1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Hırs akla galip gelirse

Karl Zawadzky15 Şubat 2008

500 bin personeliyle Almanya’nın en büyük işvereni durumundaki Alman Posta İdaresi Başkanı Klaus Zumwinkel’in başı mali polisle dertte. Deutsche Welle yorumcusu Karl Zawadzky, olayı talihsizlik olarak niteliyor.

Karl Zawadzky
Karl Zawadzky

Klaus Zumwickel sıradan bir işletmeci değil, Almanya’nın çıkardığı en başarılı ve en güçlü yönetim kurulu başkanlarından biri.

Zumwinkel 19 yıldır Alman Posta Hizmetleri Anonim Ortaklığı’nın genel müdürlüğünü hem de Alman Telekom holdinginin de denetleme kurulu başkanlığını yapıyor. Alman özel sektörü içindeki bağlantıları kadar, posta ve telekom’un büyük hissedarı olan devletin önde gelen temsilcileriyle de oldukça samimi ilişkileri var. Posta yönetim kurulu başkanının başarıları inkar edilemez. Postanın yönetimini devraldığında kurum henüz şirketleşmişti. Sürekli zarar ediyordu. Zumwinkel posta hizmetlerini tepeden tırnağa yeniledi, şirketi büyüttü ve hemen her ülkede 500 bin kişi çalıştıran dünyanın bir numaralı lojistik hizmetleri kuruluşu haline getirdi. Dünyanın en büyük yedinci şirketi konumundaki Alman Posta annonim ortaklığı Zumwinckel’in başkanlığında zararlarını kapatıp milyarlarca euro kâr eden bir holding haline geldi.


Emekliliğine altı ay kalmıştı

Şimdi bu başarılı yönetici emekliliğine altı ay kala polis ve savcılık tarafından vergi kaçırmakla itham ediliyor. Her soruşturmada olduğu gibi bu kez de, isnat edilen suç kanıtlanana kadar zanlının masum olduğu varsayılıyor. Ünlü işadamının tamamen yasal davrandığını kanıtlayıp savcılığın iddiasını çürütmesi mümkün. Bunu yapamaz ve yüklü miktarda vergi kaçırdığı ortaya çıkarsa o zaman, hırsın akıla galip geldiğini söylemekten başka çare kalmaz. Zumwinkel gibi para uğruna işini ve şöhretini beş paralık etmeye ihtiyacı olmayan birinin böyle bir şeye kalkışabileceğini anlamak çok zor. Zumwinkel iş hayatına atılmadan önce mirasyediydi ve Posta yönetim kurulu başkanlığından da yılda 3,5 milyon euro kazanıyordu. Belki de zenginliği bu konulardaki hassasiyetini törpülemişti. Klaus Zumwinkel’in karizması ilk darbeyi, asgari ücretle ilgili siyasi tartışmalara karıştığı için almıştı. Zumwinkel asgari ücretten yana çıkarak rakip şirketlerin piyasadan çekilmelerini sağlamış, posta hisse senetleri tavan yapınca da şirketin verdiği hisse senetlerini satarak 4 havadan milyon euro kazanmıştı.

Küçük dolandırıcısından büyük sahtekarına...

Vergi kaçırma bütün dünyada olduğu gibi vergi oranlarının yüksek olduğu Almanya’da çok yaygın. Herkes gelirini düşük gösterip parasının ne kadarını maliyenin pençesinden kurtarabileceğini düşünüyor. Zumwinkel yurt dışına transfer ettiği milyonları vergiden kaçırmakla suçlanıyor. Almanya’da her yıl 30 milyar euro’luk gelir vergisi kaçırıldığı tahmin ediliyor. Eskiden vergilendirilmemiş gelir Lüksemburg’a kaçırıldı. Şimdi ise Liechtenstein’daki bankalara akıyor. Ama bu yola başvuranlar şimdi soğuk terler döküyor. Çünkü Liechtenstein Prensliği’nde işine son verilen bir banka memuru, kuruluşun Alman müşterileriyle ilgili sırdaş bilgileri de beraberinde götürüp bankaya şantaj yapmaya kalkışmıştı. Almanya’daki suç ortağına teslim ettiği fotokopiler şimdi Alman adaletinin elinde. Klaus Zumwinkel gibileri için büyük talihsizlik. Yasalar önünde hepsi eşit. Küçük dolandırıcısından büyük sahtekarına ve yönetim kurulu başkanlarına kadar, herkes...