terör odaklarına karşı kapsamlı operasyon hazırlığı yaparken diğer yandan da barış dönemi için planlar hazırlıyor. Bu planlar, BM yetkisinin sona ereceği 2009 ve sonrasını kapsıyor.
Aslında Amerikan birliklerinin 2009 başında Irak’ı terketmesi gerekirdi. Ancak gelişmeler bunun tam aksini gösteriyor. Cumhuriyetçi Parti’nin başkan adaylarından John McCain, yüksek kayıp verilmemesi kaydıyla Amerikan birliklerinin yüz yıl daha Irak’ta kalmasından yana olduğunu söylemişti.
Bağdat’ın rızası
Başkkan Bush ise NBC televizyonuna verdiği mülakatta McCain kadar uzun vadeli planlar yapmadığını belirtti: “Irak hükümetinin rızasıyla daha uzun kalmamız mümkün. Önemli olan bu sürenin uzunluğu.”
Muhabirin ‘mesela on yıl olabilir mi?’ şeklindeki sorusuna Bush’un cevabı, “Tabii, mümkündür”, oldu.
Irakla ilgili tozpembe tablolar çizen Vaşington’daki askeri strateji uzmanları 2009’dan sonra Irak’ta ‘muharip kurtarıcı’ kimliğiyle kalamayacaklarını belirtiyorlar. Irak’taki Amerikan kuvvetleri başkomutanı General David Petraeus’a danışmanlık yapan Stephen Biddle öncelikli hedeflerinin şiddeti bitirmek olduğunu söylüyor:
“Böyle devam eder ve Amerikan yönetimi hata yapmazsa bir yıla kadar bütün Irak ateşkesin eşiğine gelebilir.”
Biddle bunun sonucu olarak, Amerikan birliklerinin BM yetkisi dışında farklı bir görev üstlenebileceği görüşünde: “Mevcut trend değişmezse, muharip güç olmaktan çıkıp barış gücü olarak Irak’ta kalınabilir.”
Aşırı iyimserlik eleştirisi
Amerikan Savunma Bakanlığı uzmanlarından Mark Kimmit de, artan güvenliğin istikrar kazandırması durumunda 2008 ve onu izleyen yılların başarı dönemi olabileceğini söylüyor: Irak’ı yakından tanıyan strrateji uzmanları ise bu iyimserliği aşırı buluyorlar. Edward Joseph Amerikan kamu radyosu ‘npr’e verdiği demeçte en önemli sorunlardan birinin hala çözüm beklediğini belirtti: “Irak’taki şiddet ve terörün azalmasıyla bizim barış yolunda ilerleme sağlamamız Sünniler’in siyasi sürece entegre edilmesine bağlıdır.”
Edward Joseph şimdiden ‘barış gücünden’ söz etmenin aşırı iyimserlik olacağını ve bunu söyleyenlerin işi tersindern düşündüklerini öne sürüyor. İyimserliğini koruyanların unuttukları bir diğer husus ta, altı yıldır süren savaşın ardından Amerikan ordusunun Iraklılar tarafından ‘barış gücü’ olarak kabul edilmesinin pek kolay olmayacağı.