Avrupa operasyona karşı
11 Ekim 2007
İlk resmi tepki Avrupa Komisyonu cephesinden geldi. Komisyon'un genişlemeden sorumlu yetkilisi Oli Rehn'in sözcüsü Christina Nagy, PKK sorunun, Irak ve Türkiye arasında ikili ilişkiler kapsamında çözülmesini arzu ettikleri söyledi.
AB'nin Kuzey Irak'a yapılacak tek taraflı bir operasyona karşı olduğunu diplomatik bir şekilde ima etti.
Avrupa Parlamentosu cephesi ise, Türkiye'ye tepkisini daha yüksek sesle dile getirdi.
Ciddi kriz uyarısı
Parlamento'nun ikinci büyük grubu olan Sosyalist grup başkan yardımcısı Jan Marinus Wiersma, Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tek taraflı bir operasyon gerçekleştirmemesi uyarısında bulundu:
“Türkiye'nin olası bir sınır ötesi harekatının sonuçlarının ne olacağını önceden kestirmek güç. Çünkü tam üyelik müzakereleri ile Türkiye'nin Irak ile olan ilişkileri arasında resmi bir bağlantı bulunmuyor. Bununla birlikte Türkiye Irak yetkililerinin izni olmaksızın Irak topraklarına geniş bir askeri operasyon başlatırsa, bu durum Türkiye ve AB ilişkilerinde ve müzakere sürecinde ciddi bir krize neden olabilir. Belki hemen müzakereler dondurulması ile sonuçlanmaz ama bizim uyarımız belli! Türkiye'nin böyle bir harekat başlatması bizim gözümüzde ciddi bir yanlıştır.”
”Gücün değil hukukun üstünlüğü”
Liberal grubun başkanı Graham Watson da benzer bir açıklama yaparak, Türkiye'nin operasyonunun, Kuzey Irak'ın işgali anlamına geleceğini söyledi.
“Teröristlerin Türk askerlerini öldürmesinden sonra Türk hükümetinin baskı altında olduğunu anlayabiliyorum. Terörle, sınır ötesine giderek, mücadele etme girişimini de anlıyorum. Ama ne yazıkki burada gücün üstünlüğü değil, hukukun üstünlüğüne saygı göstermek önem taşıyor. Uluslararası yasalara bağlı kalmaya özen göstermek gerekiyor. Türkiye'nin Kuzey Irak'ı fiilen işgal etmesi ise oldukça olumsuz durum olur.”
”AB süreci zarar görecek”
Watson, sınır ötesi operasyonun AB sürecine zarar vereceğinin de altını çizdi:
“Herkes Türkiye'nin güvenlik sorunları olduğunu zaten biliyor. Ama Türkiye AB'ye girmek istiyor. AB de hukukun üstünlüğü ilkesi üzerine kurulmuş bir birliktir. Zaten AB'de Türkiye ile müzakerelerin dondurulmasını isteyen oldukça fazla insan var. Ben bu kişiler arasında yer almıyorum. Türkiye'yi de bir an önce AB'de görmek istiyorum. Ama Türkiye'nin böyle bir hareketi, Türkiye'yi AB'nin dışında bırakmak isteyenlerin elini güçlendirecektir.”
İlişkiler olumsuz etkilenecek
AB cephesi Türkiye'yi şu günlerde yakın takibe aldı. Brüksel hep bir ağızdan, Kuzey Irak'a yapılacak sınırötesi harekatın Türkiye-AB ilişkileri açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtiyor. Ama bunun somut olarak ne anlama geldiğini söylemekten kaçınıyor.