1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Erdoğan başkanlık sistemi yolunda

Nihat Halici12 Aralık 2014

Türkiye'de halkın doğrudan oylarıyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, başkanlık sistemine geçieş yolunda önemli bir adım atıyor. Erdoğan'ın 2015'ten itibaren kabineye başkanlık edeceği açıklandı.

Fotoğraf: Reuters/T. Gentile

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı, eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Erdoğan'ın 2015'ten itibaren de kabineye başkanlık edeceğini açıkladı. Yıldırım, "yeni yapılanma"ya ilişkin açıklamalarda bulundu.Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği bünyesindeki başkanlık sayısının 13'e çıkarıldığını söyledi. Kurulan başkanlıklar arasında iç güvenlik, dışişleri, yatırım izleme, savunma ve enerji de bulunuyor.

Yeni yapılanma Türk medyasında "Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gölge kabine mi kuruluyor?" tartışmasına yol açtı. Yıldırım, yeni düzenlemenin Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında "yetki çakışması"na yol açmayacağı yolunda güvence verdi.

2003 yılından cumhurbaşkanı seçildiği bu yılın ağustos ayına kadar başbakanlık görevinde bulunan Erdoğan, yeni makamını sembolik ve temsili bir konumun ötesine taşımayı hedefliyor. 60 yaşındaki Erdoğan bu çerçevede anayasa değişikliğine giderek parlamenter olan sistemi başkanlığa çevirmek istiyor. Erdoğan, değişikliğe kadar anayasanın kendisine tanıdığı mevcut yetkileri kullanacağını değişik vesilelerle açıklamıştı.

Uzmanlar ne diyor?

Fotoğraf: picture-alliance/Kayhan Ozer/Anadolu Agency

Washington Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay, Türkiye'deki başkanlık sistemi tartışmasını daha önce Deutsche Welle Türkçe'ye değerlendirmiş, Türkiye’nin başkanlık sistemine hazır olmadığı tesbitinde bulunmuştu.

Gerçek anlamda kuvvetler ayrımı ile sağlıklı bir sistemin oluşabileceğini söyleyen Çağaptay, "Türkiye’de başkanlık sisteminin oluşması için meclisin ve başbakanın ayrı ayrı seçimlerde başa geldiği gibi ayrı ayrı bağımsız olması gerekiyor" diyor. İkinci bir nokta ise yargının tümüyle bağımsız olması gerektiği koşulu.

National Endowment for Peace isimli kuruluşun uzmanı Richard Kraemer da Türkiye'nin Amerikan tarzı bir başkanlık yönetimine hazır olmadığını vurgulamıştı. Kraemer, "Yüzde 51 ya da 52 civarında destek alıyorsanız bu tarz bir temel değişiklik yapmayı hedeflemenin ülkenin demokrasisi için sağlıklı olduğunu düşünmüyorum" demişti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/AFP/NH/TY

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik