Donald Trump buzla kaplı Grönland'ı neden istiyor?
19 Ocak 2026
Kar ve buzla kaplı muhteşem doğası, dağları ve hayvanlarıyla turistlere sıra dışı bir deneyim sunan Grönland, dünya için artık güzel Instagram fotoğraflarının paylaşıldığı bir destinasyondan fazlası.
Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland,şu anda jeopolitik bir çekişmenin merkezine yerleşmiş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın ABD kontrolüne girmesi gerektiğini söylüyor ve buna karşı çıkanAvrupa Birliği (AB) ülkelerini ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit ediyor. AB de Trump'a karşı misilleme adımları atmaya hazırlanıyor.
Danimarka'ya ait olan Grönland ABD'nin çıkarları açısından çok daha uzun süredir hayati önem taşıyor. Peki neden?
Trump'ın Grönland'a ilgisi yeni değil
Donald Trump'ın dünyanın en büyük adası Grönland'a olan ilgisi aslında yeni değil, 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde de burayı satın alarak ABD'ye katmak istediğini söylemiş ve yine tepkileri üzerine çekmişti.
ABD'de Grönland'ı ilhak etme fikrinin daha da eskiye dayanan bir geçmişi var. Bu fikri ilk olarak 1867'de dönemin ABD Dışişleri Bakanı William Seward ortaya attı ama hiçbir zaman hayata geçirilemedi ama ABD, İkinci Dünya Savaşı sırasında ise Nazi Almanyası'nın eline geçmesini önlemek için Grönland'ı işgal etti. ABD, o zamandan bu yana adada askeri varlık gösteriyor.
ABD'nin adanın kuzeybatısında, Danimarka ile 1951'de imzaladığı Grönland Savunma Antlaşması'nı imzalamasının ardından inşa ettiği Pituffik Uzay Üssü (bir hava üssü) bulunuyor.
Kuzey Kutup Dairesi'nde yer alan Rusya da Arktik'te çeşitli üslere sahip. Ayrıca Çin de bölgede bir dayanak noktası elde etme çabasıyla 2018'de kendisini "Arktik'e yakın devlet" olarak ilan etti.
Nadir toprak elementleri nedeniyle cazibe merkezi
Grönland sadece 56 bin nüfusa sahip olsa da yüzölçümü açısından çok büyük bir ada. Ada örneğin Almanya'nın yüzölçümünden altı kat daha (yaklaşık 2,17 milyon km²'ye karşılık 357 bin km²) büyük.
Ancak adanın yüzde 80'i yaklaşık 3 milyon yıl önce oluşan bir buz tabakasıyla kaplı ve bu da geniş bir alanı yaşanmaz kılıyor.
Grönland, yeraltı kaynakları ise son derece zengin olan bir bölge.
Grönland, AB tarafından kritik öneme sahip olarak kabul edilen 34 ham maddenin en az 25'ine sahip. Bölge bol miktarda demir cevheri, grafit, tungsten, paladyum, vanadyum, çinko, altın, uranyum, bakır ve petrole sahip. Ama ülkenin zorlu coğrafyası, iklimi ve sınırlı altyapısı bunların çoğunun çıkarılmasını zorlaştırıyor.
ABD'nin elektrikli araçlardan cep telefonlarına, askeri radarlardan MRI cihazlarına kadar her türlü üründe kullanılan nadir toprak elementleri için güvenilir bir tedarik zinciri bulunmuyor. Bu da adayı ABD için cazip kılan nedenlerin başında geliyor.
Şu anda nadir toprak elementlerinin yaklaşık yüzde 60'ı Çin'de çıkarılıyor ve bunların yüzde 90'ından fazlası da Çin tarafından işleniyor. AB ve ABD'nin bu tür malzemeler için Çin'e olan bağımlılığı azaltmak istemesi Grönland'ı bir mücadele alanı haline getiriyor.
İklimin değişmesi de Grönland'a ilgiyi artırıyor
Danimarka ve Grönland Jeolojik Araştırması (GEUS) 2025 yılında adanın buz örtüsünün 29 yıldır üst üste küçüldüğünü tespit etti. GEUS'tan Signe Hillerup Larsen, "Ortalama olarak Grönland Buz Örtüsü, tüm veri dönemine (1985'ten itibaren) baktığımızda yılda yaklaşık 140 milyar ton buz kaybetti" dedi.
Arktik buzlarının incelmesi, özellikle ABD'den gelen ilginin artmasının bir diğer önemli nedeni olarak kabul ediliyor.
Bu durum, uluslararası ticaret için bir kuzeybatı geçidi oluşturacak gibi görünüyor. Bu da muhtemelen ABD'nin Grönland'ın mineral kaynaklarına erişim konusunda Rusya, Çin ve diğer ülkelerle rekabet etmek zorunda kalacağı anlamına geliyor.
Peki Grönland halkı ne istiyor?
ABD Başkanı Trump’ın Grönland'ı alma isteği hafta sonu Grönlandlılar tarafından protesto edildi. Adada soğuk havaya rağmen kalabalıklar ABD karşıtı sloganlar atarak yürüdü. Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen da protesto gösterisine katıldı.
Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın 1979 yılında yapılan referandumdan bu yana kendi parlamentosu bulunuyor. Kendi kendini yöneten Grönland'ın dış ve güvenlik politikaları ise Kopenhag tarafından belirleniyor.
Ancak adada Danimarka'dan bağımsızlık talep eden siyasi gruplar da mevcut.
Adada bağımsızlık düşüncesinin şekillenmesinde, 18'inci yüzyılda Danimarka ve Norveç tarafından kolonileştirilen Grönlandlıların, kolonyal efendilerinin geçmişte işlediği suçlarla giderek daha fazla yüzleşmesi de önemli bir rol oynuyor. Örneğin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Grönlandlı kadınların doğum kontrolüne zorlanması ve çocukların ailelerinin rızası olmaksızın Danimarka'ya kaçırılması, yerlilerin kollektif hafızasında hâlâ yerini koruyor.