1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
MedyaAlmanya

DW İfade Özgürlüğü Ödülü Ukraynalı gazetecilere

Konstiantyn Honcharov
2 Mayıs 2022

Rusya’nın kuşatması altındaki Mariupol’deki çatışmaları ve bombardımanların sonuçlarını belgeleyen Ukraynalı gazeteciler Evgeniy Maloletka ile Mstyslav Chernov DW’nin İfade Özgürlüğü Ödülü’nün sahibi oldu.

Freedom of Speech Award 2022, Bildauswahl
Fotoğraf: Mstyslav Chernov/AP Photo/picture alliance

DW'nin bu seneki İfade Özgürlüğü Ödülü'ne birçok uluslararası medya kuruluşu ile çalışan foto-muhabiri Evgeniy Maloletka ile Associated Press'te görevli video-gazetecisi Mytyslav Chernov layık görüldü. Ödül sahipleri 2 Mayıs'ta kamuoyuna duyuruldu.

Her iki gazeteci de  Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaşın başından tahliye edildikleri güne kadar Ukrayna'nın Mariupol kentinde görev yaptı. Dünyaya, Rus birliklerinin abluka altına aldığı kentin durumunu gösteren Chernov ve Maloletka kentteki yıkımı, görev başındaki doktorları ve sivil kurbanları görüntüledi. Gazeteciler, tahliyeler çerçevesinde 15 Mart 2022'de kentten ayrıldı. Evgeniy Maloletka, DW'ye Mariupol'deki çalışmalarını ve hayatta kalmayı nasıl başardıklarını anlattı.

Çatışmaların başlangıcı

Maloletka, kendisi ve Chernov'un Rusya'nın Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk'ın bağımsızlıklarını tanımasının ardından Rus birliklerinin saldırılarının başlayacağını tahmin ettiklerini aktarıyor. Maloletka, "Savaş çıkacağını biliyorduk. Farkındaydık ancak zamanından emin değildik. Mariupol aracılığıyla ilhak edilen Kırım'a bir koridor açmaya çalışacaklarını ve bu nedenle Mariupol'a saldıracaklarını biliyorduk" diyor. Ancak Rusya'nın savunma çizgisini bu denli çabuk aşacağını ve kenti ablukaya alacağını öngöremediklerini belirtiyor.

Maloletka, doğuda savaş başlar başlamaz kentin ateş altında kaldığını anlatıyor. Gazeteci, "Etrafta mermiler uçuşuyordu ve onları evlere çarptığı anları filme aldık" diye konuşuyor. Gazeteci ayrıca, Mariupol'e yakın bir banliyönün de büyük topçu ateşi altında kaldığını söylüyor. Mariupol'da görece sakin mahalleler olduğu sürece, kentte az çok normal bir şekilde hareket edilebildiğini ve çalışılabildiğini anlatan gazeteci, sonrasında ise hava saldırılarının başladığına dikkat çekiyor. Maloletka, "Başlangıçta ağır bombalı saldırılar yoktu ancak bombalar çok düzensiz düşüyordu" diyor.

Fotoğraf: Mstyslav Chernov/AP/picture alliance

Mariupol'un savunması

Ukrayna ordusunun giderek Mariuopol'e doğru çekildiğini belirten Maloletka, "Tarlalardaki mevzileri elde tutmak artık mümkün olmadığı için tüm ordunun kente geldiği ortaya çıktı. Bu nedenle, tüm savunma kente çekildi" diyor. Mariupol'deki durumun giderek karmaşık hale geldiğini ve sokaklarda daha az insan ve araç görüldüğünü anlatan gazeteci gözlemlerini, "İnsanlar paniğe kapıldı ve bize neler olduğunu sordular. Bilgi almaya çalıştılar. İnsani koridorlarla ilgili sorular yönelttiler. Kentte telefon bağlantısının sağlanabildiği bir iki nokta vardı anca 10 Mart'tan itibaren bu da kesildi" sözleriyle aktarıyor.

Foto: Mstyslav ChernovFotoğraf: Mstyslav Chernov/AP Photo/picture alliance

Toplu mezarlıklar

Fotomuhabir Maloletka, "Bombardıman kurbanları arka bahçelerde gömüldü. Ancak başta sayıları çok değildi" derken kendisi ve meslektaşı Mstyslav Chernov'un şehirdeki hastanelerden birine ceset toplamak için gelen cenaze görevlilerinin çalışmalarını da belgelediklerini ekliyor. Maloletka, "Normal mezarlıklara giriş mümkün olmadığı için, 30 metre uzunluğunda ve 3 metre derinliğinde mezarlar kazıldı. Hastanelerden gelen cesetler buralara gömüldü. Küçük cenazeciler bile arka bahçelerde ceset toplayıp toplu mezara getirdiler" şeklinde konuşuyor.

Gazeteciler, çocukları da görüntülediklerini anlatıyor. Maloletka, "Çocukların ölümünü unutmak çok zor. Hastanelere getirilen ve fotoğraflarını çektiğimiz bütün çocuklar öldü. 15 yaşında çocuklar da vardı, üç aylık bebekler de... Hepsi bombardıman sonucu hayatını kaybetti" diyor.

Mstyslav ChernovFotoğraf: Evgeniy Maloletka/AP Photo/picture alliance

Doğum kliniğinin bombalanması

9 Mart'ta bir bomba doğum kliniği bulunan bir hastaneye isabet ettiğinde gazeteciler de yakındaymış. Gazetecilerin yaşanan yıkımı belgeleyen görüntüleri tüm dünyaya yayıldı ve savaşın sembolü oldu. Maloletka yaşadıklarını, "Tesadüfen yakınlardaydık, bir uçak sesi duyduk, hemen ardından da bir patlama yaşandı. Bir değil birçok patlama yaşandı. Çok büyük bir basınç oluştu ve çevredeki evlerin camları kırıldı. Orada her şeyin yıkıldığını gördük. İnsanlar şok içinde bodrumlardan çıktı. Hamile kadınların aşağı taşındığını gördük. Bunlar çok ağır görüntülerdi..." sözleriyle anlatıyor. Gazeteci binanın bir bölümünde askeri bir hastane olduğunu ancak burada askeri mevziler veya malzemelerin bulunmadığının altını çiziyor.

Fotoğraf: Evgeniy Maloletka/AP/dpa/picture alliance

Rus askerlerinin saçtığı tehlike

Saldırının ardından her iki gazeteci de klinikteki kadınlarla konuşmak için ağır hasar alan binaya girmiş. Maloletka, "Ardından Rus tankları geldi. Bir gün boyunca hastanede gizlendik ve kendimizi doktor olarak tanıttık. Beyaz önlükler giydik ve Rus tanklarının nasıl kente girdiğini görüntüledik" diyor. 12 Mart sabahı bir Ukrayna özel birliği gazetecileri güvenli bir bölgeye götürmeyi başarmış. Maloletka, "Arabamız yoktu ve kentte çok sınırlı hareket edebiliyorduk. Polisler daha sonra uydu üzerinden internete erişmemize yardımcı oldu. Bir uydu bağlantıları vardı ve onlar aracılığıyla veri iletebiliyorduk" diyor.

Maloletka, kendilerine kentten tahliye edilmelerinin tavsiye edildiğini belirtiyor. "Bize, Ruslar tarafından esir alınacak olursak kameraya kendi istediklerini söyleyemeye zorlanacağımız söylendi. Rusların eline düşmüş olsaydık bu çok zor olurdu. Rus gizli servislerinin esirlere nasıl muamele ettiğini ilk elden deneyimlemek istemezdim" şeklinde konuşuyor.

Evgeniy Maloletka Fotoğraf: Evgeniy Maloletka

Mariupol'den tahliye

14 Mart'ta yaklaşık 100 araçtan oluşan bir konvoy Mariupol'den tahliye edildi. Ertesi gün ise kentten ayrılmak isteyenlerin oluşturduğu konvoyun uzunluğu 6-7 km. dolayındaydı. İnsanlar Mariupol'u terk etmek istiyordu.

"Herkes trafiğe takıldı, çok yavaş gidebiliyorduk. Biz de gitmek istiyorduk ve 15 Mart'ta kentten ayrıldık. Mariupol ile Orihov arasındaki Zaporijya istikametindeki güzergâh üzerindeki her köyde en az bir kontrol noktası vardı. O dönemde sıkı kontroller yoktu. Telefonlarımızı elimizden alacaklarını düşündük ancak böyle bir şey yaşanmadı. Toplamda 15-16 Rus kontrol noktasından geçtik. Geceleri Rus birlikleri ile Ukrayna birlikleri arasındaki sınırdan geçtik."

Öldürülen ve yaralı medya mensupları

Ukrayna Başsavcılığı'nın verdiği bilgilere göre, savaşın başından bu yana 15'i erkek, 3'ü kadın olmak üzere 18 medya mensubu öldürüldü. Sekiz kişi kaçırıldı, üç gazeteciden ise haber alınamıyor. Ayrıca Ukraynalı yetkililerin verdiği bilgilere göre, 13 medya mensubu da yaralandı. Yaralanan ve öldürülenler arasında Ukraynalıların yanı sıra İngiltere, Çekya, ABD, Danimarka, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, İrlanda, İsviçre, Fransa ve Litvanya'dan 19 medya mensubu bulunuyor.

Deutsche Welle, 2015 yılından bu yana İfade Özgürlüğü Ödülü veriyor. Ödül sahipleri, medyada insan haklarının ve ifade özgürlüğünün korunmasında önemli rol oynamış bir kişi veya girişimler arasından seçiliyor.

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik