1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Almanya'daki Türk yatırımcı Erdoğan'ın çağrısına ne diyor?

11 Haziran 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 yıllık vergi muafiyeti çağrısı Almanya'daki Türk yatırımcıda nasıl karşılık buldu? Uzmanlara göre yatırımcı vaatten çok öngörülebilirlik ve adalet arıyor.

Berlin'deki Brandenburg Kapısı'na yansıtılan Türk bayrağı ve önünde silüetleri görülen kişiler
Almanya'nın başkenti Berlin, ülkede Türklerin en yoğun yaşadığı şehirlerin başında geliyorFotoğraf: picture-alliance/dpa/K.D.Gabbert

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'ye yerleşen yabancılar ile yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları karşılamaları halinde yurt dışında elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerini açıklamıştı.

Yaklaşık 3 milyon ile Türkiye dışında en çok Türkiye kökenlinin yaşadığı ülke Almanya. DW Türkçe de Almanya'daki ekonomi çevrelerine bu çağrının Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli yatırımcılar arasında nasıl karşılık bulduğunu uzmanlara sordu. Ekonomi çevrelerine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı Almanya'da beklenen heyecanı yaratmadı.

Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) Başkanı Aziz Sarıyar, "Almanya'daki Türk toplumu da değişti. 1970'lerdeki 80'lerdeki Türklerin Türkiye'ye yatırım anlamındaki bakışları ile şu andakilerin arasında büyük farklar" dedi. Almanya'da yaşayan Türkiye kökenli genç neslin yatırım kararlarını duygusal değil, ekonomik gerekçelerle verdiğini vurgulayan Sarıyar, "Genç kuşak artık 'Türkiye'ye yatırım yapayım çünkü köklerim orada' demiyor. 'Türkiye'de yatırım yaparsam bana ne kazandırır?' diye bakıyor" ifadelerini kullandı.

ATİAD Başkanı Aziz Sariyar Avrupadaki Türk yatırımcının Ankara'dan beklentilerini anlattı. Fotoğraf: Mirza Özoglu

"Almanya'da Müslüman mezarlıklarına talep de artıyor"

Almanya Türk Toplumu (TGD) Başkanı Gökay Sofuoğlu da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının Almanya'daki Türkiye kökenlilerde güçlü bir karşılık bulmayacağını düşündüğünü söyledi. Sofuoğlu, vergi muafiyetinin bazı kişiler için cazip olabileceğini ancak genel eğilimin farklı olduğunu belirterek "Elbette vergi ödemeden iş yapmak bazılarına çekici gelebilir. Ancak şu anda Almanya'daki Türklerde Türkiye'ye yatırım yapma yönünde güçlü bir istek görmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

Almanya'daki Türklerin Türkiye'ye bakışındaki değişime dikkat çeken Sofuoğlu, son yıllarda Almanya'da kalıcı olma eğiliminin arttığını ifade etti. "İnsanlar yatırımlarını artık yaşadıkları ülkelerde yapıyor. Hatta bazıları çevre Avrupa ülkelerinde yatırım arayışına giriyor" dedi.

Türkiye'nin Almanya'daki Türkler açısından eskisi kadar cazip bir yatırım ülkesi olarak görülmediğini belirten Sofuoğlu, bunun genelleştirilemeyeceğini vurgulamakla birlikte "Son yıllarda Alman vatandaşlığına geçen Türklerin oranında çok hızlı bir artış var. Yüzde 50'ye yakın bir artıştan söz ediliyor" bilgisini paylaştı.

Almanya'da Müslüman mezarlıklarına yönelik talebin de arttığını belirten Sofuoğlu, "Artık birçok Türk Almanya'da defnedilmek istiyor. Yerel Müslüman mezarlıklarında yer kalmadığı için yeni alanlar açılıyor. Bu da insanların burada kalıcı olma isteğinin güçlendiğini gösteriyor" dedi.

Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, Almanya'daki genç kuşak Türkiye kökenlilerin Almanya'yı kalıcı ülkeleri olarak gördüğünü söylüyor. Fotoğraf: Kira Hofmann/photothek/picture alliance

Uluslararası yatırımcı güvence istiyor

Almanya Düsseldorf merkezli ATİAD'ın başkanı Aziz Sarıyar, duygusal yakınlığın ötesinde uluslararası yatırımcının yalnızca vaatlere değil, güvenilir ve öngörülebilir bir ortama baktığını vurguluyor.

Yatırımcıların hükümetlerden bağımsız olarak risk ve kazanç hesabı yaptığını belirten Sarıyar, Türkiye'de özellikle adalet sistemi ve bürokratik uygulamalara ilişkin tereddütlerin öne çıktığını ifade etti:

"Yabancı yatırımcı, karşılaşabileceği sorunları adaletle çözebileceğinden emin olmak istiyor. Farklı durumlarda farklı uygulamalar görülebiliyor. Bu belirsizlik giderilmeden yatırım ortamının tam anlamıyla olumlu olduğunu söyleyemeyiz."

Sarıyar, Türkiye'yi yakından tanıyan veya Türk kökenli yatırımcıların sorunları çözme konusunda daha esnek davrandığını, ancak Türkiye'yi bilmeyen yabancı yatırımcıların aynı güveni hissetmediğini söyledi. "Kime başvuracağını bilmeyen yatırımcı doğal olarak çekimser kalıyor" dedi. Sarıyar ayrıca Türkiye'de üretim maliyetlerinin geçmişte yatırımcı için önemli bir avantaj olduğunu ancak ekonomik koşullar nedeniyle bu avantajın son yıllarda zayıfladığını belirtti.

Almanya'dan sermaye çıkışında vergi uyarısı

Yeni düzenleme, 7582 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdi ve Türkiye'nin uluslararası vergi rekabetindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Ancak uzmanlar, Türkiye'ye taşınmayı düşünen kişilerin yalnızca vergi avantajlarına odaklanmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

Vergi danışmanları, özellikle Almanya gibi çıkış vergisi uygulayan ülkelerde yaşayanların taşınmadan önce gelir kaynaklarını, şirket ortaklıklarını ve yatırım portföylerini ayrıntılı şekilde değerlendirmesi gerektiğini belirtiyor. Almanya'da uygulanan "Wegzugsbesteuerung" (çıkış vergisi) nedeniyle bazı yatırımcılar hisselerini satmamış olsalar bile yüksek tutarlarda vergi yüküyle karşılaşabiliyor.

Uzmanlar, Türkiye'de sağlanan vergi istisnasının gelirin elde edildiği ülkede vergilendirmeyi ortadan kaldırmadığını hatırlatıyor. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve ülkelerin iç hukuk düzenlemeleri, gelirlerin nerede vergilendirileceğini belirlemeye devam ediyor. Örneğin Almanya'daki bir gayrimenkulden elde edilen kira geliri, kişi Türkiye'ye taşınsa bile Almanya'da vergilendirilmeye devam ediyor. Bu nedenle hem Türkiye'de hem de ayrılacak ülkede profesyonel vergi danışmanlığı alınması gerektiği vurgulanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Haziran'da düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) 39'uncu Olağan Mali Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan Türkiye kökenlilere, "Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin; yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikâyesinin bir parçası olun" çağrısında bulunmuş, Türkiye'nin sadece yatırım yapılan değil, aynı zamanda yatırımın yönetildiği küresel bir merkez olmayı amaçladığını vurgulamıştı.

 

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği