1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Dünyayı bölen oylama

Murat Celikkafa29 Kasım 2012

Filistin Özerk Yönetimi'nin BM'de gelecekteki statüsü yapılan oylamayla kararlaştırılacak. Filistin’e yeni statü verilmesinin dünya siyasetinde ne tür değişikliklere yol açabileceğini mercek altına aldık.

Fotoğraf: picture alliance / dpa

Filistin "üye olmayan gözlemci devlet" statüsünü kazandığı takdirde, BM ile ilişkili birçok kuruluşa başvuru hakkı da kazanmış olacak. İşte en çok tartışma yaratan konuların başında da bu geliyor. Örneğin Filistinliler, Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde İsrail’e yönelik savaş suçu nedeniyle dava açma hakkına da sahip olacak.

ABD ve İsrail, Filistin’e böyle bir statü verilmesine şiddetle karşı çıkıyor. İki ülke, Filistin’in devlet statüsü kazanmasının yegâne yolunun İsrail ile doğrudan görüşmeler sonucu yapılacak bir barış anlaşması olduğuna dikkat çekiyor. Ancak İsrail ve Filistin arasındaki görüşmeler özellikle Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleri nedeniyle iki yıldır askıya alınmış durumda.

Batı Şeria’da yönetimi elinde bulunduran El Fetih hareketi BM'ye yaptıkları başvuruyla iki devletli çözümü kurtarmaya çalıştıklarını savunuyor. Filistin müzakere heyetinden Zaviye Ebu Eyd, Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada, BM tarafından tanınmanın “ülkenin işgal altındaki bir devlet olduğu” yönünde açık bir işaret anlamına geleceğini belirtti: “Topraklarımızın gasp edilemeyeceği, ancak işgal altındaki bir ülke olduğumuz gerçeğini göz önünde bulundurarak İsrail'in yeni yerleşim yerleri inşa ederek zarar verdiği iki devletli çözümü kurtarmaya çalışıyoruz."


Yerleşim birimleri sorunu

Londra merkezli araştırma enstitüsü Chatham House’dan siyasal bilimci Yossi Mekelberg, İsrail'in Batı Şeria'da yerleşim yerleri inşa etmeye devam edeceğini düşünüyor. Bunun barış müzakereleri için en büyük engel olduğunu kaydeden Mekelberg, Filistin'in tanınmasının bunu değiştireceğine inanmıyor.

Mekelberg, “İsrail'in argümanı şu: Filistin tek taraflı diplomatik adımlara devam ettiği sürece, İsrail daha fazla yerleşim yeri inşa ederek olayı zeminde halledecek" diyor.

Mekelberg, yine de oylama sonucunda “Filistin için siyasi bir zafer İsrail için ise bir yenilgi” bekliyor. BM üyesi ülkelerin büyük bir çoğunluğunun Filistin’in arkasında durduğunu kaydeden Mekelberg, oylamanın kısa vadede İsrail ve Filistinliler arasındaki siyasi dengeyi değiştirmeyeceğini, ancak gözlemci statüsünü yakında tam üyeliğin izlemesinin mümkün olduğunu kaydediyor.

Avrupa ülkeleri ise oylama konusunda ikiye bölünmüş durumda. Fransa, salı günü yaptığı açıklamada, Filistin’in lehine oy kullanacağını bildirmişti. İspanya, Danimarka, Norveç, Türkiye, Lüksemburg, Avusturya ve İsviçre de benzer yönde karar aldıklarını duyurdu.

Rusya ve Çin'in oyu

BM Güvenlik Konseyi'nde veto hakkı bulunan daimi üyelerden Rusya ve Çin'in de Filistin'in lehine oy kullanması bekleniyor. Ancak Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Kurulu üyesi Hanan Aşravi, İngiltere başta olmak üzere pek çok ülkenin Filistinlilerden İsrail'e dava açmayacağı konusunda garanti istediklerini belirtti. En fazla baskının İngiliz hükümetinden geldiğini kaydeden Aşravi, İsrail’in de ABD ve İngiltere aracılığıyla istedikleri garantileri almak için çalıştığını söyledi. Ancak Filistinli yetkili, baskılara boyun eğmediklerini belirtti.

Peki gençler ne düşünüyor?

02:26

This browser does not support the video element.

İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Paul Hirschson, Filistin'in bu adımıyla “tüm sorunların müzakere yoluyla çözüleceği” yönündeki Oslo Anlaşmasını ihlal ettiğini belirtiyor. Hirschson, tanınmanın ikili ilişkiler açısında çok olumsuz etkileri olacağını kaydetti.

Paul Hirschson, “Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne gidecekler. Ancak giderlerse kendilerini bir noktada sanık sandalyesinde bulmanın yanı sıra herkesin zamanını harcayacak ve hiçbir dava olmadığını görecekler” şeklinde konuşuyor.

Almanya karşı

Almanya da Filistinlilere yeni statü verilmesine karşı çıkan ülkeler arasında. Almanya’nın böyle bir karara onay vermeyeceğini belirten hükümet sözcüsü Steffen Seibert, Almanya’nın partner ülkelerle görüşmeler yürüttüğünü ve Avrupa’nın bu konuda mümkün olduğunca birbirine yakın durması için çalıştığını bildirdi.

Uluslararası toplumun görüş ayrılıklarına rağmen Filistinliler oylama sonucunda umutlu görünüyor. Oylamanın hem BM hem Filistin için ''tarihi bir an'' olacağını söyleyen Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkelerin büyük bir çoğunluğunun bizim lehimize oy kulllanacağını düşünüyorum. Avrupa ülkelerinin çoğunun bizim için oy kullanması için çok çaba gösterdik.“

© Deutsche Welle Türkçe

Editör: Başak Sezen

Editör: Hülya Köylü Schenk

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik