1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Ekrem İmamoğlu'nun "diploma davası" 6 Temmuz'a ertelendi

16 Şubat 2026

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, "diploma davası"nda dördüncü kez Marmara Cezaevi'nde hakim karşısına çıktı.

İBB'nin tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu
Ekrem İmamoğlu, 11 aydır Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunuyorFotoğraf: Depo Photos/ABACAPRESS.COM/picture alliance

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında kamuoyunda "diploma davası" olarak bilinen davanın dördüncü duruşması bugün görüldü

İmamoğlu'nun diplomasıyla ilgili zincirleme şekilde "resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla açılan ve 8 yıl 9 ay hapsi istenen davada mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmayı 6 Temmuz'a erteledi.

İmamoğlu: Absürt ve çirkin bir dava

İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda görülen duruşmaya alkışlarla geldi. 

Savunmasına "Bu hafta Ramazan ayına giriyoruz. Ne yazık ki Ramazan aylarında ülkemizi yoran talihsiz süreçleri geçmişte de yaşadık" diye başlayan İBB Başkanı, şunları söyledi:

"Ne var ki, 2019’da Ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyet, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyet, bu kez de Ramazan ayına denk getirilen; içi yalanla, iftirayla ve büyük günahlarla doldurulmuş, sahtecilik kavramı altında toparlanmış bir iddianameyle Mart ayında yargılanacağımız bir süreci önümüze koymuştur. Bu dava Ramazan ayının arefesine denk gelmiştir. Ramazan ayına girdiğimiz bu günlerde yine absürt ve çirkin bir davayla karşı karşıyayız. Yargı düzeni içinde olmaz denilen ne varsa bizlere yaşatılmaktadır."

"Çöp niteliğinde bir iddianame"

"Yaklaşık 16 aydır iktidarın talimatıyla İstanbul’a konumlandırılmış bir avuç muhterisin yürüttüğü operasyonlar ve oluşan kararlar zinciri, tarihte görülmemiş bir yargı skandalı dönemini ülkemize yaşatmıştır" diyen İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

Bunun milletimize maddi ve manevi maliyeti ağır olmuştur. Koltuk hırsıyla yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmış; milletimiz fakirleşmiş, işsizlik artmış ve ülke itibarsız bir döneme sürüklenmiştir. Devlet geleneğimizle, kanunla ve anayasayla ilgisi olmayan; kurumlar ve yargı eliyle yürütülen kumpasların, işkencelerin ve insanları lekeleyen düzenin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. 

İmamoğlu'nun diploma iptaline itirazı reddedilmişti.Fotoğraf: ANKA

İşte böyle bir dönemde, çöp niteliğinde bir iddianameyle açılan diploma ve evrakta sahtecilik davasında; iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve doğal hâkim ilkesinin yok sayıldığı bir uygulamayla dördüncü duruşma için buradayım. Bu iddianameyi yazan savcı ise sözde amacına ulaşmış, yer değişikliğiyle İstanbul’da bir ilçeye başsavcıvekili yapılmıştır. Bilinmelidir ki bu mesele ne diplomadır ne de yolsuzluk. Davaların komikliğine ve korkunun doğurduğu yargı sefaletine bakınız; 'Ahmak', 'Çirkin', 'Casusluk', 'Diploma iptali', 'Evrakta sahtecilik', 'Savcıya ve bilirkişiye hakaret', 'Rezalet.'" 

Akın Gürlek'e seslendi: Cürmün kadar yer yakarsın

İmamoğlu ayrıca kendisine açılan davaların savcısı olan ve 11 Şubat'ta Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek'e de bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalar üzerinden seslendi: 

"Ekranlara çıkan Adalet Bakanı hâlâ Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarını hedef göstererek konuşuyor. Cürmün kadar yer yakarsın. Tarihte böyle bir şey var mı? Ben esasa bakıyorum. Bir buçuk senedir ailem, yuvam, dostlarım, İstanbullular, İstanbul’un kurumları, milletin iradesi zarar görüyor. Yüzlerce şikâyetimiz, yüzlerce başvurumuz var. Bana hakaret eden o gazeteye tek bir işlem yapılmadı. Tek bir işlem. Bu nedenle başsavcıya, bugünkü bakana kadar herkese soruyorum: Açık tehditte bulunan o iki avukat ve savcılıktaki iş birlikçileri hakkında neden tek bir işlem yapılmadı? Neden?"

"Sıçan gibi kaçacaklar"

İBB Başkanı ayrıca, "Güç, kendinden emin olana değil; korkana serttir" diyerek şöyle devam etti:

"Koltuğunu kaybetmekten korkanların yolu her zaman sahtecilik olmuştur. Koltuk düşkünü olanların yöntemi tarih boyunca ahlak dışı olmuştur. Dosya üretenler, manşet atanlar, TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler, medya kuruluşları içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte gördük. Yine sıçan gibi kaçacaklar.

Kendine güvenenler ise bekler. Sakince bekler. Kendinden emin olduğu yüzünden okunur. Gerçeğin konuşmasına izin verir. Ve gerçek asla şaşmaz. İşte ben o taraftayım. O taraftaki konumumu da asla değiştirmeyeceğim. Çünkü ben hakikatin tarafındayım. Didik didik ettiler. Ne oldu? Didik didik ettiler. Yeryüzünde bu şekilde didik didik edilen başka bir insan yoktur. Hücrelerine kadar incelediler."

31 yıl sonra iptal edilen diploma

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 28 kişinin lisans diplomasının iptaline karar vermişti.

Kararın gerekçesi, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına usulsüz yatay geçiş yapıldığı iddiası oldu. Üniversite, 28 kişinin elde ettikleri mezuniyetlerin ve diplomaların "yokluk" ve "açık hata" gerekçeleriyle geri alınmak suretiyle iptal edilmesine hükmetmişti.

18 Mart'taki iptal kararından bir gün sonra, 19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu hakkındaki soruşturma kapsamında İstanbul'daki evinde gözaltına alınmıştı. İBB Başkanı, 23 Mart'ta tutuklanmıştı.

İmamoğlu'nun avukatları, diplomanın iptaline karşı 6 Mayıs 2025'te İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde dava açmıştı. Davayı açan İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan da soruşturma kapsamında tutuklanmıştı.

İptale ilişkin dava, İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından 23 Ocak'ta reddedilmişti.

DW, ANKA / SÇ,BÖ

 

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik
Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği