Finalin adı Almanya-İspanya
27 Haziran 2008
Grup karşılaşmasından 16 gün sonra Rus milli takımını yine üç farkla yenerek eleyen İspanya, sağanak halindeki yağmur altında oynanan maçta turnuvadaki en güzel oyununu çıkardı. Rusya ise favorilerden Hollanda’yı saf dışı ettiği çeyrek finaldeki formunun çok gerisinde kaldı.
Avrupa’nın en güçlü liglerinden birine sahip olmasına rağmen on yıllardır final hasreti çeken İspanya’nın gençleştirilmiş kadrosu, otoritelerden tam puan alırken, Rusya galibiyetinde önemli rol oynayan Fabregas, maçtan sonra, final turnuvasına şampiyonluk için geldiklerini söyledi. Fabregas şöyle konuştu:
‘Özel bir geceydi diyen İspanyol yıldız sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Avrupa Futbol Şampiyonası finaline yükselmek her zaman nasip olmaz. Çok mutluyuz ama daha görevimiz bitmedi. Buraya, kupayı kazanmaya geldik ve başarmaya da çalışacağız.’
Rusya galibiyetinden sonra İspanya veliaht prensin soyunma odasına gelip futbolcuları kutlaması, milli takım oyuncularını duygulandırdı. Fabregas İspanya ile Almanya arasında oynanacak final maçıyla ilgili olarak, temkinli konuştu:
‘Büyük şeyler bekliyoruz. Almanlar yıllardır futbolun en büyüklerinden olduklarını gösteriyorlar ve ben de başarılarını takdir ediyorum. Finale çıkabileceklerini tahmin etmiştik. İşimiz çok zor olacak’,
Löw: İspanya teknik olarak mükemmel
Final rakiplerinin Viyana’daki başarısını tribünden seyreden Alman milli takımının teknik direktörü Joachim Löw İspanyol onbirinin oyunundan etkilendiğini gizlemedi:
“Gerçekten etkileyici bir oyun oynadılar. Turnuva boyunca istikrarlı form gösterdiler ve her maçta form düzeylerini korudular. İspanyollar teknik bakımdan da mükemmeller.”
İspanya ile 1935 yılından bu yana yaptıkları toplam 19 maçtan sekizini kazanan Almanya, altı maçta İspanya ile berabere kalmış, beş kez de sahadan yenik ayrılmıştı. Dünya ve Avrupa Şampiyonalarındaki düellolardan üçünü Almanya kazanırken bir karşılaşma berabere, biri de mağlubiyetle kapanmıştı.
Ancak istatistikler, Almanya’nın Pazar akşamı oynanacak finalin favorisi olduğu anlamına gelmiyor. Luis Aragones’in gençleştirdiği milli kadro, geçmiş yılların İspanyol onbirlerinden son derece farklı. İspanya’nın farklı bölgelerinden, birbirini çekemeyen oyunculara forma giydirilen yıllar geride kaldı. Aragones’in kıskançlık ve fesadı önlemek için milli takım kaptanı Raul’u kadrodan çıkarıp, Xavi’yi patronlaştırmasıyla İspanya adeta yeniden doğdu.
Usta teknik direktör Fenerbahçe’deki görevine başlamadan İspanya’ya 44 yıldır hasretini çektiği kupayı kazandırmak için kim bilir kafasında nasıl hesaplar yapıyor.