Berlusconi’den yeni parti girişimi
20 Kasım 2007
Bu adım diğer yandan da Berlusconi’nin 1990’ların ortasında kurduğu, onun siyasi kariyerinin zeminini oluşturan ve onu iktidara taşıyan “Forza Italia” adlı partisinin de sonu anlamına geliyor. Böylece Berlusconi’nin daha sonraları bir kısım katolikler, kuzey İtalya’daki bölücü akımlar ve neo-faşistlerle oluşturduğu “Özgürlükler Evi” adlı ittifakın da sonu gelmiş oluyor. Alman Radyolar Birliği Roma muhabiri Jörg Seisselberg’in haberi:
”Sağ-sol kavgası bitti”
Silvio Berlusconi kamuoyuna yeni parti kuracağını ilan ederken, kendisinde de bir yenileşme olduğu gözlerden kaçmıyor. Zira Berlusconi ilk kez açıkça merkez sağ ittifakın sorunları olduğunu teslim ediyor, hükümete diyalog için elini uzatıyor ve parti içi demokrasiye evet diyor. “Özgürlükler Evi” adlı merkez sağ ittifakın dağıldığını açıklayan Berlusconi, sağ ve sol cepheleri arasındaki kavganın da artık bitmiş olduğu görüşünü savunuyor. Kuracağı yeni partiye ilişkin şunları söylüyor: “Kuracağımız yeni parti önemli bir siyasi güç olacak. Biz karşı siyasi taraf ile diyalog öneriyoruz.”
Bütçe görüşmeleri yenilgisi
Berlusconi’nin Romano Prodi liderliğindeki merkez sol hükümete diyalog önerisinin, ittifak içinde olduğu güçlerin baskısıyla ortaya çıktığı belirtiliyor. Özellikle hristiyan demokratlar ile sağ muhafazakar Ulusal İttifak, mülti milyarder medya patronu Berlusconi’nin aylardan beri hükümete uzlaşma önerilerinde bulunmasını ve bu girişimlerin de şimdiye kadar başarısız kalmasını eleştiriyor. Berlusconi’nin Prodi hükümetini geçen hafta bütçe görüşmelerinde dize getirme girişimi de sonuçsuz kaldı.
Berlusconi, oluşturmaya çalıştığı yeni partiyi de yine merkez sağ ittifakın çekici gücü yapmak istiyor. Bu nedenle eski ittifak içindeki tüm güçleri de yeni partiye davet ediyor: “Bu girişimin hiç kimseye karşı olmadığını herkes görmelidir. Kapılar herkese ardına kadar açıktır.”
”İşletme gibi” parti
Eski partisi “Forza Italia”yı da bir işletme gibi yönetmiş olan Berlusconi, yeni partide parti içi demokrasi olacağını söylüyor. Öte yandan 13 yıl önce siyasete atılan Berlusconi’nin siyasi kariyeri boyunca parti içinde hiçbir zaman partiçi demokrasiye boyun eğmediği de biliniyor. Yeni partide, siyasetçilerin tüm önemli pozisyonlara seçimle geleceğini vaadeden Berlusconi, partinin adının bile demokratik yoldan belirleneceğini vurguluyor: “Bu partinin adına gelince, adını, partiye girecek olan vatandaşların koymasını istiyorum. Önceleri düşündüğüm gibi ‘Özgürlük Partisi’ olabilir, ya da sokaktaki vatandaşların önerdiği gibi “Özgürlüğün Halkı”ismini alabilir.”
Son adım
Siyasi gözlemciler, Berlusconi’nin yeni parti oluşturma girişimini, merkez sağ kanatta zayıflamış olan liderlik pozisyonunu korumak için atılmış son adım olarak değerlendiriyorlar. Ancak, yeni partiye girmeleri için çağrı yaptığı hemen hemen tüm ittifak ortaklarından olumsuz yanıt almış durumda. “Ulusal İttifak’tan eski Dışişleri Bakanı Gianfranco Fini, Berlusconi’nin “popülist ve kişisel yaklaşımlar” içinde olduğu suçlamasını yöneltiyor. Öte yandan Hristiyan demokratların yönetimi de Berlusconi’nin yeni partiye davetini reddediyor.