1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa'da reform hazırlığı

Derleyen: Ayşe Tekin18 Ekim 2007

AB devlet ve hükümet başkanları, birliğin gündemindeki reformları ele almak üzere Portekiz'in başkenti Lizbon'da biraraya geliyor. DW editörü Ayşe Tekin uzlaşmanın çok yakın olduğu AB zirvesinin taşıdığı önemi araştırdı.

AB liderleri reddedilen anayasanın yerini alacak reform anlaşmasını görüşüyor.
AB liderleri reddedilen anayasanın yerini alacak reform anlaşmasını görüşüyor.

Altı yıllık görüşmelerden sonra AB reformları için uzlaşma çok yakınlaşmış gözüküyor. Lizbon zirvesi öncesinde yapılan görüşmelerde hemen her ülke uzlaşma sinyali verdi. Daha önceki görüşmelerde reform paketini reddeden Polonyalıların Avrupalı müttefikleri ile ilişkilerin daha fazla gerginleşmesini göze alamayacağı, İtalyanların Avrupa Parlamentosu’nun sandalye sayısına ilişkin itirazlarının ise kolaylıkla karar bağlanabileceği belirtiliyor. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jose Manuel Barroso da dün yaptığı basın toplantısında, “Avrupa’nın geleceğini hazırlama fırsatı elimizde” diyerek katılımcıları yüreklendirdi. Barosso Lizbon’da anlaşmamak için hiçbir neden yok dedi:


İkinci deneme

Avrupa Birliği ülkeleri 2004 yılı Sonbaharı’nda, birliğin genişlemesinden sonra yapılması gereken reformlar ve Avrupa Anayasası üzerine anlaşma sağlamışlardı. Ancak anayasanın Fransa ve Hollanda’da yapılan referandumlarla reddedilmesinden sonra süreç durdu. Şimdi Lizbon’da görüşülecek olan anlaşma tasarısı ikinci deneme olacak. Anayasa projesi tarihe karıştı ama yeni reform anlaşması ile aralarında büyük fark yok.

Almanya zirveden uzlaşma çıkması konusunda umutlu. Başbakan Angela Merkel, anlaşmanın Aralık ayında imzalanabilmesi için elimizden gelen herşeyi yapacağız dedi:


Polonya kaygılandırıyor

Almanya ve diğer birlik üyelerinin endişesi Polonya Başbakanının, Pazar günü yapılacak seçimleri gözönünde bulundurarak, Brüksel’e taviz verdiği kanısını uyandırmaktan kaçınması. Polonya’nın AB reform sürecini bir kez daha durdurması anlamına gelecek bu sonucu kimse düşünmek bile istemiyor. Belki de herkes Pazar günü Polonya’da daha AB yanlısı bir hükümetin iş başına gelmesini tercih ediyor. Polonya, AB’nin nüfuzu az üyelerinin büyüklerin kararlarına karşı korunmasını istiyor. Varşova, bu konuda 1994 yılında Dışişleri bakanları düzeyinde varılan ve İoannina paragrafı olarak bilinen uzlaşmanın reform anlaşmasına dahil edilmesini talep ediyor. Buna göre azınlıkta kalan ülkeler çoğunluk kararlarını yeni bir uzlaşma bulunabilene kadar engelleyebilecek. Diğer AB ülkeleri ise bu konuda bağlayıcı bir karar alınmasını istemiyor. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Barroso, Polonya’yı mantıklı davranmaya çağırırken, Dışişleri Bakanı Anna Fotiga uzlaşmanın mümkün olduğu sinyalini verdi.


Portekiz’in en önemli kazanımı

Eğer Lizbon’da uzlaşma sağlanırsa, anlaşmanın hukuki incelemesinin Aralık ayındaki Portekiz dönem başkanlığı kapanış zirvesine yetiştirilmesi planlanıyor. Portekiz’in dönem başkanlığının en önemli sonucu olacak bu reform anlaşması devlet ve hükümet başkanları tarafından imzalandıktan sonra üye ülkelerin parlamentolarının onayına sunulacak ve 2009 yılı başında yürürlüğe girebilecek.

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği