Almanya'da üniversite öğrencileri nasıl geçiniyor?
14 Haziran 2026
Bonn Üniversitesi'nde "Siyaset ve Toplum" eğitimi alan Wiebke Jaeger'in fazla zamanı yok; birazdan yarı zamanlı işine gitmek üzere yola çıkması gerekiyor. Jaeger, genç mültecilere meslek hayatına adım atabilmeleri için başvuruda yardımcı oluyor. Jaeger, haftada 12 saat çalışıyor. Almanya'da öğrenimlerini finanse edebilmek için amfi ile iş arasında mekik dokuyan öğrencilerin yüzde 66'sından biri. Bu nedenle de CSU'lu Federal Araştırma Bakanı Dorothee Bär'in son açıklamalarına tepki gösterenlerden.
Jaeger, DW'ye verdiği demeçte, "Sosyal alanlarda yine tasarrufa gidileceğini ve gençler dahil edilmeden onlar hakkında kararlar alınacağını duyunca bıkkınlıkla iç çektim" diyor ve ekliyor:
"Dorothee Bär'in, öğrencilerin zaten çok ayrıcalıklı olduğunu ve aslında BAföG (burs) artışına ihtiyaç duymadığını söylemesi, bir Federal Araştırma Bakanı açısından oldukça küstahça bir açıklama."
Almanya'da BAföG reformu tehlikede
Almanya'daki yaklaşık üç milyon öğrenciyi öfkelendiren asıl mesele, Dorothee Bär'in koalisyon sözleşmesinde yer alan Federal Eğitim Destek Yasası'nın (BAföG) reformuna neden şu anda öncelik vermediğine ilişkin gerekçesi.
Bär'e göre, öğrencilerin eğitimleri sırasında çalışması "trajik bir durum değil; aksine birçok kişi bu sayede yaşam ve meslek deneyimi de kazanıyor." Ona göre Almanya'da "tam kapsamlı güvence sunan" bir öğrencilik hayatı asla olmayacak; çünkü ülkedeki öğrencilerin durumu zaten oldukça "ayrıcalıklı".
Bunun arka planında ise son koalisyon anlaşması yatıyor var: Muhafazakâr Birlik partileri CDU/CSU ile Sosyal Demokrat Parti (SPD), gelecek kış döneminden itibaren ailesiyle yaşamayan BAföG'lü üniversite öğrencileri için kira desteğinin aylık 380 eurodan 440 euroya çıkarılmasında uzlaşmıştı. Ayrıca 2027'den itibaren BAföG temel destek tutarlarının da kademeli olarak mevcut 475 eurodan temel sosyal yardım düzeyine, yani 563 euroya yükseltilmesi planlanıyordu. Reformun mevcut yasama dönemi boyunca ek maliyetinin bir milyar euronun biraz üzerinde olacağı tahmin ediliyor.
Öğrencilerin çalışması artık istisna değil
Vasco Silver, Almanya'da devletten eğitim desteği alan yaklaşık 500 bin öğrenciden biri. Bonn'da fizik ve astronomi eğitimi gören Silver'ın aylık aldığı 740 euroluk burs, 657 euroluk ortalama BAföG desteğinin üzerinde. Ancak bu tutar, son yıllarda kademeli olarak artsa da yükselen yaşam maliyetlerine ayak uyduramıyor.
Bu nedenle 27 yaşındaki aile babası Silver da haftada sekiz saat çalışmak zorunda kalıyor. Çünkü özellikle kira giderleri bütçenin büyük bölümünü tüketiyor.
Silver, "Almanya'da BAföG'ün amacı, kişinin hangi sosyal sınıftan geldiğine bakılmaksızın herkesin üniversite okuyabilmesini sağlamaktı. Ama artık bu işlevini yerine getiremiyor" diyor.
Bär'in "O zaman çalışıversinler" yaklaşımı onu da epeyce öfkelendirmiş. Silver, "Gerçek şu ki, öğrencilerin üçte ikisi zaten çalışıyor. Çevremde BAföG alan bütün arkadaşlarım aynı zamanda bir işte de çalışıyor" diye ekliyor.
Her üç öğrenciden biri yoksulluk riski altında
Bakanın iddiasının aksine birçok öğrenci için yaşam koşulları ayrıcalıklı olmaktan çok uzak.
Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre öğrencilerin üçte birinden fazlası yoksulluk riski altında bulunuyor. Artan fiyatların yanı sıra özellikle hızla yükselen kiralar öğrencileri geçim sıkıntısına sürüklüyor. Öğrenciler ortalama olarak yalnızca barınma için ayda 512 euro öderken, Münih, Hamburg ve Frankfurt gibi büyük kentlerde bu miktar 700-800 euroya yaklaşabiliyor.
Peki Almanya, eğitimden tasarruf ederek önemli beyinleri kaybetmeyi göze alabilir mi?
Wiebke Jaeger'in bir öğrenci arkadaşı, artık BAföG alamadığı için üniversite eğitimini bırakmak zorunda kalmış. Buna bir de başvuruların sonuçlanmasının çoğu zaman aylar sürmesi ekleniyor. Jaeger ve Silver, daha önce destek kararlarını almak için de altı ay beklemiş.
Jaeger'i en çok hayal kırıklığına uğratan ise hükümetin kullandığı dil ve öğrencileri rahatlatacak yapıcı öneriler sunmaması.
"Alman siyasetinden en son ne zaman bir haber duyup da 'İşte bu' diye düşündüğümü hatırlamıyorum" diyen Jaeger şöyle devam ediyor:
"Onun yerine yine bir yerlerden kesinti yapıldığını, belli toplumsal grupların tembel olduğunun ya da daha mevcuttan fazlasını yapabileceklerinin söylendiğini duyuyoruz. İnsanların demokrasiye inancını tesis edecek siyaset böyle yapılmaz."
Öğrencilerin durumu, öğrencilerin katılımı olmadan tartışılıyor
BAföG reformunun hayata geçip geçmeyeceği henüz belirsizliğini koruyor. SPD, hükümet ortağı CDU ve CSU'yu koalisyon sözleşmesinde üzerinde uzlaşılan maddelere bağlı kalmaya çağırdı.
Muhalefet ise baskıyı artırıyor. Sol Parti, parlamentoya "Yaşamaya ve okumaya yetecek bir BAföG" başlıklı bir önerge sundu. Parti, 1970'li yılların başında olduğu gibi tamamen geri ödemesiz bir destek sistemi talep ediyor. Hâlihazırda öğrenciler, devletten aldıkları desteğin yüzde 50'sini geri ödüyor. Geri ödeme tutarı en fazla 10 bin 10 euro ile sınırlandırılıyor.
Vasco Silver ise öncelikle öğrencilerin sorunları için kararlı biçimde mücadele eden bir Federal Araştırma Bakanı görmek istediğini söylüyor ve şu soruyu yöneltiyor:
"Sayın Bär, neden öğrenciler ve bilim için mücadele etmiyorsunuz? Neden bizimle konuşmak yerine bizim hakkımızda konuşuluyor? Biz gençler uzlaşmaya hazırız; yeter ki bedeli her seferinde aynı kuşak ödemesin."