1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Birinci Kafkas Propaganda Savaşı

Deutsche Welle, ajanslar12 Ağustos 2008

Güney Osetya savaşında kim saldırgan, kim “zavallı”? Cepheden akan veriler ne kadar doğru? Rus medyası, Batılı meslektaşlarını gerçekleri çarpıtmakla itham ederken ne kadar haklı?

Rus medyası Batıyı Gürcistan'daki gelişmeleri çarpıtmakla suçluyor
Rus medyası Batıyı Gürcistan'daki gelişmeleri çarpıtmakla suçluyorFotoğraf: AP

Rusya basını ile Rus yetkililer, Batı'yı, Rusya karşıtı propaganda yürütmek ve Batı medyasını da Gürcistan'dan tek taraflı bağımsızlığını ilan Güney Osetya'daki çatışmaları adil bir biçimde yansıtmadığı için kınadılar.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boris Malahov, düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin sorusu üzerine, ''Batı medyasının olayları nasıl verdiğini çok yakından izliyoruz. Bakanlık olarak tek taraflı yayınlardan rahatsızlık duyuyoruz'' dedi.

Rusya, Batı basınını olayları Gürcistan yanlısı yansıttığı gerekçesiyle kınadıFotoğraf: picture-alliance/dpa


Rus ayısı”

Malahov, açıklamasını, ''Financial Times gibi bir gazetenin de son birkaç günde dengeli yayıncılığından uzaklaşması da alışılmadık birşey'' ifadeleriyle sürdürdü.

İnternet sayfasında Gürcistan haritasını pençeleriyle yakalayan bir ayı fotoğrafına yer veren Rus Rosbalt Haber Ajansı, bu fotoğrafın Batı medyasındaki Gürcü yanlısı yayınları temsil ettiğini belirterek, ''Bu çatışmada Batı basınının büyük çoğunluğu Gürcistan'ı destekliyor ve Rusya'yı yabancı bir ülkeyi ilhak etmeye çalışmakla suçluyorlar. Rusya, saldırgan ve militan impartorluk olarak adlandırılıyor'' görüşünü dile getirdi.

Rus Izvestiya gazetesi de İngiliz Daily Mirror gazetesinin, ''Boru hattı savaşı: Rus ayısı Batı'nın nabzını yokluyor'' başlıklı haberine yer vererek, ''Bu, Batı'daki birçok benzer haberden yalnızca biri. Eğer gazeteciler, suçlu tarafın kim olduğunu şimdiden bulmuşlarsa, o zaman kamuoyu onlar kadar açık sözlü değil'' ifadelerini kullandı.


“Tarafsızlık, Batı medyasının özelliği değil”

Rusya, Gürcistan'ın Güney Osetya'daki saldırılarında 1609 sivilin yaşamını yitirdiğini açıklarken, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan, Güney Osetya'nın başkenti Osetya'ya gözlemci göndermesini istedi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigoriy Karasin yaptığı açıklamada, Batı medyasının yayınlarından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, ''Tarafsızlık kimi Batılı gazetecilerin sahip olduğu özellikler arasında bulunmuyor'' diye konuştu.

Rusya, Şinvali'de şiddettin artmasından sonra müdahalede bulunduğunu açıkladıFotoğraf: AP

Analistler, Rus tarafının bu konudaki yakınmalarının pek de haksız olmadığını belirterek, Güney Osetya'ya yönelik saldırının Gürcistan tarafından yapıldığına dikkati çekerek, şu görüşü dile getirdiler: ''Gürcistan, tek taraflı ateşkesi ilan ettiğini, Güney Osetya da bunu kabul ettiğini açıkladı. Herkes ertesi gün bu konuda ayrıntılı görüşmelerin yapılmasını beklerken, güne Gürcistan'ın yoğun saldırısıyla gözünü açtı. Tiflis, Güney Osetya'nın saldırısı üzerine harekata başladığını savunurken, harekatın ilerleyen saatleri bunun bir saldırıya karşı kendiliğinden gelişen misilleme saldırısı olmadığını gözler önüne koydu.''


“Zavallı Gürcistan” söylemi

Gürcistan'ın Şinvali'ye girmesinin ardından önce bölgede birçok binanın yıkıldığı ve Rusya Barış Gücü yerleşkesinin de Gürcü toplarının hedefi durumuna geldiği haberlerinin ortaya çıktığını belirten analistler, şunları kaydettiler: ''Öğle saatlerine dek Rusya'dan en ufak bir karşılık yoktu. Fakat 10 Rusya Barış Gücü askerinin öldürüldüğü ve çoğunluğu Rusya vatandaşı 100 sivilin öldürüldüğü haberlerinin kesinlik kazanması üzerine Rusya bölgeye takviye güç gönderdi. Rusya'nın takviye güçlerinin Şinvali'ye ulaşmasının ardından sivil kayıplarının ilk bilgilerin çok daha üstünde olduğu ve kentin tamamıyla harabe durumuna geldiği görüldü. Ancak bugün Batı medyasına baktığımızda, sanki Rusya'nın, masum bir biçimde bekleyen Gürcistan'a saldırdığı ve zavallı Gürcistan'ı da bu dev düşman karşısında Batı yardımını bekleyen bir kurban biçiminde görüyoruz.''

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik