Fon krizinde denetim zinciri nerede koptu?
2 Kasım 2026
"Üzerimize düşeni yapmış olduk." Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun, fon krizinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kurumunu bu sözlerle savundu.
14 Ekim'deki toplantıda Borsa İstanbul, Takasbank ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yöneticileri, milyarlarca liralık işlemlerin nasıl denetlendiğini ve uyarılara rağmen krizin neden önlenemediğini açıklamaya çalıştı.
Üç hafta geçmeden iki genel müdür de aynı soruşturmanın şüphelileri arasına girdi. Ergun, 31 Ekim'de suç örgütüne üyelik ve rüşvet iddialarıyla gözaltına alındı. Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı ise 1 Kasım'da şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı verildi.
Borsa İstanbul'da Ergun'un yerine Atila Türeli vekaleten getirildi. SPK Başkanı Mahmut Sütcü de 20 Ekim'de görevden alınmıştı. 1 Kasım'da Muhsin Atcı başkanlığa, Ersin Başar Ekmekci başkan vekilliğine atandı.
Bu gelişmeler, Meclisteki oturumda verilen yanıtları gündeme taşıdı:
Borsa İstanbul'un SPK'ya yaptığı 100'den fazla bildirime ne oldu? Tera'nın milyarlarca liralık borçlanmaları nasıl denetlendi? Bir yatırım fonu SPK onayı olmadan nasıl işlemlere açıldı?
DW Türkçe, Mecliste verilen yanıtları ve kurumların açıklamalarını inceleyerek fon krizinde denetim zincirinin hangi aşamalarında soruların yanıtsız kaldığını araştırdı.
Uyarılara rağmen kriz neden önlenemedi?
Fon piyasasında denetim ve risk yönetimi sorumlulukları farklı kurumlar arasında paylaşılıyor. Borsa İstanbul olağan dışı işlemleri SPK'ya bildiriyor, SPK fonları ve aracı kurumları denetleyip gerektiğinde yaptırım uyguluyor. Takasbank ise işlemlerin takas ve teminat süreçlerini yürütüyor, teminat yeterliliğini ve ilgili piyasalardaki yükümlülükleri izleyerek piyasa risklerini yönetiyor.
Mecliste kurum yöneticileri sorumluluklarını yerine getirdiklerini savunurken muhalefet milletvekilleri, bu mekanizmaların neden krizi önleyemediğini sorguladı.
İyi Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, düzenlemeler hazırlanırken tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünün 297 milyar liradan 822 milyar liraya çıktığını söyleyerek gecikmeyi eleştirdi. Komisyon Başkanı AKP'li Mehmet Muş, Borsa İstanbul'dan SPK'ya 100'ün üzerinde bildirim geldiğini hatırlattı.
SPK İkinci Başkanı Ahmet Aksu, olağan dışı işlemlerin 2025'te tespit edildiğini, uyarılar ve savcılık yazıları üzerine denetimler yapılıp cezalar verildiğini anlattı. Ancak bildirimlerin tarihleri, kaçının Tera'yla ilgili olduğu ve SPK'nın bu bildirimler üzerine hangi somut önlemleri aldığı açıklanmadı. Böylece uyarılarla SPK'nın müdahaleleri arasındaki süreç netleşmedi.
Aksu, TEFAS uygulama esaslarının 20 Temmuz'da uygulamaya alındığını, fon rehberi taslağının 29 Ağustos'ta duyurulduğunu ve 17 Eylül'de 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini söyledi. Kurumların sorumluluğu için Devlet Denetleme Kurulunun incelemesine işaret etti.
Tera'nın borçlanmalarında ne belirsiz kaldı?
Erhan Usta, Tera Menkul Değerler'in para piyasalarından ne kadar borçlandığını ve işlemlerin ne zamana kadar sürdüğünü sordu. Verilen yanıtlar, Tera üzerinden gerçekleşen işlemlerin toplam borçlanma tutarını ve bu işlemlerin arkasındaki müşterileri netleştirmedi.
Borsa İstanbul Genel Müdürü Ergun, Tera'nın müşteri emirlerini hem Borsa İstanbul hem de Takasbank para piyasalarına ilettiğini anlattı. İşlemlerin üye bazında günlük bültenlerde yayımlandığını ancak aracı kurumların arkasındaki müşterilerin kimliklerini görmediklerini söyledi. Borsa İstanbul'un kredi vermediğini, emirleri eşleştirdiğini belirten Ergun, toplam borçlanma tutarını açıklamadı. Mehmet Muş rakamların araştırılmasını istedi.
Takasbank Genel Müdürü Arıncı ise Tera'nın yaklaşık 21 milyar liralık teminatı ve 9 milyar liralık risk tutarı bulunduğunu söyledi. Daha sonra 9 milyar lirayı "kümülatif" olarak nitelendirdi. Ancak bu kümülatif tutarın hangi dönemi ve hangi işlemleri kapsadığı netleşmedi.
Arıncı, risk kapatıldıktan sonra yaklaşık 13 milyar liralık kalan varlığın Takasbank bünyesinde tutulduğunu, Tera üzerinden işlemlerin eylülün ilk haftasına kadar sürdüğünü belirtti. Bu varlıkların sonraki durumuna ilişkin ayrıntı vermedi.
Arıncı'nın finansman sorusuna önce "finansman sağlanmadı" yanıtını vermesi de dikkat çekti. Ardından teminatların alınan borçlar karşılığında tutulduğunu anlattı. Takasbank'ın kendi kaynaklarından kredi vermemesi, Tera'nın diğer piyasa katılımcılarından borçlanmadığı anlamına gelmiyor.
Takasbank'ın 17 Ekim'de açıkladığı 240 milyar liralık işlem ve 450 milyar liralık teminat ise Takasbank Para Piyasası'nın geneline ilişkindi. Bu rakamlar Tera'nın toplam borçlanmasını ve işlemlerin arkasındaki müşterileri ortaya koymadı.
SPK onayı olmadan fon nasıl açıldı?
Bir başka denetim sorunu, Tera Portföy Birinci Serbest Fon'un (TLY) Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) açılmasıydı. Takasbank'a göre Tera Portföy, 7 Temmuz 2025'te başvurdu. Kurum, Kamuyu Aydınlatma Platformundaki (KAP) izahname değişikliğini esas alarak fonu aynı gün işlemlere açtı. Oysa SPK değişikliği onaylamamıştı. Kurul'un 1 Ağustos'taki bildiriminin ardından yeni alımlar durduruldu.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, SPK onayının neden ayrıca doğrulanmadığını sordu. Arıncı, "Biz KAP'ı baz alıyoruz açıkçısı" yanıtını verdi. SPK İkinci Başkanı Aksu da onaysız açılışı doğruladı. İdari para cezasının yaklaşık 11 ay sonra, Haziran 2026'da verilmesi Erhan Usta'nın eleştirilerine konu oldu.
SPK onayı bulunmayan değişikliğin neden ayrıca doğrulanmadığı ve yaptırımın neden geciktiği yanıtsız kaldı.
Fondan ne kadar para çıktı?
DW Türkçe'nin KAP kayıtlarından yaptığı hesaplamaya göre Temmuz 2025'te TLY'den yaklaşık 20 milyar lira çekildi, fona 6,55 milyar lira yatırıldı. Net çıkış 13,44 milyar liraydı. Ancak aylık raporlar işlemlerin hangi günlerde ve kimler tarafından yapıldığını göstermiyor. Bu nedenle çıkışın ne kadarının izinsiz işlem döneminde gerçekleştiği belirlenemiyor.
Arıncı, Mecliste fonun yeniden açılışı için 6 Ağustos 2025 tarihini verdi. Takasbank'ın 17 Ekim açıklamasında ise fonun 12 Ağustos'ta yeniden alım işlemlerine açıldığı belirtildi. KAP kayıtlarına göre SPK izni 6 Ağustos'ta verildi, bu izne dayanan izahname değişikliği bildirimi 12 Ağustos'ta yayımlandı.
Mecliste görevden alma çağrısı yapılmıştı
SPK Başkanı Mahmut Sütcü 19 Ekim'de sağlık gerekçesiyle istifasını duyurdu. 20 Ekim'de Resmi Gazete'de görevden alma kararı yayımlandı. Kararda istifaya ilişkin ifade yer almadı.
Muhalefet milletvekilleri ise yalnızca SPK Başkanı'nın görevden alınmasını yeterli bulmadı. Meclisteki görüşmelerde Takasbank, Borsa İstanbul ve BDDK yöneticilerinin sorumluluğu da sorgulandı.
Yeni Yol'dan Mehmet Emin Ekmen, SPK Başkanı'nın görevden alınmasını yeterli bulmayarak SPK kurul üyeleri, BDDK ve Takasbank yöneticilerinin de görevden alınmasını istedi. İYİ Partili Uğur Poyraz ise özel sektör temsilcileri hakkında adli işlem yapılmasına rağmen kamu görevlileri hakkında benzer adımlar atılmamasına dikkat çekti.
Meclisteki bu eleştirilerin ardından Ergun ve Arıncı da fon soruşturmasında şüpheli konumuna geldi. Ancak soruşturmanın Mecliste tartışılan hangi işlemlerle bağlantılı olduğu henüz açıklanmadı.
Bloomberg'in konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre Arıncı, ifadesinin alınmasının ardından Takasbank Genel Müdürlüğünden istifa etti. Takasbank sözcüsü ise istifa haberini ne doğruladı ne de yalanladı.
BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu hakkında da fon kriziyle ilgili iddialar gündeme geldi. Eski AKP yöneticisi Savcı Sayan, 30 Ekim'de Kavcıoğlu'na, iş insanı Emre Tezmen'den Pusula Holding ve Katılımevim'i kurtarmak için 20 milyar lira isteyip istemediğini ve karşılığında Takasbank üzerinden 35 milyar lira kredi sözü verip vermediğini sordu. BDDK, iddiaları bütünüyle reddederek sorumlular hakkında hukuki süreç başlatacağını açıkladı.
5 Kasım'da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK ve BDDK'nın 2027 bütçeleri görüşülecek. Fon soruşturması sürerken denetim kurumları, krizin neden önlenemediği sorusuyla yeniden karşılaşabilecek.