AB’ye hukuk devleti uyarısı
13 Kasım 2007
Amerikan istihbarat teşkilatı CIA’nın Avrupa’da terör zanlıları için gizli hapishaneler kurması ve terör zanlılarını ilgili hükümetlerin izni olmadan Avrupa’dan çıkarması büyük yankı uyandırmış ve haftalarca medyaya konu olmuştu. CIA’nın Avrupa’daki gizli faaliyetlerini soruşturmakla görevlendirilen Avrupa Konseyi özel temsilcisi Dick Marty Avrupa hükümetlerini skandalı örtbas etmeye çalışmakla suçluyor. Marty tahkikat raporu hakkında bilgi verdiği basın toplantısı sırasında Avrupa hükümetlerinin seslerini çıkarmamakla yasa dışı faaliyetlerle insan hakkı ihlallerine yardımcı olduklarını söyledi.
Yusuf Nada örneği
Avrupa Konseyi raportörü Dick Marty, BM ve Avrupa Birliği’nin terörist listelerinde adı geçen çok sayıda masumun bir daha normal hayat süremeyeceklerini dile getirdi. İsviçreli uzman terör ile mücadelenin şart olduğunu ancak bu mücadelenin keyfi değil meşru metodlarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Mısır asıllı İtalyan vatandaşı Yusuf Nada, 11 Eylül 2001 saldırılarına yardımcı olduğu zannıyla CIA tarafından kara listeye alınmış, İtalya ve İsviçre’de yargılanıp aklanmasına rağmen listeden silinmemişti. Dick Marty 76 yaşındaki Nada’nın akıbetinden ders alınması gerektiğini söyledi: “Yusuf Nada herşeyini kaybetti. İşinden, servetinden oldu. İsviçre’de yaşadığı yerden ayrılması yasak. Altı yıldır parasını çekip harcayamıyor. Şoke edici bir durum. Bu hukuk devletine yakışmaz.”
”Müslüman Kardeşler” örgütü tartışması
Avrupa Konseyi özel raportörü Dick Marty, Yusuf Nada’nın resmi makamlarla işbirliği yapmama hakkını kullanmış olmasının kara listeden çıkarılmaması için bir neden sayılamayacağını söyledi. Yıllardır Mısır’daki Müslüman Kardeşlerin üyesi olduğunu saklamayan Nada, suçlamaların başından beri masum olduğunu söylüyor: “Müslüman Kardeşler’in 60 yıllık üyesiyim. 20 yıl örgütün dış ilişkilerine baktım. Şiddete kesinlikle karşıyız. Böyle düşündüğümüzden değil, dinimiz böyle emrettiği için.”
Bazı uzmanlar bu sözlere katılmıyor. Müslüman Kardeşler’in militan olarak sınıflandırılması gerektiğini savunanlar da var. Marty, Nada gibi nicelerinin mağdur edildiğini ve daha yüzlerce müslümanın terör zanlısı listesinde yer aldığını söyledi: “Bu maalesef böylesine büyük bir skandalın neden fazla yankı bulmamasını açıklamaya yeter. Ama şartlar değiştiğinde herkesin bu listeye geçebileceğini kamuoyu bilmek zorunda. Ben de, siz de, başkaları da.”
Bağımsız komisyon talebi
Bağımsız bir komisyonun kara listeleri incelemesini isteyen Dick Marty bu masumları kara listeye almanın teröristlerin ekmeğine yağ sürdüğünü ve batılı sistemle mücadele etmek için ellerine yeni gerekçe verdiğini sözlerine ekledi: “Böylelikle teröristleri bir ölçüde meşrulaştırmış oluyoruz. Onlara yasa dışı metodlara başvuran bir toplum düzeniyle, bir devletle mücadele etme hakkı tanımış oluyoruz. Kendi altımızı oyuyoruz.”
Kara listeler gibi Guantanamo esir kampı, ya da CIA’nın Avrupa’daki faaliyetleri de Dick Marty açısından, ‘terör ile mücadelede insan haklarının ihlaline’örnek oluşturuyor.