1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

23.05.2017 - Alman basınından özetler

23 Mayıs 2017

Alman gazetelerinin yorum köşelerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu temasları ile Avrupa Birliği’nin güncel sorunları ele alınıyor.

Israel US-Präsident Donald Trump Besuch der Klagemauer in Jerusalem
Fotoğraf: Reuters/J. Ernst

23.05.2017 - Alman basınında özetler

This browser does not support the audio element.

(Alman gazetelerinin yorum köşelerinde ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu temasları ile Avrupa Birliği’nin güncel sorunları ele alınıyor.)

‘Franfurter Allgemeine Zeitung' gazetesi ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu temaslarını konu alan yorumunda İsrail–Filistin anlaşmazlığına işadamı mantığıyla yaklaşmanın doğru olmadığını vurguluyor:

"İsrail ile Filistinliler arasındaki anlaşmazlığa ‘şirketler arası sözleşme' tarzında çözüm aramak saflık olur. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra bütün ABD başkanları tarafları barıştırmaya çalışmış ama başarılı olamamıştı. Trump'ın da Gordion Düğümü'nü bir darbede çözecek ‘kılıcı' yok. Ama bu ABD Başkanı'nın yaklaşımının en başından başarısızlığa mahkûm olduğu anlamına gelmez. Donald Trump İsrail ile başta Suudi Arabistan olmak üzere Sünni Arap ülkeleri arasında bölgesel işbirliği başlatmak suretiyle barış arayışının bir çerçeveye oturtulmasını amaçlıyor. Ancak İran işbirliğinin dışında bırakıldığı ve oyunbozanlığı devam ettirebildiği sürece bu amaca ulaşılamaz.”

Trump'ın Kudüs'teki Ağlama Duvarı'nı ziyaretinden bir kareFotoğraf: Reuters/J. Ernst

‘Süddeutsche Zeitung' gazetesi ABD Başkanı'nın Suudi Arabistan ziyaretini şu satırlarla yorumluyor:

"Trump'ın şimdiye kadarki kararı hiçbir karara varmamak ve hedef saptamamak olarak özetlenebilir. Böylece İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Filistin Başkanı Mahmud Abbas'ın kendisine iltifatta bulunmaları kolaylaşmış oluyor. Ama Trump onları uzlaşmaya ikna edemeyecektir. ‘Bırakınız yapsınlar' politikasıyla bir yere varılacağını sanmak saflıktır. Donald Trump'ın kutsal bir misyon başlattığını sanması ise tehlikeli olabilir. Riyad ziyareti sırasında sıkça Allah'ı zikrettikten sonra Kudüs'te de Ağlama Duvarını ve Kutsal Kabir Kilisesi'ni ziyaret etti. Ortadoğu anlaşmazlığında din faktörünü öne çıkarmak ise iyi sonuç vermez. Çünkü bu bölgedeki dinler ilahi barışı değil kutsal savaşları çağrıştırıyor.”

Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Almanya ile Fransa'nın Avrupa Birliği'ni bütünleştirmek için ortak gayret sarf etmeyi kararlaştırmaları büyük beklentilere yol açtı. ‘Rheinpfalz' gazetesi Alman–Fransız işbirliğini şöyle değerlendiriyor:

"Cumhurbaşkanı Macron'un Berlin ziyaretinden sonra Fransa'nın yeni Maliye Bakanı Bruno Le Maire de Alman mevkidaşı Wolfgang Schäuble ile bir araya geldi. Bu buluşmadan da aynı mesaj çıktı. Fransa önce kendi ev ödevlerini tamamlayacak. Ondan sonra da Almanya ile birlikte Euro Bölgesi'ni kökten değiştirecek olan reformlara el atılacak. Ortaklık güven ortamının sağlamlaştırılmasına yardımcı olabilir. Almanya bu temel üzerinde işbirliğine ve yardıma hazır olmalıdır. Fransa–Almanya ikilisi eskisi gibi motor gibi çalışıp, bütün Avrupa Birliği'ne itici güç olmalıdır.”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı MerkelFotoğraf: picture-alliance/Sven Simon/A. Hilse

Berlin'de yayımlanan ‘Neues Deutschland' gazetesinin yorumunda Yunanistan'a Euro Bölgesi'ndeki ortakları tarafından yapılan mali yardımlar konu ediliyor:

"Almanya Maliye Bakanı Schäuble inancından dolayı prensiplerinden taviz vermeyen bir politikacıdır. Onun neo muhafazakâr dünya görüşünde borçluya dostane davranmaya yer yoktur. Euro Bölgesi maliye bakanları arasında yalnız kalmak da onu rahatsız etmiyor. Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı açıkça Yunanistan'a borç affı uygulanmasından yana çıktı. Alman Sosyal Demokrat Partili Başbakan vekili Sigmar Gabriel de aynı görüşü paylaşıyor. Hem tezleri daha güçlü, hem de Yunanistan'ın alacaklılarından Uluslararası Para Fonu da onlar gibi düşünüyor. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble ise tek başına kaldığında daha dikbaşlı olduğunu defalarca gösterdi. Ancak, acil mali sorunlar da inatçılık ve elinin güçlü olmasına güvenmekle çözülemez.”

© Deutsche Welle Türkçe

DW,AG/CÖ