"İran Dünya Kupası'ndan men edilsin"
30 Ocak 2026
Saba Rashtian, İran futbolunda yardımcı hakemdi. 9 Ocak'taki protestolar sırasında, İsfahan kentinde molla rejimine karşı düzenlenen gösterilerde İran güvenlik güçlerine bağlı bir keskin nişancı tarafından vurularak öldürüldü. Rashtian, henüz 23 yaşındaydı. O, dünya futbolunun çatı örgütü FIFABaşkanı Gianni Infantino'ya yazılan ve isimleri tek tek anılan, ülkedeki şiddet olaylarında hayatını kaybeden futbol camiası üyesi yedi kurbandan biri.
Eski futbolcu Ali Karimi tarafından sosyal medya platformu Instagram'da yayınlanan ve çok sayıda kişinin de imzaladığı açık mektupta, "İnsan hakları ihlalleri futbol kurumları ve aktörleriyle doğrudan bağlantılıysa FIFA'nın harekete geçme sorumluluğu vardır," ifadeleri özellikle dikkat çekti.
Karimi, İran futbolunun efsane isimlerinden biri. Ofansif orta saha oyuncusu olarak İran Milli Takımı'nda 127 maça çıktı ve 39 gole imza attı. 2004 yılında Asya'da Yılın Futbolcusu seçildi.
Karimi Alman futbolunda da yakından tanınan bir isim. 2005-2007 yılları arasında formasını giydiği Bayern Münih takımı ile 2006'da Almanya Bundesliga şampiyonluğu ve Almanya Kupası'nı kazanarak duble yaptı. 2011'de ise Schalke 04 ile ikinci kez Almanya Kupası'nı kazandı, ancak bu turnuvada bizzat forma giymedi. Karimi, kariyerini 2014'te, kuzeybatı İran'daki Tebriz kentinin kulübü Tractor Sports Club'da noktaladı.
İran'ın son şampiyonu Tractor takımının bir dönem formasını giyenlerden bir diğeri de Mojtaba Tarshiz'di. 47 yaşındaki eski futbolcu, 8 Ocak'ta başkent Tahran'ın 30 kilometre batısındaki Andişe kentinde düzenlenen protestolar sırasında, eşini korumak için üzerine kapanırken İran güvenlik güçleri tarafından vurularak öldürüldü. Tarshiz de Infantino'ya yazılan mektupta isimleri anılan kişiler arasında yer alıyor. Mektupta, 8 ve 9 Ocak tarihlerinde İran genelindeki protestolarda 36 binden fazla insanın öldürüldüğü ileri sürülüyor ve "Kurbanlar, özgürlükten başka bir şey istemeyen insanlardı" deniliyor.
Genç futbolcu hakkında idam kararı
Mektupta ayrıca İsfahanlı 19 yaşındaki futbolcu Amirhossein Ghaderzadeh'in durumu da yer alıyor. Ghaderzadeh'in, "yalnızca barışçıl protestolara katıldığı için" idama mahkum edildiği belirtiliyor.
Mektuba göre, İran futbolunun diğer bazı temsilcileri de kişisel görüşlerini kamuoyunda dile getirdikleri için ülkeye girişte "gözaltına alındı, sorgulandı ve seyahat belgelerine el konuldu".
İmzacıları, FIFA Başkanı'nı ve dünya futbolunun çatı örgütünü, "Aralarında İran futbol camiası üyelerinin de bulunduğu sivil katliamlarını" kamuoyu önünde kınamaya, İran Futbol Federasyonu'nu derhal askıya almaya ve geçici olarak tüm FIFA organizasyonlarından men etmeye çağırıyor. Böyle bir adım, 2026 Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanan İran Milli Takımı'nı da etkileyecek.
FIFA, mektuba şu ana kadar resmî bir yanıt vermedi. Asya Futbol Konfederasyonu AFC ise Instagram üzerinden, "kurbanların ailelerine, yas tutan dostlarına ve İran futbol camiasına bu çok zor zamanda en derin taziyelerini" iletti.
FIFA'ya gönderilen mektubun imzacıları arasında Karimi'nin yanı sıra eski milli futbolcular Mohammad Taghavi ve eski milli kaleci Sosha Makani, hakemlerden ise 2025'te FIFA Kulüpler Dünya Kupası finalini yöneten ünlü FIFA hakemi Alireza Faghani'nin kardeşi Mohammadreza Faghani yer alıyor. Ayrıca tanınmış İranlı sürgün gazeteciler de mektubu imzalayanlar arasında.
Kamuoyuna yalnızca yurt dışında, dolayısıyla görece güvenli koşullarda yaşayan imzacıların isimleri açıklandı. Ali Karimi, 2023'ten bu yana ABD'de sürgünde yaşıyor ve uzun süredir ülkesindeki protesto hareketini destekliyor.
"Mücadeleye devam etmeliyiz"
Almanya'da da çok sayıda İranlı sürgün sporcu yaşıyor. Bunlar arasında güreşçi Sarina Salehi, tekvandocu Parisa Farshidi ile kanocular Saeid Fazloula ve Reyhaneh Amro bulunuyor. Düşünceleri İran'daki protestocuların, özellikle de spor camiasından olanların yanında. Amro, DW'ye yaptığı açıklamada, "Bu sporcular, insanların kulak verdiği rol modeller. Elbette yönetenler, rejime karşı ayağa kalkıp protesto etmelerinden büyük korku duyuyor" diyor.
Kanocu Amro'ya göre, Almanya'daki sürgün hayatında bile kendilerine yönelik siber saldırılar yaşandı, iletişim bilgilerinin ele geçirilmeye çalışıldığı oldu. Ancak İranlı sporcu geri adım atmak istemiyor: "O kadar çok genci öldürdüler, biz burada nasıl sessiz kalabiliriz? Hayır, bir şeylerin değişmesi için mücadeleye devam etmeliyiz" diye konuşuyor.