1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

DEVA da koalisyon protokolü istiyor

11 Şubat 2022

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu gibi Millet İttifakı’nın genişlemesine karşılık koalisyon protokolü talebinde bulunacak. Babacan’ın bu talebi çalışma yemeğinde gündeme getirmesi bekleniyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan
Ahmet Davutoğlu ve Ali BabacanFotoğraf: Anka

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun ardından DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın da Millet İttifakı’nın genişlemesine karşılık koalisyon protokolü talebinde bulunacağı öğrenildi. Babacan’ın, bu talebini yarın altı muhalefet partisi liderinin katılacağı çalışma yemeğinde de gündeme getirmesi bekleniyor.

DW Türkçe'nin edindiği bilgiye göre, Davutoğlu’nun "koalisyon protokolü" talebini olumlu karşılayan Babacanda, Davutoğlu gibi Millet İttifakı’na katılma şartı olarak bir protokol yapılmasını öneriyor. Parti kaynaklarından alınan bilgiye göre, protokolün Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş aşamasında büyük önem taşıdığını dile getiren Babacan, kurulacak ittifakın temellerinin sağlam bir şekilde oturtulması gerektiğini vurguluyor. Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’de olduğu gibi kurulacak ittifakta da mutlaka ortak ilke ve esaslar metnine ihtiyaç duyulduğunu belirten Babacan, ittifaka ilişkin esasların seçmene çok net bir şekilde anlatılması gerektiğini vurguluyor.

Babacan, seçim sonrasında partiler arasında ihtilaf yaşanmaması adına protokolün mutlaka yapılması gerektiğine inanıyor. Bu arada Ali Babacan, dün yaptığı açıklamada da ilk kez "koalisyon" kelimesini telaffuz ederek, "Eğer partiler anlaşırsa beş yılı planlanmış, ilkeleri ortaya konmuş bir koalisyon olarak da konumlanabiliriz" ifadesini kullandı.

"Çarpışma ve çatışmanın önüne geçmek için"

DW Türkçe, Davutoğlu ve Babacan’ın "koalisyon protokolü" taleplerini akademisyenlere sordu. Akademisyenlere göre DEVA ve Gelecek Partileri, kendilerini AKP’den alınacak oyların sahibi olarak görüyor ve Millet İttifakı içinde kaybolmak istemiyor. Her iki parti, parlamenter sisteme geçişte de yaşanabilecek çarpışma ve çatışmaların önüne geçebilmek adına kurulacak mekanizmayı yazılı bir anlaşmaya bağlamak istiyor.

Kuru: Seçmene yönelik bir hamle

Türkiye’de yaygın kanaate göre, kimliklerle oy verildiğini ve bir kutuplaşma ekseni yaşandığını belirten Siyaset Bilimci Nezih Onur Kuru, "Her iki parti de AKP’den ayrılan ve şu an kararsız olan sağ seçmeni ikna etmek için, bu seçmende var olduğuna inanılan CHP kaygısının önüne geçmek yazılı bir protokol istiyorlar" dedi. Bunun seçmene yönelik bir hamle olduğunu ve protokol talebinin arkasında ikinci bir hamle daha olduğunun altını çizen Kuru, şunları söyledi:

"Bu iki parti aslında sadece bugünü değil yarını da hedefliyorlar. Yani şuna inanılıyor; Cumhur İttifakı dağıldığında Erdoğan eğer yenilirse AK Parti diye bir partinin hakim bir parti olarak yani tüm kitlelerden oy alabilen bir parti olarak varlığına devam edemeyeceği bunu koruyamayacağı düşünülüyor ve buradan gelebilecek oylara ev sahipliği yapacak parti adayları olarak DEVA ve Gelecek Partisi düşünülüyor. En azından partilerin siyasetçileri bunu öngörüyorlar. Şu an mevcut otoriter sağın merkez sağ dönüştürülmesi rolünü de oynamak istiyorlar bir yandan. Dolayısı ile Millet İttifakı içinde kaybolmak istemiyorlar. Partilerinin kimliğinin Millet İttifakı'nın küçük ortakları gibi anılmasını bu şekilde hatırlanmasını istemiyorlar."

Nezih Onur KuruFotoğraf: Privat

Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan isimlerinin oy oranları düşük olsa da siyasi elitler arasında ağırlığının büyük olduğuna dikkat çeken Kuru, "Bu ağırlıklarını korumak istiyorlar. Parti kimliklerinin daha uzun vadeli ve kalıcı olmasını sağlamak istiyorlar" dedi.

"İttifaklardan koalisyon dönemine geçiş"

Parlamenter sistem içerisinde artık ittifaklardan koalisyon dönemine geçiş yapılmasının öngörüldüğüne de belirten Kuru, şöyle devam etti: "İttifak içindeki protokolün belli şartlarda sağlanması ancak bunun parlamenter sistemde aktörlerin yer değiştirebildiği bir koalisyon yapısına geçişi için de uygun bir zemin yaratması adına, yazılı bir anlaşma olması ideal şartlarda onlar için en iyisi görünüyor. Bu ittifak bir gün bitecek ve koalisyon dönemi başlayacak. O döneme kadar partilerin arasındaki hukukun yazılı metinlere ve kriterlere bağlı kalarak, bir şekilde çarpışmayı ve çatışmayı önleyecek mekanizmanın kurulması adına bunun yapılması bence bekleniyor. Tabii ki belki de yaşanan pürüzlerin de gün yüzüne çıkması anlamına geliyor. Bu siyasetin doğasında var. Ben çok büyük bir kriz olduğunu düşünmüyorum."

Yılmaz: Rol çalma anlayışıyla hareket ediliyor

Siyaset Bilimci Dr. Onur Alp Yılmaz da, DEVA ve Gelecek partilerinin yeni dönemde CHP ve İYİ Parti’den "rol çalma anlayışıyla hareket ettiklerini" belirtiyor. Yılmaz, "Ne yapmaya çalışıyorlar aslında burada? Aldıkları oyun çok üzerinde bir etki yaratmaya çalışıyorlar" ifadesini kullandı. CHP’nin daha önce iki partiyi ittifaka davet ettiğini ancak her iki partinin de bu teklifi, "Bugün ittifak konuşulacak gün değil" sözleriyle reddettiğini hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

Kemal KılıçdaroğluFotoğraf: ANKA

"Bugün güttükleri strateji, özellikle Kemal Bey’in cumhurbaşkanı olma arzusunun belirgin olmasıyla beraber bu iki parti DEVA ve Gelecek Partisi, sistemin onlara tanıdığı konfora dayanarak, yani yüzde 1’in bile önemli olduğu konfora dayanarak, aldıkları oyun çok üstünde siyaset yapma kaygısına gittiler. Bunu da şöyle yapmaya çalıştılar. CHP tabanından nefret ederek, CHP tabanını ayrı bir yere koyarak ama Kemal Bey’le bizatihi ilişki yürüterek aslında gelecek Türkiye’de aldıkları oyun çok üzerinde kadro sahibi olmak, makam sahibi olmak hırsına düştüklerini söyleyebiliriz. Biz bunu nereden görüyoruz? Özellikle DEVA Partili genç yöneticilerin Twitter’da CHP’lilere yaptıkları saldırılardan görüyoruz.”

"Millet İttifakı büyürken küçülüyor"

Millet İttifakı’nın büyürken küçülmek gibi bir handikap yaşadığını da belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Aktör olarak Millet İttifakı’nın daha fazla ortağı olabilir. Ama oy oranlarına baktığımızda, oy oranlarında çok bir değişim yok. Hatta şöyle söyleyelim. İYİ Parti’nin daha seküler seçmene hitap ettiği döneme kıyasla baktığımızda aslında İYİ Parti’deki oy düşüşünün DEVA ve Gelecek partilerine yayılmadığını gördüğümüzde aslında Millet İttifakı’nın oy kaybettiğini de söylememiz mümkün." İttifakın isminin de tartışmaya açıldığını ve Ahmet Davutoğlu'nun "Büyük Millet İttifakı" ismini önerdiğini dile getiren Yılmaz, "Bence ittifakın adı kesinlikle değişmemeli. Çünkü ortada zafer kazanmış bir ittifak var ve gerçekten Türkiye bir erken seçime doğru giderken bunlara enerji harcamak ne kadar doğru, bu da ayrı bir tartışma konusu" dedi.

 

Eray Görgülü

© Deutsche Welle Türkçe