1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

260511 G8-Gipfel Vorbericht

26 Mayıs 2011

Sanayileşmiş sekiz ülkenin liderleri Fransa'nın Deauville kasabasında bir araya geldi. İki günlük zirvenin gündemi bir hayli kabarık.

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel zirve öncesinde ayaküstü sohbet ettiFotoğraf: dapd

Sekizler Grubu zirvesinde, Libya'daki kriz ile Mısır ve Tunus'a yapılacak yardımın yanında nükleer enerjinin geleceği de masaya yatırılacak. Zirvedeki diğer gündem maddeleri arasında internette güvenlik, serbest ticaret ve düşünce özgürlüğü yer alıyor. Sekizler Grubu ayrıca zirvede iklim değişikliği ve Ortadoğu barışı ile İran'ın nükleer programını da ele alacak.

Bu kez protestocuların hiç şansı yok. Fransa'nın Atlantik kıyısında yer alan Deauville kasabasında G8 Zirvesi için tam 12 bin polis görev yapıyor. Aslında zirveye ev sahipliği yapan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, zirvede daha çok internetin geleceği konusuna odaklanılmasını hedefliyordu. Ancak Japonya'da zincirleme bir şekilde meydana gelen deprem, tsunami ve ardından da nükleer reaktör felaketi Japonya Başbakanı Naoto Kan'ı bir anda zirvenin yıldızı haline getirdi. Japonya Başbakanı "Japonya'nın bu felaketler zincirinin etkilerinden daha da güçlenmiş bir şekilde çıkacağına inancım tam. Bunu tüm dünyaya ve G8 zirvesindeki mevkidaşlarıma bir kez daha ifade etmek istiyorum" açıklamasını yaptı.

Hedef güvenli nükleer enerji

Japonya'da yaşanan felaket nükleer enerji tartışmalarını zirvenin önemli maddelerinden biri haline getirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy "Nükleer enerji konusunda uluslararası normlara sahip olmamamız kabul edilebilir bir durum değil. Bu durumu bir an önce değiştirmemiz gerekiyor" dedi.

Yani odaklanılacak nokta nükleer enerjinin nasıl daha güvenli hale getirileceği. Dolayısıyla Almanya'nın nükleer enerji kullanımından kademeli olarak vazgeçilmesi planı gündemde yer almıyor.

Arap Baharı için kalkınma desteği

Arap ülkelerindeki halk isyanları ile bu ülkelere yapılacak yardımlarsa G8 Zirvesi'nin bir diğer can alıcı konusu. Almanya Başbakanı Angela Merkel Arap dünyasındaki çiçeği burnunda demokrasilerin istikrarlı hale getirilmesi için somut adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Merkel, "İlerlemeye yönelik atılan ilk adımların ekonomik istikrarsızlık nedeniyle tehlikeye girmesine izin veremeyiz" dedi.

Merkel "Sadece yardım etmek yerine ağırlık noktasını kalkınmayı desteklemeye vermeliyiz. Zira geçmişte bu bağlamda daha çok kalkınma yardımlarına odaklandık ve diğer bazı temel şartları göz ardı ettik" şeklinde konuştu.

Merkel, Kuzey Afrika'daki durumun sosyal ve ekonomik kalkınmanın devamlılığının insan hakları kriterlerine uyulmadan sağlanmasının mümkün olmadığını gösterdiğine dikkat çekti. Gelişmekte olan ülkelerin kendi gelecekleriyle ilgili daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkat çeken Almanya başbakanı, Almanya'nın, G8 ülkeleriyle demokrasi hareketlerinin gerçekleştiği Arap ülkelerinin aralarında istihdam odaklı işbirliği başlatmalarına önayak olacağını söyledi. Merkel bu girişimin istihdamı destekleme araçlı kriterleri, meslek eğitimini ve yapılacak yatırımları içereceğini kaydetti.

"Tarihi bir fırsat"

Birçok kişi Arap Baharını tüm dünya için büyük bir fırsat olarak görüyor. ABD Başkanı Barack Obama da bunlardan biri. Obama "Tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Onlarca yıldır bölgeyi olduğu gibi kabul etmiştik. Şimdiyse burada olması gerektiği gibi bir dünya yaratma fırsatımız var" açıklamasını yaptı.

Radikal değişim rüzgârlarının estiği Kuzey Afrika ülkeleri G8 Zirvesi'nden çıkacak sonucu merakla bekliyor. Zira Strauss-Kahn’dan boşalan başkanlık koltuğu için kıyasıya çekişmenin yaşandığı Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) sermayesinin yarısının kaynağı G8 ülkeleri. Sekizler Grubu üyeleri küresel gayrısafi hâsıla ve ticaret hacminin ise üçte ikisini yaratıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Reuter / Çeviri: Banu Ertek

Editör: Ahmet Günaltay

Sonraki bölüme git Bu konuda daha fazla içerik