1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Almanya'da ırkçılık ve yoksulluk birbiriyle bağlantılı

Marcel Fürstenau
7 Mayıs 2024

Yapılan bir ankete göre Almanya'da yaşayan siyah, Müslüman ve Asyalılar iyi bir eğitim almış olsalar bile diğer gruplara göre yoksulluk riskiyle daha çok karşı karşıya kalıyor.

Musluk tamiri yapan siyahi bir kişinin yakın plan elleri
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/S. Hoppe

Almanya'da ırkçılık yaygın bir sorun. Peki ırkçılık bundan etkilenen insanlar için gerçekten ne anlama geliyor? Berlin merkezli Alman Entegrasyon ve Göç Araştırma Merkezi (DeZIM) ırkçılık ile yoksulluk riski arasındaki ilişkiyi gösteren bir araştırma yaptı ve sonuçlarını "Eşitliğin sınırları: Irkçılık ve Yoksulluk Riski" başlıklı çalışmada topladı.

Sosyal bilimciler Zerrin Salikutluk ve Klara Podkowik'in Ulusal Ayrımcılık ve Irkçılık Monitörü'nden (NaDiRa) elde edilen verilere dayandırarak yaptığı çalışmada araştırmacılar, eğitim sisteminde, istihdam piyasasında, konut ve sağlık sektöründe ayrımcılık yapıldığını ortaya koydu. Federal Meclis tarafından finanse edilen bu proje 2020 yılından beri günlük ırkçı deneyimleri tespit etmek için yinelenen araştırmalar yapıyor.

DW'ye konuşan araştırmacı Salikutluk, "Resmi istatistiklere veya federal hükümetin yoksulluk ve zenginlik raporlarına baktığınızda, veriler çoğunlukla göç geçmişine ve Alman vatandaşlığına sahip olup olmadığınıza göre değişiyor" diyor.

Almanya'da gündelik ayrımcılık

Önceki çalışmalar göçmen kökenli kişilerin iş ararken sık sık ayrımcılığa maruz kaldığını gösteriyordu. Bu da göçmenlerin yoksulluk sınırının altında kalma riskinin arttığını gösteriyor.

Almanya'da ortalama gelirin yüzde 60'ınden azına sahip olan kişilerin yoksulluk sınırının altında olduğu kabul ediliyor. Bu rakam 2023'te aylık 1310 Euro'ydu. Göçmen geçmişi olmayan ve tam zamanlı işi olan Almanların yalnızca yüzde 5'i yoksulluk sınırının altına tekabül eden gelire sahip olduğunu ifade ediyor. Ancak bu rakam siyah, Müslüman ve Asya kökenli kişiler için yüzde 20'ye çıkıyor. Araştırmada eğitim düzeyi veya mesleki başarısı yüksek olan katılımcılar için de benzer rakamlar ortaya çıktı. Irkçı ayrımcılığa maruz kalan kişilerin ise ekonomik sıkıntı yaşama olasılığının bu kişilere göre iki ile yedi kat daha fazla olduğu saptandı.

Zerrin SalikutlukFotoğraf: DeZIM

Araştırma sonuçlarına göre Müslüman erkekler yüzde 33 ile yoksulluk riskiyle en fazla karşı karşıya kalan grup. Salikutluk, bunu 2013'ten bu yana Almanya'ya gelen mülteciler arasında Müslüman erkeklerin sayısının fazla olmasına bağlıyor. Ayrımcılık anketine katılan Müslümanların yaklaşık yüzde 20'si, savaş ve yoksulluktan ciddi şekilde etkilenen Suriye ve Afganistan'dan geliyor. Salikutluk, "Ayrıca mültecilerin, örneğin istihdam piyasasına sınırlı erişimleri nedeniyle yoksulluk riskinin daha fazla olduğunu zaten biliyoruz" diyor.

Araştırmaya göre çok uzun süredir Almanya'da yaşayan, bu ülkede doğmuş ya da Alman vatandaşlığına sahip olan yabancı kökenli kişiler de ayrımcılığa uğruyor. Aynı başvuru belgelerinin farklı isimlerle gönderildiği deneylere dikkat çeken Salikutluk, "Örneğin ismi Türkçe olan kişilerin iş görüşmesine davet edilme şansı daha düşük" diyor.

Yoksulluk oranı nasıl azaltılabilir?

Salikutluk'a göre anketin bulguları yoksullukla mücadele ve dezavantajlı gruplar için fırsat eşitliğini teşvik etmek amacıyla tedbirler alınması gerektiğinin altını çiziyor. Yurt dışında edinilen eğitimsel ve mesleki yeterliliklerin Almanya'da da tanınması gerektiğini savunuyor.

Araştırmacılar, çalışmalarında "Bu, mültecilerin ve diğer göçmenlerin Alman istihdam piyasasına girişini hızlandıracak ve yabancı niteliklere sahip vasıflı işçilere uygun mesleklere erişim olanağı sağlayacak" ifadelerine yer verirken, istihdama yönelik entegrasyonu hızlandırmak için dil ve uyum kurslarına daha hızlı erişim sağlanması çağrısında bulunuyor.

 

DW Türkçe'ye VPN ile nasıl erişebilirim?