1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

CHP için kritik gün: Mahkeme ne karar verecek?

15 Eylül 2025

CHP'nin bugünkü kurultay davasında "mutlak butlan" mı yoksa bir kez daha erteleme kararı mı çıkacak? Mutlak butlan çıkma ihtimaline karşı Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu cephesinde son hazırlıklar neler?

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yan yana oturuyor ve farklı yönlere bakıyorlar
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Fotoğraf: Mustafa Ciftci/AA/picture alliance

102. yaşını kutlayan CHP'de İstanbul İl Başkanlığına kayyum atanmasının ardından dikkatler şimdi CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali talebiyle açılan davada.

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bugün saat 10.00'da başlayacak olan duruşmadan "mutlak butlan" sonucu çıkması durumunda kurultayda seçimi kaybeden eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yargı eliyle partinin başına getirilmesi ihtimali söz konusu.

CHP'nin mevcut Genel Başkanı Özgür Özel'in seçildiği 4-5 Kasım 2023'teki 38. Olağan Kurultay'ın iptali talebiyle açılan davalar mahkeme tarafından birleştirilerek tek bir dosya haline getirilmişti. Bundan önceki son duruşma 30 Haziran'da yapılmış ve erteleme çıkmıştı.

Siyaset dünyası ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu davada bir karar çıkıp çıkmayacağı ya da yeniden bir erteleme olup olmayacağı merakla beklenirken CHP yönetimi tüm senaryolara karşı hazırlıklı olduklarını belirtiyor.

Duruşma öncesinde CHP Ankara Tandoğan Meydanı'nda geniş katılımlı "Vesayet değil, siyaset! Kayyuma, darbeye hayır!" mitingi düzenledi. Duruşmanın başlayacağı saatte CHP Merkez Yönetim Kurulu da parti genel merkezinde toplanacak. Ayrıca 81 il başkanı da genel merkeze çağrıldı. Mutlak butlan kararı çıkması durumunda olağanüstü kurultay günü olan 21 Eylül'e kadar binada nöbet tutulması planlanıyor.

Mutlak butlan kararı gelebilir mi?

Davanın hukuki boyutu bir süredir kamuoyunda çok sık tartışılan "mutlak butlan" kavramı etrafında şekilleniyor. "Mutlak butlan" hukuki anlamı ile "kesin hükümsüzlük" olarak ifade edilebilir: Bir işlemin yapıldığı andan itibaren geçersiz sayılması yani 38. Kurultay'ın yok hükmünde sayılması anlamına geliyor.

CHP'li eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler tarafından kurultaya dair mahkemeye taşınan iddialarda Siyasi Partiler Kanunu'na aykırılıklar olduğu ve bu durumun kurultayı mutlak butlan ile geçersiz kıldığı savunulmuştu.

CHP Genel Başkanı Özgür ÖzelFotoğraf: Alp Eren Kaya/CHP

Ancak çeşitli hukukçulara göre bu süreci tamamen hukuk kuralları ile açıklamak çok zor, duruşmada "siyasi karar" verileceği beklentisi yüksek.

Mutlak butlan kararı çıkması durumunda CHP yönetimi, Ankara'daki genel merkez binasını İstanbul İl Başkanlığı gibi savunmayı planlıyor. Özel, Sözcü TV'de Uğur Dündar'a yaptığı açıklamada şunları söylemişti:

"Mutlak butlan olursa 6 gün sonra (21 Eylül) kurultayımız var. Biz altı gün genel merkezimizde otururuz, genel merkezimizi savunuruz. Ama Kemal Bey zaten öyle bir şeyi kabul etmez diye ümit ediyoruz. Polisle birlikte partiye mi girecek eski Genel Başkan, böyle bir şey olur mu?"

Parti yönetimine göre yine erteleme gelebilir

Partinin hukukçu kurmayları ise bu duruşmanın da 30 Haziran'daki gibi ertelenme ihtimalini yüksek görüyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi DW Türkçe'ye 12 Eylül Cuma günü yaptığı açıklamada, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen kararın hukuka uygun ve doğru bir karar olduğuna dikkat çekerek, bu kararın yetkili mahkeme tarafından verildiğini, esası etkileyecek nitelikte tedbir kararı verilmesinin zaten doğru olmadığını belirtti.

İstanbul İl Başkanlığı için 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin tedbir kararının doğru bir karar olmadığını ve kaldırılması için de Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin kararını gerekçe göstererek başvuru yaptıklarını söyleyen Çiftçi, "Dolayısıyla ben pazartesi günü Ankara'da kurultayın iptaline ilişkin davadan partimiz aleyhine bir karar çıkacağını öngörmüyorum" dedi.

Öte yandan olası bir erteleme kararının iktidarın CHP'yi sürekli dava süreçleriyle gündemde tutma ve konuşturma stratejisine uygun olduğunu düşünen çok sayıda isim var.

Kulislerde konuşulan bir diğer ihtimal ise duruşmadan mutlak butlan kararı çıksa bile Kılıçdaroğlu'na görev verilmemesi olabilir. Farklı bir isme görev verilmesi durumunda Özel yönetiminin ismin kim olduğuna göre daha farklı tutum alabileceği belirtiliyor.

CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal KılıçdaroğluFotoğraf: Kivanc El/DW

Kılıçdaroğlu cephesinde neler oluyor?

Kurultay davasından "mutlak butlan" ya da "iptal" gibi sonuçların çıkması durumunda parti yönetimine geri gelebileceği konuşulan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ise sessizliğini koruyor.

CHP kurultay davasına az bir süre kala Kılıçdaroğlu eski TBMM başkanlarından Cahit Karakaş'ın cenaze töreninde görüldü. Kılıçdaroğlu kendisine kurultay iptal davasına ilişkin yöneltilen sorulara yanıt vermedi.

Özel ise kurultay davası öncesinde eski Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na çağrı yaptı. Gazeteci Ruşen Çakır'a konuşan Özel, "CHP'nin yargı ile dizayn edilemeyeceğini, kayyımlarla yönetilemeyeceğini, CHP'ye karşı bir darbe girişimi olduğunu; bunun karşısında en önemli güvencenin kendisinin olduğunu açıklaması çok kıymetli olur" dedi.

DW Türkçe'nin Kılıçdaroğlu'nun çevresinden aldığı bilgilere göre ise önceki duruşmalarda çok fazla olmasa da görüşlerini açıklayan ve bu nedenle tepki çeken Kılıçdaroğlu bu kez sessiz kalarak CHP tabanının tepkisini daha çok çekmemeyi amaçlıyor.

Ancak Ankara kulislerinde Kılıçdaroğlu ve ekibinin parti yönetimine yeniden gelmek için aylardır hazırlık yaptığı ve gelince "partiyi temizleyeceği" söylemleri eski Genel Başkan çevresi kaynaklı konuşulmaya devam ediliyor.

Bir önceki duruşma öncesinde DW Türkçe'ye konuşan Kılıçdaroğlu'na yakın bir isim "mutlak butlan" ilan edilmesi durumunda Kılıçdaroğlu'nun nasıl hareket edeceği sorusu üzerine şunları söylemişti:

"Kemal Bey'in (bu görevi) kabul etmemesi durumunda ne olacağı düşünüldü mü? Mevcut yönetim mahkeme kararı ile alınmış, Kemal Bey görev kabul etmemiş, ne olacak? Uzun süre yönetimsiz kalan partideki kaos ve karmaşa durumunun sorumlusu olarak yine Kemal Bey ilan edilecek."

Kılıçdaroğlu'nun bu tutumu partinin ve seçmenlerinin büyük bölümü tarafından benimsenmeyerek tepkiyle karşılanırken, Kılıçdaroğlu'na yakın isimler bu tepkileri Özel yönetiminin organize ettiğini, tabanın bir süre sonra duruma alışacağını iddia ediyor.

Öte yandan Kılıçdaroğlu, kurultay davasında mutlak butlan kararı çıkması halinde kendisinin yol haritasına ilişkin Sözcü yazarı Saygı Öztürk'ün kaleme aldığı yazıdaki iddiaları yalanladı. Kılıçdaroğlu X hesabından "Basın mensuplarına iletilmek üzere siyasi mesaj vermesi için konuştuğum bir tek yakınım yoktur. Lütfen provokasyonlarla toplumu yanıltmayın" dedi.

21 Eylül'de olağanüstü kurultay yapılabilir mi?

Bu arada bugünkü duruşmanın ardından bir diğer merak edilen ve hukuki açıdan tartışılan konu 21 Eylül'de yapılacağı açıklanan olağanüstü kurultayın olup olmayacağı.

Kılıçdaroğlu'na yakın isimler eski genel başkana yargının yeniden görev vermesi durumunda 21 Eylül kurultayının yapılamayacağını ileri sürüyor. Ancak partinin mevcut yönetimi delegelerin imzasıyla alınan karar ile kurultayın yapılmak zorunda olduğunu ve ortada Yüksek Seçim Kurulu kararları bulunduğunu belirtiyor.

Yakın çevresine göre Kılıçdaroğlu'nun amacı 21 Eylül olağanüstü kurultayı yaptırmamak ve izleyen 1-1,5 yıl içinde kurultay sürecine giderek partiyi "yenilemek." 

Bu arada CHP'li bazı milletvekillerinin olan bitene karşı sessiz kalmayı tercih etmesi Kılıçdaroğlu'na yakınlık olarak yorumlanıyor ve eski genel başkanın yeni dönemine hazırlık yapıldığı iddialarını güçlendiriyor.

Kılıçdaroğlu'nun iktidar tarafından yargı eliyle CHP genel başkanlık koltuğuna oturtulması durumunda Özel ekibinin mücadeleyi parti içinde kalarak mı sürdüreceği yoksa yeni bir parti mi kurulacağı ise belirsizliğini koruyor.

Bu arada Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın görece sessiz kalması ve son dönemde çok ön plana çıkmaması da Ankara'da farklı senaryoları gündeme taşıyor. Kılıçdaroğlu'nun Yavaş'ı bir sonraki seçimde Cumhurbaşkanı adayı yapma isteğinde olduğu konuşuluyor.

İmamoğlu'nun tutuklanması protestolara neden oldu. (Arşiv fotoğrafı)Fotoğraf: Julia Hahn/DW

Ancak Yavaş Ankara'daki mitingde Özel'in ve mevcut CHP yönetiminin yanında yer alarak, "Belediye başkanlarımız aklanıncaya, tahliye edilinceye kadar ısrarımız devam edecek. Onların haklarına, hukuklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Asla yalnız bırakmayacağız ve inşallah yapılacak en erken seçimde büyük bir çoğunlukla gerçek adaleti bu ülkeye, herkesin güven duyduğu, emin olduğu bir şekilde mutlaka, mutlaka kazandıracağız" diye konuştu.

Süreç nasıl ilerledi?

31 Mart yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkmasının ardından CHP Ekim 2024'ten bu yana iktidarın baskısı ve yargı süreçleri ile karşı karşıya.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in 30 Ekim'de gözaltına alınarak tutuklanması ile başlayan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer belediyelerle genişletilen süreçte, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden bu yana CHP'li çok sayıda belediye başkanı tutuklandı.

Ana kurultay dava süreci ile de CHP'nin 4-5 Kasım 2023'teki 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptali isteniyor.

Davacılar, kurultayda oy manipülasyonu, usulsüz delege katılımı, divan başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tarafsız davranmaması ve oy karşılığında para/telefon/ev dağıtımı gibi iddialarla "organize suç" işlendiğini savunuyor. Bu iddialar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasından kaynaklanıyor ve kurultayın anayasal emredici hükümleri ihlal ettiği, dolayısıyla "mutlak butlan" (başından itibaren geçersizlik) ile batıl olduğu öne sürülüyor.

Gülsen Solaker Dış politika ve iç siyasi gelişmeler ağırlıklı olarak 1997’den beri çalışan gazeteci.
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği