70 binden fazla sabıka kaydı her yıl Türkiye'ye aktarılıyor
6 Eylül 2026
Almanya'da muhalefetteki Sol Parti (Die Linke) Federal Meclis Grubu'nun yönelttiği bir soru önergesine federal hükümetin verdiği cevaplar, Alman makamları ile Türkiye arasındaki adli sicil verisi (sabıka kaydı) paylaşımının boyutlarını ortaya koydu.
Önergeye göre Türkiye'ye gönderilen sabıka kaydı bildirimlerinin sayısı 1990'ların başında yıllık ortalama yaklaşık 37 bin olurken 2017'de 47 bin 779, 2021 yılında ise 69 bin 790'a yükseldi.
Son yıllarda ise bunun artış kaydettiği ve yüksek seviyede kalmayı sürdürdüğü görüldü.
Sol Parti'nin önergesine Almanya Adalet Bakanlığı'nın verdiği cevaba göre Almanya, sadece Türkiye vatandaşlığı olan kişilerin aldıkları mahkûmiyet kararlarını kapsayan adli sicil bildirimlerini, üçer aylık dönemler halinde düzenli biçimde Türkiye Adalet Bakanlığı'na iletmeyi sürdürüyor.
Son yıllara göre bakıldığında da 2022 yılında Almanya, Türkiye'ye 62 bin 1 adli sicil bildirimi yaparken bu sayı 2023'te 71 bin 824, 2024'te 78 bin 675, 2025'te de 72 bin 991 oldu.
Bir kişi hakkında birden fazla karar bulunabildiği için yapılan bu bildirimlerin kapsadığı kişi sayısı da şöyle oldu: 2022'de 44 bin 420, 2023'te 57 bin 339, 2024'te 63 bin 563, 2025'te de 63 bin 87 kişi hakkında veri bildirimi gerçekleşti.
Paylaşılan verilerin içeriğinde neler var?
Alman hükümeti yanıtında iletilen bildirimlerin doğrudan Federal Adli Sicil Kaydı'ndaki (Bundeszentralregister) temel bilgileri içerdiğini belirtti ve Türkiye'ye aktarılan kişisel verileri şöyle sıraladı: Ad, soyad, doğum tarihi, doğum yeri, cinsiyet, uyruk, adres ile mahkûmiyet kararını veren mahkeme, dosya numarası, karar tarihi, kesinleşme tarihi, suçun işlendiği son tarih, ceza maddesi ve verilen cezanın içeriği.
Bu durumda yapılan bildirimlerin yasa dışı dernek faaliyetleri, propaganda veya ceza kanununun terör örgütü üyeliğini düzenleyen 129'uncu maddesi ve benzeri kapsamındaki suçları içermesi halinde Türk makamlarının bundan siyasi bir çıkarımda bulunması mümkün hale geliyor.
Buna karşılık hükümet, mahkûmiyete esas teşkil eden olayların ayrıntılı özetlerinin veya dava dosyasındaki somut suçlamaların söz konusu otomatik bildirimlerde yer almadığını vurguluyor.
Hükümetin yanıtında ayrıca bilgi paylaşımı yapılan kişilerin sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olduğu, Alman vatandaşı Türkiye kökenliler ile çifte vatandaşları kesinlikle kapsamadığı da belirtiliyor.
Veri aktarımının hukuki dayanağı ne?
Federal Hükümet, adli sicil bildirimlerinin aktarılmasında uluslararası hukuk düzenlemelerini esas aldığını vurguladı. Söz konusu paylaşımın 1959 tarihli Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Avrupa Sözleşmesi'nin (EuRhÜbK) 22'nci maddesine dayandığına dikkat çekildi. İç hukuka göre ise sürecin Federal Adli Sicil Kanunu'nun 57'nci maddesi çerçevesinde yürütüldüğü, Genel Veri Koruma Tüzüğü (DSGVO) ile de uyumlu olduğu da belirtildi.
Hükümetin önergeye cevabında dikkat çeken nokta, sabıka kaydı bildirimlerinin bir denetime tabi tutulmaksızın otomatikman yapıldığını doğrulaması oldu. Alman iç hukuku aslında başka bir devlete sicil bilgisi verilirken bilginin Alman hukuk düzeninin temel ilkelerine veya insan haklarına aykırı olup olmadığının incelenmesini öngörüyor.
Ancak Adalet Bakanlığı'nın önergeye verdiği cevapta, bu üç aylık otomatik bildirimlerde, kişi bazında herhangi bir siyasi tehdit, tehlike ya da güvenlik riski incelemesi yapılmadığı kaydediliyor. Bu tür bir denetimin, ancak Türkiye'nin özel bilgi veya sabıka kaydı talep etmesi durumunda gündeme geldiği belirtiliyor.
Türkiye'ye seyahatlerde risk doğuruyor mu?
Sol Parti önergesinde ise iletilen verilerin Türkiye'ye seyahat eden kişiler için risk doğurabileceği ve sürgündeki siyasi faaliyetlerine dair sonuçlar çıkarılabileceği tehlikesine dikkat çekildi.
Önergede Türkiye'de kişisel verilerin korunmasındaki açıklara ve veri sızıntılarına işaret edildi. Önergede eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun cep telefonuyla çekilmiş bir fotoğraf üzerinden bir kişinin kimliğinin saniyeler içinde saptanabileceğini söylediği "KİM" gibi gözetim uygulamalarına vurgu yapıldı.
Sol Parti'nin sorusuna atfen ise Adalet Bakanlığı adli sicil bilgileri Türkiye'ye iletilen kişilere bu konuda haber verilmediğini aktardı.
Sol Parti hükümete adli sicil bilgilerinin itetilmesi sebebiyle Türkiye'ye girişte gözaltına alınan ya da hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulan kişilerin olup olmadığını da sordu.
Ancak hükümet, elinde buna dair veri bulunmadığı cevabını verdi. Ayrıca iletilen verilerin Türkiye'de aktarılan adli makamlar dışında yetkisi olmayan birim veya kişilerin eline geçip geçmediği veya hangi makamların sistemlerine aktarıldığı konusunda da Berlin'in bir bilgisi olmadığı kaydedildi.
DW/ETO,HS