AB’nin gündemi reform
15 Ekim 2007
“Bir uzlaşı sağlanmasına yakın olduğumuz düşüncesindeyim ve liderlerin halkı hayalkırıklığına uğratmamak için ellerinden geleni yapmalarını ümit ediyorum.”
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barraso, Avrupa Birliği Genel İşler Konseyi toplantı öncesinde yaptığı bu açıklamayla umutlu olduğu sinyalini verirken aynı zamanda Avrupalı liderleri uyardı. Zira Avrupa Birliği açısından kritik bir haftaya girildi. Dikkatler Lüksemburg’da yapılan Dışişleri Bakanları toplantısına çevrilmiş durumda.
Son müzakere turu
Bakanlar, Avrupa Birliği Anayasası’nın Fransa ve Hollanda’daki referandumlarda reddedilmesinin ardından üzerinde çalışılan Avrupa Birliği Reform Anlaşması üzerindeki son müzakereleri yürütüyor. Anlaşmanın son halinin, 27 üye ülkenin liderlerin Perşembe günü biraraya getirecek olan Lizbon zirvesinde hazır olması gerekiyor.
Almanya Başbakanı Frank Walter Steinmeier’e göre bu hedefin önünde ciddi bir engel yok. Stenmeier, “Kanımca yıl başında bu yanan bir çok taraf uzlaşı doğrultusunda adım attı. Bundan memnuniyet duyuyorum ve bu nedenle liderler zirvesinde bir mutabakat sağlanacağı konusunda umutluyum” diye konuşuyor.
”Küçük pürüzler”
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn da küçük bazı pürüzler bulunduğunu ve Polonya’nın beklentileri olduğunu söyledi. Polonya, anlaşmaya, birlik kararlarının bloke edilmesini sağlayacak mekanizmalara yer verilmesinde ısrarcı. Tartışma bunu sağlayacak maddenin, anlaşmaya ne şekilde dahil edileceği ve hukuki bağlayıcılığı üzerinde odaklanıyor. Dönem başkanlığını yürüten Portekiz, haftalardır uzlaşı sağlanması amacıyla yoğun diplomatik çaba harcıyor. Basın toplantısı düzenleyen Portekiz’in Avrupa Birliği’nden Sorumlu Bakanı Manuel Lobo Antunes, liderler zirvesine kadar bir uzlaşı sağlanmaması için herhangi bir neden bulunmadığını kaydetti.
Polonya’nın değerlendirmesi
Genel İşler Konseyi öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Polonya Dışişleri Bakanı Anna Fotyga ise şu açıklamayı yaptı:“Bir uzlaşı sağlanmasına çok yakınız. Bakacağız”
Avusturya, Bulgaristan ve İtalya’nın da bazı özel istekleri var. Avusturya, Alman öğrencilerin ülkedeki üniversitelere girişlerini zorlaştırmak istiyor. Bulgaristan ise euro kelimesinin kendi alfabesiyle anlaşmada yer almasını istiyor. İtalya da parlamentodaki dağılımdan hoşnut değil. Ancak bunların liderler zirvesine kadar çözümlenebilecek konular olduğu belirtiliyor.
2009 hedefi
Tüm taraflar umutlu ve Haziran’da Brüksel’deki zirvenin aksine bu sefer nihayet anlaşmanın, çetin diplomatik mücadeleler yaşanmaksızın onaylanacağı belirtiliyor. Ancak süreç bununla da bitmiyor. Çünkü anlaşmanın hedeflendiği gibi 2009 yılında yürürlüğe girebilmesi için üye ülkelerin parlamentolarından onaylanması bekleniyor.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları’nın gündemindeki diğer iki konuysa İran ve Myanmar’a dönük yaptırımların sertleştirilmesi.