Bonn Bienali başlıyor
10 Haziran 2008
Almanya’nın eski başkenti Bonn’u bienal heyecanı sardı. Tiyatrodan sinemaya, modern danstan, konserlere kadar uzanan geniş bir yelpazede Türkiye’deki çağdaş sanatın örneklerinin sergileneceği festival, 14 Haziran'da sanatçı Zülfü Livaneli’nin konuşmasıyla açılacak.
"Bosporus-Boğaziçi" temalı bienal kapsamındaki kimi etkinlikler ise şimdiden başladı.
Kırmızı Pelerinli Kent adlı romanı Almanca’ya da çevrilen yazar Aslı Erdoğan, geçtiğimiz hafta Bonn Bienali’nin konuğu oldu. Romanından bölümler okuyan yazar, okurların sorularına yanıtlar verdi.
''Yüzyılın Gözü'': Ara Güler fotoğraf sergisi
Bienalin bir diğer önemli etkinliği ise fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in siyah beyaz fotoğraflarından oluşan fotoğraf sergisi. ‘Yüzyılın Gözü’ adı verilen sergide, Ara Güler’in gözünden 1950’li yılların Türkiye'sine dair kareleri görmek mümkün. Bonn'daki Ren Eyalet Müzesi’nde ziyaretçileri bekleyen sergi 22 Haziran’a kadar açık kalacak.
''Türkiye'yi seçmemizin pek çok nedeni var''
Bonn Bienali organizasyon sorumlusu Elena Krüskemper, Türkiye'yi seçmelerinin nedenini ise şu sözlerle açıkladı: ''Türkiye'yi seçmemizin pek çok nedeni var. Bunlardan biri, 2004 yılında New York, 2006 yılında Hindistan’ı konu aldıktan sonra, kendi kıtamızın sınırları ile ilgilenmeye başlamış olmamız. Türkiye, Almanya için pek açıdan çok önemli bir ülke. Türkiye'deki kültür zenginliği bize hep ilginç geliyordu, ancak Türkiye’de sanatsal anlamda ne gibi bir üretim yapıldığı konusunda bir fikrimiz yoktu. Bu nedenle Türkiye’deki sanatçıların bu dinamik çağda kendi ülkelerinde neler yaptığını bilmek istedik.''
Bienal Programı
Başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen tiyatro ve dans toplulukları sekiz gün boyunca Bonn'un çeşitli tiyatro salonlarında gösterilerini sergileyecek. İstanbul Devlet Balesi, Çıplak Ayaklar Kumpanyası, Tiyatro Oyunevi, Erzurum Devlet Tiyatrosu festivale katılan tiyatro topluluklarından yalnızca bir kaçı. Replikas, Mercan Dede, Taksim Trio gibi müzisyenlerin ve grupların da konser vereceği festivalde, diğer sanat dalları da ihmal edilmiyor. Sanatseverleri Türk sinemasından örneklerin yanı sıra, Zülfü Livaneli, Perihan Mağden, Murat Uyurkulak, Hasan Ali Toptaş gibi yazarların okumaları da bekliyor. Festivalin sanat sorumlusu Klaus Weiser sanatçıları seçmekte zorlandıklarını, İstanbul’daki kültür çeşitliliğinin ve sanatsal hareketliliğin kendilerini de şaşırttığını söyledi. Weiser, “İstanbul’un, dünyaya açık bir metropol olduğunu görmek beni de şaşırttı. Bunu, şehirdeki kültür arzından da anlayabiliyoruz. Dans ve tiyatroyla ilgili gelişmeler çok şaşırtıcı. Böyle olduğunu bilmiyordum.” diye konuştu.