1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

AYM: Soma protestosundaki polis müdahalesi hak ihlali

16 Ocak 2020

AYM, Soma maden kazası protestosunda polis müdahalesi sonucu yaralanan iki kişiye tazminat ödenmesine karar verdi. AYM, savcılık soruşturmasında tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine aykırılık olduğuna işaret etti.

14 Mayıs 2014'te Ankara'da düzenlenen protestolara yapılan polis müdahalesi
14 Mayıs 2014'te Ankara'da düzenlenen protestolara yapılan polis müdahalesiFotoğraf: Reuters

Soma maden kazasının protesto edilmesi amacıyla 2014 yılında Ankara Güvenpark'ta düzenlenen gösteride polis müdahalesi sonucu yaralanan Betül Öztürk Gülhan ve Sıla Koç'un Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) yaptıkları başvuru sonuçlandı.

Mahkeme, savcılık soruşturmasında Gülhan ve Koç'a hangi kolluk görevlilerinin biber gazı sıktığının belirlenmesi konusunda "yeterli özen ve çaba gösterilmediğini" belirterek "Olay tutanağının tek başına karara esas alınması tarafsız ve bağımsız soruşturma ilkelerine aykırılık oluşturmuştur" ifadesini kullandı.

Polis araçlarındaki kamera kayıtlarının incelenmediğine hükmeden AYM, Güvenpark'ta bulunan yedi kameranın birinden görüntü kaydı elde edilebilmişken altısından herhangi bir kayıt elde edilememesinin nedeninin de savcılıkça araştırılmadığını bellirtti.

Mahkeme kararında ayrıca, "Soruşturmadaki bu özensizlik, soruşturmanın bağımsızlığı ve tarafsızlığı hususunda başvurucularda kuşku oluşmasına yol açmıştır" ve "Soruşturma merci tarafından olayın sebebini aydınlatmak için atılması gerekli adımlar eksik bırakılmış ve soruşturma özenle yürütülmemiştir" ifadeleri yer aldı.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17'nci maddesinde güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğine karar verdi.

Soma kazasının ardından 14 Mayıs 2014'te Ankara'da protesto gösterileri düzenlenmişti.Fotoğraf: Reuters

"Hoşgörülü olunmalı, polis daha dikkatli davranmalı"

Mahkeme ayrıca Anayasa'nın 34'üncü maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

AYM bu ihlale gerekçe olarak ise kazada yaşamını yitiren insan sayısını ve bu olayın "sıcaklığını" gösterdi. Mahkeme, 301 kişinin hayatını kaybettiği kazadan bir gün sonra "olay henüz gündemdeki sıcaklığını koruduğu sırada" sivil toplum kuruluşları ve toplumun değişik kesimlerince bir protesto düzenlenmek istenmesinin "çoğulcu demokratik sistemde olağan kabul edilmesi" gerektiğini belirtti.

"Kamuya açık alanda düzenlenen gösteriler, günlük yaşam düzenini belirli bir derecede bozmakla birlikte bu gibi durumlarda kamu makamlarının daha hoşgörülü bir tutum takınması, kolluğun da daha dikkatli ve profesyonel davranması gerekir" diye ekleyen Mahkeme, Gülhan ve Koç'un toplantı ve gösteri yürüyüşünün barışçıl niteliğini zedelediği yönünde bir tespit de bulunmadığını hatırlattı. Kararda, "Başvurucuların eylemlerinin kamu düzeninin bozulmasına yol açtığı ya da bozulma tehlikesi doğurduğu idarece ortaya konulamamıştır" denildi.

Mahkeme, Gülhan ve Koç'a ayrı ayrı 20 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi.

Gülhan ve Koç, 14 Mayıs 2014'te polisin biber gazı ve basınçlı suyla müdahale ettiği eylemde yaralandıktan sonra hastanede muayene olup rapor almıştı. Ancak Gülhan ve Koç'un Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunması üzerine kolluk görevlileri hakkında başlatılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. Bu karara yapılan itiraz da Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmişti.

DW/CÖ,BK

© Deutsche Welle Türkçe

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik