Avrupa'yı endişelendiren enerji anlaşması
21 Aralık 2007
Böylece, enerji alanındaki gücünü siyasi anlaşmazlıklarda koz olarak kullandığı suçlaması yöneltilen Rusya'ya muhtaç kalmak istemeyen ve Hazar Gölü kenarından gaz taşımayı hedefleyen Avrupalı ülkelerin son umudu da suya düşmüş oldu. Enerji alanında dönen bu oyunun ilk raundu 2007 yılı ocak ayında oynanmıştı…
Berlin uzun vadeli anlaşmadan yana
2007 yılı ocak ayında, Avrupa’da kış hüküm sürerken Rusya buraya yapılan enerji sevkiyatını birden bire durdurmuştu. Üç gün süren müzakereler sonrasında enerji muslukları yeniden açıldı açılmasına, ancak Avrupa Birliği ülkeleri, Moskova’ya ne kadar bağımlı olduklarını, bir sonraki krizde ekonominin ne kadar derin bir yara alacağını bir kez daha anladılar. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, yaşananlardan ders çıkararak, enerji anlaşmalarının uzun vadeli yapılması teklifini getirdi.
Moskova'dan Brüksel'e çalım
Moskova Brüksel’den daha çabuk davrandı. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Wladimir Putin, Türkmen ve Kazak liderler ile Moskova’da bir araya gelerek, Hazar Gölü kıyısından doğal gaz taşıyacak yeni bir boru hattı kurulması konusunda anlaştı. 510 km uzunluğunda olacak boru hattı Hazar Gölü’nün doğu kıyısı üzerinde inşaa edilecek ve Rusya-Kazakistan sınırındaki mevcut boru hattı ile birleştirilecek.
2010 yılında tamamlanması hedeflenen hat sayesinde Türkmenistan'dan nakledilen ve yıllık 50 milyar metreküpü bulan doğal gaz nakli 70 milyar metreküpe çıkacak. Böylece, eski Sovyetler Birliği ülkelerinde çıkan doğalgaz Rusya’nın izni olmadan bu bölgeyi terk edemeyecek.
'Rusya sorumluluğunun bilincinde'
Ocak ayında Rusya’nın aniden kestiği gaz naklinden dili yanan Avrupa Birliği devletleri de Kazakistan ve Türkmenistan ile anlaşmak için temaslarda bulunmuş, Moskova’yı enerjideki gücünü siyasete malzeme yapmakla suçlamıştı. Putin ise bu iddialara sert yanıt vermişti: “Rusya'ya, sürekli olarak, ekonomik gücünü dış politikadaki hedeflerine ulaşmak için koz olarak kullandığı suçlaması yöneltiliyor. Öyle bir durum söz konusu değil. Rusya Federasyonu, şimdiye kadar enerji alanındaki sorumluluklarını yerine getirmiştir ve getirecektir. Ama diğer ülkelerin ekonomisini destekleyeceğiz diye bir kural da yok. Başka hiçbir ülkeden bu beklenmiyor, bizden böyle bir şey beklenmesini de anlamıyorum”.
Rusya’nın Avrupa’daki enerji piyasasındaki konumunu yükseltecek diğer bir anlaşma da bundan birkaç ay önce imzalanmıştı. “Güney Akım” olarak adlandırılan boru hattı sayesinde Karadeniz altından Bulgaristan’a yeni bir boru hattı kurulması söz konusu. Siyasi çevreler “Güney Akım” boru hattının, Türkiye üzerinden Nabucco projesiyle Güney Avrupa'ya enerji naklini engellemek için ortaya atıldığı görüşünde.