AP Raporu: Türkiye fırsat penceresini kaçırıyor
17 Haziran 2026
Avrupa Parlamentosu'nda bugün yapılan oylamada Türkiye Raporu 381 oyla kabul edildi.
107 milletvekilinin karşı oy kullandığı oylamada, 171 parlamenter çekimser oy kullandı.
Parlamentonun, oylamada kabul edilen Türkiye Raporu hakkındaki basın açıklamasında, AB'nin genişleme politikasının şu sıralar yeniden ivme kazandığına, ancak demokratik reformlara yönelmeyen Türkiye'nin, aralanan "fırsat penceresini kaçırdığına" işaret edildi.
Türkiye Raporu'nda, AKP hükümetinin Avrupa Birliği (AB) üyelik hedefine bağlılığını yineleyen açıklamalarına rağmen, müzakere sürecini engelleyen temel eksiklikleri hala gidermediği vurgulanıyor.
Avrupa Parlamentosu üyeleri raporda Türk hükümetine, hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve diğer temel özgürlüklerde süregelen eksiklikleri ele alma çağrısı yapıyor.
Türk hükümetine ayrıca iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka saygı gösterme çağrısının yapıldığı raporda, "Türkiye'nin Yunanistan ve Kıbrıs gibi AB üyesi devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmeye devam etmesinden derin üzüntü duyulmakta" deniliyor.
Türkiye'deki gelişmelere sınırlı tepki veren AB kurumları ve çok sayıda üye ülke de eleştiriliyor, "Türkiye'de demokratik standartların ve hukukun üstünlüğünün savunulması konusunda daha güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiği" vurgulanıyor.
Bununla birlikte raporda, üyelik müzakereleri 2018'den bu yana fiilen donmuş olan Türkiye'nin "stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir ülke ve bir NATO müttefiki olmaya devam ettiği" de kaydediliyor.
Raportör: Demokrasi tasfiye ediliyor
Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye Raporu'nun kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, "Türkiye tam anlamıyla otoriter bir modele doğru hızla ilerlemeye devam ediyor" dedi.
"Ana muhalefet partisi CHP'ye ve onun meşru liderliğine yönelik son dava, demokratik çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün daha geniş çaplı erozyonunun en güncel örneğidir" sözlerini kaydeden raportör, bunun "yargının siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanıldığını gözler önüne serdiğini" belirtti.
"Türkiye'de demokrasi tasfiye edilmekte" diyen Nacho Sanchez Amor, Avrupa Komisyonu ve üye devletlerin "böyle ağır bir durum karşısında" gerekli tepkiyi vermemesini eleştirdi, "Cılız tepki bizi endişelendiriyor" dedi.
Avrupa Parlamentosu raportörü sözlerini şu uyarı ile tamamladı:
"Bu sessizlik AB'nin imajını ve güvenilirliğini zedeliyor, Türk toplumunun en AB yanlısı ve demokrasi yanlısı kesimlerini daha da uzaklaştırıyor."
Raporda Türkiye'deki demokratik gerileme gerekçe gösterilerek Adalet Bakanı Akın Gürlek ile kayyum atayan ve kayyum atananlara yaptırım uygulanmasının istendiği bir madde de bulunuyor.
Ankara'dan tepki
Avrupa Parlamentosu'ndaki oylama sonrasında Türk Dışişleri Bakanlığı bir açıklama yayımlayarak, 2025 Yılı Türkiye Raporu'na sert tepki gösterdi.
Açıklamada, raporun "AP üyelerinin ideolojik ezberlerini yansıtacak şekilde kasıtlı bir siyasi gündem çerçevesinde hazırlandığı" iddia edildi:
"(Raporun) Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik öneminin giderek arttığı bir dönemde mevcut olumlu gündemi gölgelemeyi amaçladığı açıktır. (...) Bağımsız Türk yargısı tarafından yürütülmekte olan hukuki süreçlerin çarpıtılarak, Sayın Adalet Bakanımızın mesnetsiz ithamlarla hedef alınmasını kesin bir dille reddediyoruz."
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
"Türk yargısı, hiçbir uluslararası kurumun, dış aktörün veya siyasi çevrenin müdahalesine açık değildir. Yargı süreçlerini siyasi saiklerle hedef alan ve yargı bağımsızlığı ilkesiyle de çelişen girişimlerin kabul edilmesi mümkün değildir."
DW / DA, TY