Erdoğan laiklik bildirisi imzacılarına "yobaz" dedi
25 Şubat 2026
Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) 12 Şubat'ta yayımladığı ve 81 il valiliğine gönderilen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri" talimatına yönelik tartışmalara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.
Partisi AKP'nin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, MEB'in ramazan ayına yönelik etkinlik genelgesinin anayasal çerçevede hazırlandığını ve gönüllülük esasına dayandığını savunarak, "Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın tenefüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın" ifadelerini kullandı.
Anayasa'da her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğunun açıkça belirtildiğini söyleyen Erdoğan, MEB talimatıyla ilgili olarak "Yapılan doğrudur, yerindedir, hukukidir, ramazanın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir" dedi.
Laiklik bildirisini ve imzacıları doğrudan hedef alan Erdoğan, "Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde ramazandan sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı, o bayat 'laiklik elden gidiyor' şarkısını söyleyen, zehir saçan malum bildirilerini yayınladı" ifadelerini kullandı.
Laiklik bildirisinde ne yazıyordu?
MEB talimatına tepki olarak 168 yazar, akademisyen, sanatçı ve gazeteci, 19 Şubat'ta "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bir bildiri yayımlamıştı.
"Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!" diye başlayan bildiride, "Türkiye'nin ABD ve İsrail planları doğrultusunda Talibanlaştırma baskısı altında olduğu" savunulmuş, "Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump ipine sarılarak Türkiye'yi adım adım Ortadoğu'nun gerici bataklığına sürüklemektedir. Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların Anayasayı hiçe sayarak "suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir" ifadelerine yer verilmişti.
Bakan Tekin: Davayı açtım
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de "laiklik bildirisi" ile ilgili hukuki adım attığını belirterek, "Davayı da açtım. Hatta bana sorarsanız; bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda, bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olacağını düşünüyorum" açıklaması yaptı.
Tekin, "Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını, anayasayı yorumlama tekeli yok. ‘Anayasayı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız. Evrensel ilkeleri bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız. Bizim istediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın azınlıktır' deme hakkı yok. Bu etkinlikleri yerine getiren kişilere 'gerici', 'azgın', 'azınlık' gibi ifadelerle saldırmak, saldırgan bir tavır içerisinde bulunmak bir hakarettir" dedi.
Laiklik bildirisini "totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali" diye nitelendiren Tekin, "Kusura bakmasınlar; bu hakareti eden kişiler bizim tarafımızdan ve haklarını, hukuklarını korumakla mükellef olduğumuz kişiler tarafından yargıya taşınması gerekir. Hatta bana sorarsanız; bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de kişisel anlamda, bu süreçte yargıya başvurmasının doğru olacağını düşünüyorum" diye konuştu.
Bahçeli'den tehdit gibi tepki
Cumhur İttifakı'nın ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli de dün yaptığı açıklamada MEB genelgesini "yerinde ve kıvamında bir adım" diye desteklemiş, genelgeye tepki gösteren CHP Genel Başkanı ve yönetimini de "İslam karşıtlığında birleşmek"le suçlamıştı.
Laiklik bildirisini imzalayanları "çürük aydınlar" diye nitelendiren Bahçeli, "Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın. Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın ha kalkışmayın. Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın" ifadelerini kullanmıştı.
"Öğrenciler fişlenecek" endişesi
MEB genelgesini eleştirenler, Bakanlık tarafından okullara gönderilen ve haftalık olarak doldurulması istenen 'Ramazan Etkinlikleri İzleme Değerlendirme Formu'nun öğrencilerin fişlenmesi ya da baskı altına alınması tehlikesi yarattığına vurgu yapıyor. Eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkezine alan etkinlikler planlanmasının, devletin tüm inançlar karşısında "eşit ve tarafsız" olması gerektiği ilkesini ortadan kaldırdığı ve MEB talimatının Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan laiklik ilkesine aykırı olduğu savunuluyor.
Aralarında KESK, DİSK, TMMOB ve TTB'nin de bulunduğu 18 sivil toplum kuruluşunun "Laik ve Bilimsel Eğitime Sahip Çıkıyoruz" başlıklı ortak açıklamasında da "MEB’in okullara gönderdiği talimatın uygulanması halinde okullarda öğrenciler oruç tutanlar ve tutmayanlar olarak ayrıştırılacak, oruç tutmayan öğrenciler dışlanacak ya da ötekileştirilecektir" uyarısı yapıldı.
Ortak açıklamada "Türkiye'de uzunca süredir başta eğitim sistemi olmak üzere, günlük yaşamın pek çok alanının siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri üzerinden baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla şekillendirilmeye çalışıldığına" dikkat çekilerek, "Siyasi iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda eğitim sistemine yönelik saldırıları artık gizli bir ajanda olmaktan çıkmış, açık bir meydan okumaya dönüşmüştür. Okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitim kademeleri evrensel bilim yerine dini referanslarla kuşatılmak istenmektedir. (…) MEB tarafından yayımlanan talimat, anayasal laiklik ilkesi ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırıdır. Bütün eğitim kademelerini kapsayan bu yasa dışı talimat, okulları 'tek din tek mezhep' anlayışının doğrudan uygulama alanı haline getirmeyi amaçlamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada laiklik mücadelesinin din düşmanlığı olarak gösterilmeye çalışıldığı uyarısı da yapılarak "Vermiş olduğumuz laiklik mücadelesi, inanç özgürlüğü mücadelesidir ve inançlar özgürleştiğinde tüm mezheplerden insanlar inançlarını diledikleri gibi hakikaten dini değerleri doğrultusunda yaşama şansı yakalayacaklar" denildi.
DW,ANKA/BK,JD