1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Ekonomi casusluğu endişesi

Nihat Halici8 Temmuz 2013

Telekulak skandalı Alman şirketlerini alarma geçirdi. Terörle mücadele kisvesi altında şirket sırlarının elde edilmiş olmasından kaygı duyuluyor.

Fotoğraf: picture-alliance/dpa

Almanya'da Federal Hükümet'i oluşturan koalisyonun ortaklarından Hrıstiyan Sosyal Birlik çatısı altındaki Orta Ölçekli İşletmeler Birliği'nin başkanı Hans Michelbach, ABD'nin dijital casusluk faaliyetlerinin bir alarm işareti olarak algılanması gerektiği görüşünde. AB'nin teröristlere destek vermediğini, ancak dünya piyasalarında güçlü bir rakip olduğunu vurgulayan Michelbach, Avrupa'da sadece resmi kurumların değil, şirketlerin de dijital casusluğun hedefi olmuş olabileceğini ve böylece ABD'nin haksız rekabet yapmış olabileceğini kaydediyor.

Federal Tüketiciyi Koruma Bakanı Ilse Aigner ise “terörle ortaklaşa yürütülen mücadelenin Truva Atı şeklinde” kullanılarak, dijital casusluk faaliyetlerinin üstünün örtülebileceği olasılığına karşılık uyarıda bulundu. Alman işletmeler de ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun ifşa edilen faaliyetlerinin boyutu karşısında endişeli. Ekonomi Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı Volker Wagner:

“Telefon konuşmalarının ve elektronik posta trafiğinin, ülke dışındaki istihbarat birimleri tarafından da izlenebiliyor olması, uzmanlar olarak bizi doğrusu pek şaşırtmadı. Ancak sadece Almanya’da her ay yaklaşık 500 milyon telefon ve internet iletişimi takip ediliyorsa, bu inanılmaz bir veri hacmi.”

‘Hangi veriler depolandı?’

Benzeri şekilde tepki veren Almanya'daki diğer ekonomi ve işletme birlikleri de hangi verilerin depolandığının ve ne şekilde kullanıldığının açıklığa kavuşturulmasını talep ediyor. Şirketlerin know-how verilerinin de dijital casuslukla ele geçirilmiş olabileceği konusunda henüz kesinleşen bir bilgi yok. Çalınan teknolojilerin veya ürün fikirlerinin rakip firmalarda ya da başka ülkelerde ortaya çıkması zaten çoğu zaman yıllar alabiliyor. Ancak Ekonomi Güvenliği Çalışma Grubu Başkanı Wagner yine de, ABD Ulusal Güvenlik Kurumu'nun ele geçirdiği veri hacminin büyüklüğünün, suistimale davet edebileceğine dikkat çekiyor:

“Amerikan güvenlik dairelerinin çok sayıda serbest çalışanının olması, birçok müşavir firmayla işbirliği yapıyor olması, bu verilerin bilerek ya da bilmeyerek kötüye kullanılmasına yol açabilir. Washington ve çevresinde çeşitli güvenlik dairelerinin kapsamında bir ila bir buçuk milyon kişinin hizmet verdiği tahmin ediliyor.”

Tüm çalışanların da hak ve hukuku gözetip gözetmediği de ayrı bir soru. Bu skandal ekonomi ve güvenlik birlikleri tarafından farklı değerlendiriliyor. Alman Makine ve Tesis Yapımı Birliği'nden (VDMA) Rainer Glatz:

Volker WagnerFotoğraf: Telekom

“Alman siyasetinin öncelikle tam olarak ne olduğunu açıkça ortaya çıkarması gerek. Bilgilerin nerede kullanıldığının, terörle mücadele için değilse, sanayi casusluğu için kullanılıp kullanılmadığının öğrenilmesi gerek. Bir sonraki adım ise verilerin, işletme ve know-how haklarının korunması konusunda dünya çapında ortak bir karar olmalı. Telefon konuşmaları ve internet, herkesin girip dinleyebileceği, takip edebileceği küresel ağlar ve bu yüzden de belli kuralların konması gerek.”

‘Telekulak gölge düşürdü’

ABD ve AB ekonomilerinin daha sıkı bir işbirliği içine girmesi ve ortak bir serbest ticaret bölgesinin oluşturulması planlanıyordu. Almanya'nın hâlâ ABD ile bu tür bir ortaklığa sıcak baktığını söyleyen Federal Ekonomi Bakanı Philipp Rösler, yine de casusluk skandalının hedeflenen bu projeye gölge düşürdüğünü kaydediyor ve "ABD, suçlamaları hızla açıklığa kavuşturmalı ve şeffaflığı sağlamalı” şeklinde konuşuyor.

Almanya'da sanayi casusluğu sonucu şirketler her yıl milyarlarca euroluk zarara uğruyor. Güvenlik alanından danışmanlık hizmeti veren Corporate Trust adlı şirketin tahminlerine göre sadece 2012 yılında bu zararın 4 milyar 200 milyon euro olduğu belirtiliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/JF/AÜ/BÖ/NH

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik