1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa'nın uzay yolu

21 Temmuz 2009

40 yıl önce Ay'a ayak basılırken sadece seyirci rolü üstlenen Avrupa, bugün uzay çalışmalarında epey söz sahibi. Ancak yine de atılması gereken bir dizi adım var.

Fotoğraf: ESA

İnsanoğlu, bundan tam 40 yıl önce Ay'a ayak basmıştı. Amerikalı astronot Neil Armstrong, 20 Temmuz 1969'da Ay'a ayak basarken, o zamanlar sadece seyirci rolü üstlenen Avrupa, bugün ise uzay çalışmalarında söz sahibi sayılır. Aradan geçen süre zarfında uzay çalışmalarında epey yol kateden Avrupalılar, ancak hala Ay'a seyahat etmedi. Yaşlı kıtanın günün birinde kendi Ay misyonunu hayata geçirip geçiremeyeceği henüz büyük bir soru işareti oluşturuyor. Avrupa Uzay Ajansı'nda ise çalışmalar son sürat devam ediyor.

Götürmek mümkün ama geri getirmek değil

Avrupa, uzay çalışmalarında daha önce olmadığı kadar iyi bir pozisyona sahip: Ariane roketleri pürüzsüz işliyor ve düzenli olarak uydu ve araştırma sondalarını uzaya taşıyor. Mars ve Venüs’ün yörüngesinde Avrupa Uzay Ajansı’nın uzay sondaları dönüyor ve dünyaya heyecan verici bilgiler geçiyor. Almanya’nın Bremen kentinde inşa edilen ve Uluslararası Uzay Ajansı’nın önemli bir bölümü olan Columbus laboratuvarında da astronotlar birçok deney yapıyor. Ayrıca Avrupa, tarihinin en büyük ve teknolojik bakımdan en gelişmiş aracını geçen yıl uzaya gönderdi. Kısaca ATV-otomatik taşıma aracı adı verilen insansız uzay gemisi, Uluslararası Uzay İstasyonu’na 10 tona kadar yük taşıyabiliyor. Ancak ATV malzemeleri uzaya sadece götürebiliyor ama geri getiremiyor. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi yöneticisi Jan Wörner:

„Tasarım, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan malzeme nakliyatının bir süre sonra Avrupa'da üretilen bir taşıtla gerçekleştirilebilmesi. Özel sektör tarafından yaptırılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, Ariane ile fırlatılabilecek ve işini bitirdikten sonra dünya atmosferine geri dönüp güvenli bir şekilde inebilecek bir kapsül inşa edilebilir.“

Böyle bir gelişim, Uluslararası Uzay İstasyonu'na yeni ve önemli perspektifler açabilir. Zira NASA, gelecek yıl uzay mekiği filosunu görevden alacak ve daha sonra yapılan deneyleri, madde örneklerini veya arızalı donanım parçalarını dünyaya geri getirmek için hiçbir imkan kalmayacak. Avrupa Havacılık Savunma ve Uzay Şirketi'ne bağlı olan ve ATV-otomatik taşıma aracının inşasından sorumlu olan EADS Astrium'un Genel Müdürü Evert Dudok, nispeten sınırlı bir çabayla, dünyaya geri nakliyatın mümkün olabileceğini söylüyor:

„Daha çok bir silindir biçiminde olan ATV’nin yani otomatik taşıma aracının yerine kapsül biçiminde bir yapı getirilebilir. Bu kapsül de, eski Apollo misyonlarında olduğu gibi dünyaya geri dönebilir. Bir paraşütle frenleme sağlanabilir ve açık denize iniş yapılır.“

Avrupalı astronotların ABD ve Rusya'ya bağımlılığı sona erebilir

Böyle bir kapsülün yapımında aşılması gereken en büyük teknik engel, atmosfere girerken aşırı sürtünme sonucu kapsülün yanmasını engelleyecek bir ısı kalkanının geliştirilmesi. Avrupa'daki sanayi sektörünün bu konuda başarılı araştırmaları bulunuyor. Kapsülün uzun vadede sadece malzeme değil, aynı zamanda insan da taşıyabilmesi ümit ediliyor. Avrupalı astronotlar bugüne kadar sadece ABD'liler ve Ruslar eşliğinde uzaya uçabiliyor. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi yöneticisi Jan Wörner, otomatik taşıma aracının üzerinde yapılacak değişiklikler ile bu durumun değiştirebileceğini belirtiyor:

„Planın çıkmaza girmemesi için ikinci adımı da, yani, astronotların taşınmasını da gözönünde bulundurmak lazım. Önce malzeme nakliyatını başarıp, daha sonra bu tecrübelerden yararlanarak astronotların taşınmasını üstlenebiliriz.“

Avrupa, uzay çalışmaları konusunda liderliklerini sürdüren ABD ve Rusya ile arasındaki arayı teknolojik açıdan kapayabilecek kapasitede. Jan Wörner, şimdi siyasetçilerden destek beklediklerini kaydediyor. ATV’nin yani otomatik taşıma aracının daha da geliştirilmesi halinde, Almanya ve Avrupa'nın, kendilerini Rusya ve ABD'ye bağımlılıktan kurtarabileceğini söyleyen Wörner, gelecekteki projeler için de teknolojik açıdan yüksek performansa sahip ve cazip bir partner konumunda olacaklarını belirtiyor.

Ay'a uçuş gündeme gelebilir

Uzayda gelecekteki projeler arasında, tekrar Ay'a uçuş gündeme gelebilir. Almanya, zamanında planlanan Ay misyonunu bütçedeki darlık nedeniyle rafa kaldırmıştı, ancak bilim insanlarının Ay'a olan ilgisi aynı şekilde devam ediyor. Apollo misyonlarına rağmen, Ay'ın nasıl oluştuğu ya da yapısı hakkında daha cevaplanmamış birçok soru var. Eski Alman astronot Ernst Messerschmid:

„Apollo çok çabuk ve çok başarılı bir şekilde gelişti, ancak bu aynı zamanda yıllar boyu Ay’a gitmeyi hedefleyen tüm girişimleri de frenledi. Zira günümüzde herkes böyle bir misyonu tekrar hayata geçirmek için ne kadar büyük bir mali bütçe ve ne kadar güçlü bir irade gerektiğini biliyor. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan sonra atılması gereken ikinci mantıklı adım, tekrar Ay’a gitmek olacaktır.“

Uluslararası Uzay İstasyonu'nda elde edilen tecrübelerden de yararlanılarak, Ay yüzeyinde bir çeşit uzay istasyonu kurulması mümkün olabilir. Ancak Avrupa, güncel başarılarına yenisini ekleyemezse ve gerekli adımları atamazsa, uzay yolculuğu ve uzay çalışmaları konusunda yine geride kalacak ve Ay'a uçuşların ikinci büyük çağı başladığında yine seyirci konumundan öteye gidemeyecektir.





Dirk Lorenzen / Çeviren: Aydın Üstünel

Editör: Hülya Köylü