1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Dünyanın kriz kaybı 2 trilyon Doları aştı

Christine Bergmann / Deutsche Welle29 Ocak 2009

Piyasalarda yaşanan güven krizi ile tüketim ve yatırım harcamalarının azalması, küresel ekonomik krizi derinleştiriyor. Durgunluğa sürüklenen dünya ekonomisinin kaybının 2,2 trilyon Dolar’ı bulması bekleniyor.

Küresel mali ve ekonomik krizin çığ gibi büyümesi Uluslararası Para Fonunu da 2009 global büyüme tahminlerini ikinci kez değiştirmek zorunda bıraktı. Dünya ekonomik konjonktürünün, İkinci Dünya Savaşı sonrasının en ağır çöküşünü yaşadığını ve ABD’de başlayan krizin dünya ekonomisine 2,2 trilyon Dolar kaybettireceğini söyleyen Uluslararası Para Fonu aynı zamanda tünelin ucunda ışık da görüyor.

Uluslararası Para Fonu’nun 2009 dünya ekonomisiyle ilgili tahminleri oldukça cılız. Global büyüme oranının binde 5’te kalacağını belirten Para Fonu araştırma bölümü direktörü Olivier Blanchard, pratik anlamda dünyanın 2009’u durgunlukla geçireceğini söylüyor.

Uluslararası Para Fonu IMF'in yeni büyüme tahminleri daha kötümserFotoğraf: DW


Durgunluktan kim ne kadar etkilenecek?

Durgunluk, bütün ülkeleri aynı oranda etkilemeyecek. Para Fonu uzmanları, sanayi ülkeleri ekonomilerinin ortalama yüzde 2’lik daralma kaydedeceğini, Alman ekonomisinin ise daha da ağır darbe alarak yüzde 2,5 oranında küçüleceğini belirtiyorlar. Euro bölgesi ülkelerinin gayrı safi yurtiçi hâsıla kaybı yüzde 2 olurken, ABD 2009’u yüzde 1,6’lık negatif büyüme ile atlatacak.

Sanayileşmiş dünya, savaş sonrası dönemin en derin resesyonuna sürükleniyor. Genç sanayi ülkeleriyle kalkınma halindeki ülkeler ise kriz yılında ortalama yüzde 3,3’lük büyüme kaydedecek. Uzmanlar bunu, geçmişe kıyasla daha etkili ekonomik politikaların uygulanmasını sağlayan istikrarlı yapılanma yolunda ilerleme kaydedilmiş olmasına bağlıyorlar. Afrika’nın bile krizlere daha dayanıklı hale geldiğini söyleyen Para Fonu araştırma bölümü başkan yardımcısı Charles Collyns, ancak Afrika ülkelerinin sanayileşmiş dünyaya göre henüz daha zayıf konumda olduğunu hatırlatıyor.


Fakirlik yayılıyor

Collyns, şunları söylüyor: “Afrika ülkelerinin riskli teşvik programlarındaki manevra alanı sanayi ülkelerininki kadar geniş değil. Sermaye piyasalarının daha az gelişmiş olması ve mali sistemdeki imkanların darlığı, Afrika ülkelerinin büyük konjonktür programları hazırlarken çok dikkatli davranmalarını gerektiriyor.”

Para Fonu uzmanı Collyns, Afrika hükümetlerinin, Latin Amerika ya da Asya ülkelerindeki kadar halkı mali bakımdan destekleme imkânına sahip olmaması yüzünden fakirliğin yayılabileceği uyarısında bulunuyor ve bu nedenle Afrika yardımlarının sürdürülmesi gerektiğini söylüyor.

Uluslararası Para Fonu’nun tahminlerine göre Çin Halk Cumhuriyeti, mali krizi diğerlerine kıyasla daha hafif atlatacak ülkeler arasında yer alıyor. Para Fonu, Çin’in 2009 yılında yüzde 6,7’lik ekonomik büyüme kaydetmesini bekliyor. Charles Collyns, bunda, Pekin yönetiminin etkili para ve mali politikalarıyla, düşüş emareleri göstermeyen yurtiçi talebin rol oynayacağı görüşünde. Collyns, “Lakin Çin’in büyüme hızı da, önceki yılların çok altında çıkacak. Büyüme hızının iki yılda yarıya düşmesi dramatik bir gelişmedir” diyor.

Rus ekonomisinde büyük düşüş

Para Fonu araştırma bölümü direktörü Olivier Blanchard: Dünya 2009’u durgunlukla geçirecekFotoğraf: picture-alliance/dpa

Para Fonu daha önceki tahminlerini gözden geçirirken en önemli düzeltmeyi Rus ekonomisinde yaptı. Rusya’nın tahmini büyüme hızı yüzde 3,5’tan eksi 0,7’ye düşürüldü. Para Fonu uzmanı Collyns, petrolün ucuzlaması ve kredi piyasasının çok hızlı büyümesinin Rus mali sistemini zorladığını söylüyor. Collyns, “Bu iki olumsuz faktör Rusya ile ilgili tahminlerimizin değişmesine neden oldu. Rusya hükümetinin bankalara para yardımında bulunup vergi kolaylıklarını arttırması ve Ruble’nin değer kaybetmesini sineye çekmesi sarsıntının şiddetini azalttı” diyor.

Uluslararası Para Fonu baş iktisatçısı Olivier Blanchard, ekonomik güvenin yerine gelmesi durumunda düzelmenin daha çabuk başarılabileceği ve ortalama global büyüme hızının 2010 yılında yüzde 3’e çıkabileceği görüşünde. Blanchard, “İçine düştüğümüz kriz her şeyden önce bir güven krizidir. Tüketim ve yatırım harcamalarının azalması, güven kaybının ve ‘bekle gör’ havasına girilmiş olmasının bir sonucudur” diye konuşuyor.

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik