Demirtaş ve Kavala ile ilgili Konsey süreci ne aşamada?
5 Kasım 2025
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından 8 Temmuz 2025 tarihinde açıklanan Selahattin Demirtaş (No4) kararı, Türk hükümetinin Büyük Daire talebinin beklendiği gibi reddedilmesiyle kesinleşmiş oldu. Karar önümüzdeki aylardan itibaren AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (Bakanlar Komitesi) gündemine gelecek.
Bu toplantılarda Avrupa Konseyi'ne üye 46 devlet hakkında AİHM'nin değişik tarihlerde aldığı kararlar inceleniyor. Üye devletlerin hükümetleriyle diyalog çerçevesinde gerçekleşen bu inceleme süreci kimi davalar için sadece birkaç ayla sınırlı kalırken kimileri için yıllar sürüyor.
Bakanlar Komitesinin bu toplantılarına üye ülkelerin büyükelçilerinden oluşan Daimi Delegeler katılıyor. Bakanlar Komitesi AİHM kararları gündemli olarak her üç ayda bir olmak üzere yılda dört kez toplanıyor. Komitenin bir sonraki olağan toplantısı Aralık 2025'te düzenlenecek.
Selahattin Demirtaş'ın derhal serbest bırakılması hükmü içeren (No2) kararı da Osman Kavala kararı gibi Bakanlar Komitesi tarafından Aralık ayındaki bu toplantıda yeniden ele alınacak.
Kavala ve Demirtaş'ın serbest bırakılmaları yönündeki AİHM kararlarının yerine getirilmiyor olması, tüm Avrupa insan hakları mekanizmasını sorgulatıyor olması bakımından Avrupa Konseyi'nde kaygıyla takip ediliyor.
Demirtaş'ın avukatlarından Komite'ye bilgi notu
Demirtaş'ın avukatları bu toplantı öncesi Bakanlar Komitesi'ne bir bilgi notu gönderdi. Bilgi notunda, AİHM kararları temelinde Demirtaş'ın serbest bırakılması için Bakanlar Komitesi'nin Haziran 2025'te yaptığı çağrı ve AİHM'nin 8 Temmuz 2025 tarihli kararı sonrası 11 Temmuz'da Türk mahkemelerine başvurulduğu, ancak başvurunun reddedildiği bildirildi.
Avukatlar, 3 Ekim 2025 tarihinde Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yeni bir tahliye talebinde bulunulduğunu, ancak bu talebe henüz yanıt gelmediğini belirtti. Demirtaş'ın avukatları, Türk hükümetinin Selahattin Demirtaş (No4) davası kararının 17 yargıçlı Büyük Daire tarafından yeniden incelenmesine yönelik talebini reddetmesinin ardından yeni bir tahliye başvurusunda daha bulundu.
Selahattin Demirtaş hakkındaki (No1) ve (No3) kararlarının incelenme ve icra süreçleri de Bakanlar Komitesi bünyesinde devam ediyor.
Kavala ve Demirtaş kararları "nitelikli" incelemede
Bakanlar Komitesi gündeminde "nitelikli inceleme" ve icra aşamasında olan Türkiye kaynaklı birçok AİHM kararı bulunuyor. Bunların başında Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş kararları geliyor.
Osman Kavala hakkında verilen hak ihlali kararı da AİHM düzleminde kesinleşmiş durumda. AİHM’nin 11 Mayıs 2020 tarihinde kesinleşen birinci Osman Kavala kararında, "yargı makamlarının tutuklama kararı verirken ileri sürülen şüpheyi somut deliller ile gerekçelendirmediğine ve mevcut kanunları Osman Kavala’yı susturmak ve diğer insan hakları savunucularını caydırmak amacıyla kullandıklarına" hükmedilmişti.AİHM, 22 Aralık 2020 tarihinde kesinleşen Selahattin Demirtaş (No2) davasında ise "kanunların çoğulculuğu bastırmak ve siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlamak amacıyla kullanıldığı" sonucuna varmıştı.
Mahkeme bu iki davada "ilgili mevzuatın makul olmayan şekilde yorumlanıp, uygulanması nedeniyle" Kavala ve Demirtaş'ın "hukuka aykırı ve keyfi olarak özgürlüklerinden mahrum bırakıldıklarına" da kanaat getirerek derhal serbest bırakılmalarını istiyor.
Bakanlar Komitesi, AİHM’nin Kavala kararına ilişkin gelişme kaydedilmemesi üzerine, kararı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46.4 maaddesi temelinde AİHM'ye havale etti. AİHM Büyük Dairesi de 11 Temmuz 2022 tarihinde Türkiye'nin kararı icra etme yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetti.
Büyük Daire kararı sonrası Kavala dosyasında Ankara-Strasbourg diyaloğu Avrupa Konseyi sekretaryası ile Türk hükümeti arasında oluşturulan üst düzey teknik temas grupları vasıtasıyla devam ediyor. Avrupa Konseyi'nden heyetler bu kapsamda Osman Kavala'yı Silivri cezaevinde birkaç kez ziyaret etti.
AİHM kararlarının çoğu uygulanıyor
Avrupa Konseyi kaynakları, Türkiye'den Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni onayladığı 18 Mayıs 1954 tarihinden bu yana Bakanlar Komitesi gündemine 4 bin 48'i mükerrer olmak üzere toplam 4 bin 489 AİHM dava kararı taşındığını gösteriyor.
Avrupa Konseyi tarafından yayımlanan son istatistikler, Türkiye'nin AİHM kararlarının büyük bölümünü yerine getirdiğini gösteriyor. Avrupa Konseyi'nin 18 Eylül 2025 tarihli son verilerine göre, Bakanlar Komitesi bugüne kadar Türkiye hakkında, mükerrer davalar dahil, AİHM tarafından hükmedilmiş 4 bin 79 kararla ilgili incelemeyi sonlandırdı. Bu da Türkiye'nin AİHM kararlarına uyum oranının yüzde 90 olduğunu gösteriyor.
Sadece "emsal" ya da "öncü" olarak tanımlanan davalar ele alındığında ise Türkiye için oran yüzde 68'e düşüyor. Yıl başından 18 Eylül'e kadar Bakanlar Komitesi gündemine Türkiye hakkında 31 mükerrer, 7 de emsal dava kararı taşındı.
Aynı istatistiklere göre, Bakanlar Komitesi gündeminde hâlihazırda Türkiye hakkında 305'i mükerrer, 143'ü emsal olmak üzere toplam 448 dava kararı inceleniyor (bu oran 2023'te 446, 2022'de 480 olarak kaydedilmişti). İncelenmekte olan 448 karardan 82'si 2024 yılında Bakanlar Komitesi gündemine dahil edildi. Türk hükümeti incelenmekte olan davalara ilişkin 2024 yılında Bakanlar Komitesine 38 eylem planı, 72 eylem raporu ve 40 bilgi notu iletti. Ankara aynı dönemde kesinleşmiş 33 AİHM kararında hükmedilen maddi ve manevi tazminatları masraf ve giderleriyle birlikte tamamen öderken, 57 davada tazminat ödemelerini, ödeme süreleri geçmesine rağmen, yıl sonuna kadar tam olarak gerçekleştirmedi.
Avrupa Konseyi kaynakları, Ankara'nın AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin bilgi paylaşımında ve genelde tazminat miktarlarının ödenmesinde etkin iş birliği içinde olduğunu, ancak kararlara temel olan davaların tekrarlanmaması için alınması gereken yasa değişikliği gibi genel önlemler konusunda "ağır davrandığını” söylüyor. Ancak aynı kaynaklar bunun sadece Türkiye değil birçok Avrupa devleti için böyle olduğunun altını çiziyor.