1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Gözler ABD’ye çevrildi

Ayhan Şimşek17 Ekim 2007

Türkiye’nin Irak’ın kuzeyine askeri operasyon hazırlıkları uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. DW editörü Ayhan Şimşek, ABD yönetiminin tavrını Marshall Fonunun Türkiye uzmanı Ian Lesser ile değerlendirdi.

Erdoğan'ın Kasım ayında Bush ile yapacağı görüşmede sınır ötesi operasyon konusunun da gündeme gelmesi bekleniyor.
Erdoğan'ın Kasım ayında Bush ile yapacağı görüşmede sınır ötesi operasyon konusunun da gündeme gelmesi bekleniyor.Fotoğraf: AP

Türkiye, PKK’ya karşı kuzey Irak’a sınır ötesi operasyon hazırlıklarını sürdürürken, gözler Irak’ta söz sahibi olan Amerika Birleşik Devletleri’nin göstereceği tavırda. Washington yönetimi “büyük çaplı bir sınır ötesi operasyona” karşı olduğunu her fırsatta ifade ederken, diğer taraftan Türkiye’yle ilişkilerin daha fazla bozulmasını istemiyor. Irak ve Afganistan operasyonlarında Türkiye’nin lojistik desteğine ihtiyaç duyan Amerikan yönetimi, İran’la nükleer gerilimin tırmandığı bir dönemde Ankara’yı kaybetmekten endişe ediyor.

Amerika’nın tanınmış Türkiye uzmanlarından Dr. Ian Lesser, hükümetin kuzey Irak’a sınır ötesi operasyonu sınırlı tutması durumunda, Washington yönetiminin buna “çok fazla itiraz etmeyeceğini” söyledi.


”Kapsam ve hedefleri sınırlı operasyon”

Amerika ile Avrupa arasındaki bağları güçlendirmeyi amaçlayan düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu`nun Türkiye uzmanı olan Lesser, Washington’daki siyasi ve askeri karar alıcıların sınır ötesi operasyona ilişkin tahminlerini şöyle aktardı:

“Eğer Türkiye bir sınır ötesi operasyon gerçekleştirirse, her koşulda bunun kapsamı, süresi ve hedeflerinin sınırlı olacağı anlaşılıyor. Türkiye’nin çok kapsamlı bir askeri operasyonun beraberinde getireceği büyük belirsizliklerin bedelini ödemek isteyeceğini sanmıyorum. Aslında böyle kapsamlı bir operasyon yarar da getirmeyecektir. Sınırlı bir operasyon, hava gücü ve özel komanda birlikleriyle yürütülebilir. Gerek Amerika gerek Türkiye’de bir çok gözlemci de bu tür bir operasyonun söz konusu olabileceğini düşünüyor.”

ABD’nin tepkisi ne olur?

Dr. Ian Lesser’a göre Washington yönetiminin sınır ötesi operasyon konusunda temel kaygısı, Irak’taki istikrarsızlığın daha da yayılması. Amerikan yönetiminin PKK’yı İran’a karşı kullanmak istediği yorumlarının gerçek dışı olduğunu söyleyen Lesser, Türkiye’nin operasyonda ölçülü hareket etmesi durumunda, Amerikan yönetiminin de buna fazla ses çıkarmayacağını söyledi:

“Amerika Birleşik Devletleri açısından arzu edilen durum hiç bir şekilde bir sınır ötesi operasyona girişilmemesi. Ancak diğer yandan PKK’nın şiddet eylemleri sonrasında artan kamuoyu baskısının çok ciddi bir noktaya ulaştığı ve hükümetin artık harekete geçmek zorunda kaldığı da anlaşılıyor. Ben Türk hükümetinin tercihinin sağduyulu ve ölçülü bir şekilde hareket etmek olacağını düşünüyorum. Bu çerçevede Amerika Birleşik Devletleri büyük olasılıkla, Özel Kuvvetler tarafından gerçekleştirilecek, hava kuvvetleri tarafından desteklenecek, sınırlı hedeflere sahip bir operasyona karşı çıkmayacaktır. Tabii ki Amerikalı karar alıcılar böyle bir operasyonu istemeyecektir, ancak buna anlayış göstereceklerdir.”


Kaçırılan fırsatlar, zorlaşan gündem

Irak’ın kuzeyinde yaklaşık 3 bin PKK militanının bulunduğu tahmin ediliyor. Örgütün lider kadrosu da bu bölgede bulunuyor. Türkiye, kuzey Irak’taki PKK varlığına son verilmesi konusunda Amerika’dan güçlü destek bulamamaktan şikayet ederken, Dr. Ian Lesser, bu konuda şunları söylüyor:

“Kuzey Irak konusunda istihbarat paylaşımı gibi, sessiz bir şekilde yürütülen işbirliği konularında, geçen yıllarda birbirimize oldukça yardımcı olduk. Gözle görülür işbirliği alanlarında ise birçok fırsat kaçırıldı. Türkiye’nin arzu ettiği PKK yöneticilerinin yakalanması, PKK kamplarına askeri harekat düzenlenmesi gibi adımlarda, Amerika isteksiz davrandı. Bunları gerçekleştirmek için hala olanak var. Ancak bugün içine girdiğimiz siyasi döneme baktığımızda, Ermeni tasarısı ve diğer sorunlar nedeniyle bunu yapmak çok daha zor hale geldi.”

İlişkileri olumsuz etkileyen nedenler

Alman Marshall Fonu’nun Türkiye uzmanı Dr. Ian Lesser, Ankara ile Washington arasında son dönemde artan gerilimin, iki tarafın da siyasi ve askeri karar alıcılarının sağduyulu hareket etmesiyle aşılabileceğini savunuyor. Lesser’a göre, iki ülkeyi birbirine bağlayan bağlar hala çok güçlü.

“Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye’nin, yaşanan tüm tartışmalara karşın uluslararası alanda, temel konularda, ortak stratejik hedefleri paylaştıklarını düşünüyorum. Genel olarak Irak’ta bile, ülkeyi bir arada tutma ve istikrarı sağlama hedefleri Amerika ve Türkiye tarafından paylaşılıyor. Ancak politakaları uygulama alanında sorunlar var. Kamuoyu baskısı ve yerel siyasetin olumsuz etkilerini görüyoruz. Ne yazık ki, güçlü ve ortak stratejik hedeflerle ilgisi olmayan, yerel siyasetin konuları nedeniyle sorunlar ortaya çıkıyor.”

Sonraki bölüme git DW Gündemi

DW Gündemi

Sonraki bölüme git Daha fazla DW içeriği